Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/5956 E. 2023/6024 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5956
KARAR NO : 2023/6024
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ASIL KARAR TARİHİ : 17.03.2021
SAYISI : 2019/665 E., 2021/703 K.
SUÇLAR : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
SUÇ TARİHLERİ : 26.07.2007-30.05.2008 tarihleri arası
ASIL KARARLAR : Bir kısım beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi ve hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, bir kısım beraat kararlarının ise kaldırılarak; ölüm nedeniyle düşme, zamanaşımı nedeniyle düşme ve mahkûmiyet
EK KARAR : Bir kısım hükümlere yönelik temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, asıl karara yönelik temyiz istemleri yönünden ise; kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması, kısmî bozma

İlk Derece Mahkemesince sanıklar ve katılan sanık hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 17.03.2021 tarihli asıl karar ile katılan Yapı ve Kredi Bankası vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen sanıklar …, …, … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan düşme kararı ile sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararlarına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik yapılan temyiz isteminin reddine ilişkin 15.12.2021 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Aşağıda gerekçe kısmında izah edileceği üzere 10.01.2012 tarihli ve 2012/139 Esas sayılı ana iddianame ve birleşen 15.02.2012 tarihli ve 2012/296 Esas sayılı iddianameye konu eylemlerin sübutu durumunda kül halinde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (5411 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinde düzenlenen banka zimmeti suçuna vücut vereceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 tarihli ve 2010/7-38 Esas, 2010/79 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5411 sayılı Kanunda zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, zimmet eylemleri gerçekleştirilirken, sahte belge tanzim edilmesi fiillerinin de zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği, 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince banka zimmeti suçunda, suçtan zarar görenlerin ilgili banka ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu olduğu, 5411 sayılı Kanunu’nun 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen zimmet suçundan belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre uyuşmazlığın 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmayıp temyiz kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla; katılan Yapı ve Kredi Bankası vekilinin temyiz isteğinin kısmen reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2019/665 Esas, 2021/703 Karar sayılı ek kararı kaldırılarak 17.03.2021 tarihli asıl karara yönelik katılan banka vekili ve sanık …’ün temyiz istemlerinin incelenmesinde;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Katılan Yapı ve Kredi Bankası vekilinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu, ekinde 26.01.2009 tarihli ve 57-1 sayılı Kanuni soruşturma

raporunun yer aldığı şikâyet dilekçesinde; katılan sanık … ve sanıklar …, …, …(…), …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … tarafından Kuşadası Liman Şubesi nezdinde kullanılan 40 adet konut kredisinde, gerçeği yansıtmayan değerlemelerle ekspertiz raporu düzenlenerek, müşterilere teminat eksikliğine yol açacak şekilde kredi kullandırılarak bankanın zarara uğratıldığı iddiasıyla katılan bankanın Kuşadası Liman Şubesi portföy yönetmeni olan …, aynı şubenin bir kısım suç tarihlerinde mikro, bir kısım suç tarihlerinde makro kobi portföy yönetmeni olan … ve aynı şubenin bireysel portföy yönetmeni olan … ile tespit edilecek diğer kişi ya da kişiler hakkında 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi gereğince bankacılık zimmeti ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları talebinde bulunulduğu, 5411 sayılı Kanun’un 162 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ceza muhakemesi şartı niteliğinde olan yazılı müracaat koşulunun da böylece gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

2.Bu şikâyet başvurusu üzerine Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı genişleterek, şikâyete konu bir kısım ekspertiz raporlarında imzası bulunan Yapı ve Kredi Bankası Kuşadası Liman Şubesi bireysel portföy yönetmeni olan Irmak adlı personeli de soruşturmaya dahil ettiği, …, … …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında ise ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vererek dosyayı diğer şüpheliler yönüyle fezlekeye bağlayarak gönderdiği, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10.01.2012 tarihli ve 2012/139 Esas numaralı iddianame ile 26.07.2007-30.05.2008 tarihleri arası Yapı ve Kredi Bankası Kuşadası Liman Şubesi tarafından kullandırılan 40 adet konut kredisindeki usulsüzlüklere ilişkin olarak bankacı sanıklar …, …, … ve … ile birlikte dava konusu 40 adet konut kredisi hamilleri olan katılan sanık … ile sanıklar …, …, …(…), …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen bankacılık zimmeti ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

3.Açılan kamu davasının, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/47 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

4.Anılan ana dava dosyasının sanıklarından olan kredi hamillerinden …’nun bankanın müracaatı öncesi vekili aracılığıyla 14.11.2008 tarihinde Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikâyet dilekçesi ile söz konusu krediye konu konutun satışı sırasında satıcı …’ın … vasıtasıyla kendisine gerçekte natamam olan tripleks bir villayı, aynı civarda olan tamamlanmış bir villayı göstermek ve kendisini yanıltmak suretiyle sattığını, … ve …’den dolandırıcılık suçundan dolayı şikâyetçi olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.

5….’nun bu müracaatı üzerine yürütülen soruşturma neticesinde ise; Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.01.2012 tarihli ve 2012/139 Esas numaralı ana iddianameye konu 40 adet konut kredisi arasında yer alan …’nun kullandığı 01.02.2008 tarihli konut kredisi için ise Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2012 tarihli ve 2012/296 Esas sayılı iddianamesi ile …’ya aynı civardaki tamamlanmış villa gösterilerek onun yerine tamamlanmamış villanın satıldığından bahisle söz konusu kredide banka ekspertiz raporunda imzaları bulunan bankacı sanıklar … ve … ile Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.01.2012 tarihli ve 2012/139 Esas numaralı iddianamede yer almayan diğer sanıklar … ve …’e …’nun kullandığı 01.02.2008 tarihli kredi için nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

6.Açılan kamu davası, Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/101 Esas sırasına kaydedildikten sonra, dosyanın 02.05.2013 tarihli ve 2013/28 Karar sayılı karar ile Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/47 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır.

7.Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/47 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında kredi hamili olan sanıklardan … ve …’ın vefat ettikleri, adı geçenlere ilişkin evrakın 02.04.2014 tarihinde tefrik edilerek mahkemenin 2014/60 Esas sırasına kaydının yapıldığı, 07.04.2014 tarihli ve 2014/71 Karar sayılı karar ile sanıklar … ve … hakkında açılan kamu davalarının sanıkların vefatı nedeniyle düşürülmelerine karar verildiği ve bu kararın 28.05.2014 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

8.Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2018 tarihli ve 2012/47 Esas, 2018/261 Karar sayılı kararı ile sanıkların atılı tüm suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

9.Anılan karara karşı katılan Yapı ve Kredi bankası vekili, katılan sanık … vekili, sanıklar …, …, … ve … müdafiileri tarafından yapılan istinaf başvuruları hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’nin 17.03.2021 tarihli ve 2019/665 Esas, 2021/703 Karar sayılı kararı(asıl karar) ile birleşen iddianameye konu eylem yönünden sanıklar …, …, … ve … hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından duruşma açılarak, ana iddianameye konu zimmet eylemleri yönünden ise dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde;

a) Sanıklar …, … ve …’nın ilk derece mahkemesi kararından sonra istinaf incelemesi sırasında vefat etmeleri nedeniyle adı geçenler hakkındaki beraat kararlarının kaldırılması ile haklarında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, bu şekilde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,

b) Katılan banka vekilinin, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … , …, …, …, … (…), …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Bankacılık Zimmeti suçlarından verilen beraat kararlarına karşı yaptığı istinaf başvurusu ile sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin, vekalet ücreti ile sınırlı olarak yaptıkları istinaf başvurularının yalnızca sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin vekalet ücretine yönelik istemleri yönünden yerinde görülerek hükme vekalet ücreti eklenmek suretiyle istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince düzeltilerek esastan reddine,

c) Sanıklar … ve … hakkında …’ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca esastan reddine,

d) Sanıklar … ve … hakkında …’ya yönelik nitelikli dolandırıcılık ve sanıklar … ve … hakkında söz konusu eyleme ilişkin özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarının kaldırılması ile;

i) Sanıklar …, …, … ve … hakkındaki özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine,

ii) Sanıklar … ve …’ın …’ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentleri gereğince 3 yıl 4 … hapis ve 252.000,00 TL adlî para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A) Katılan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilinin asıl karara yönelik temyiz isteği; tüm sanıkların birlikte hareket ederek kazanç elde ettiklerine, eylemlerin bankacılık zimmeti kapsamında olup, beraat ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarının buna göre yerinde olmadığına, mahkûmiyet kararlarının ise zimmet suçu yerine dolandırıcılık suçundan verilmesi suretiyle eksik ceza tayininde bulunulmasına göre hukuka aykırı olduğuna, banka zararı ile ilgili hüküm kurulması gerekirken kurulmadığına, Katılan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilinin ek karara yönelik temyiz isteğinin ise; eylemin bankacılık zimmeti kapsamında bulunduğuna, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık …’ün Temyiz Sebepleri
Sanığın hükmü sebep göstermeksizin süre tutum dilekçesi ile temyiz ettiği ancak sanığa ayrıntılı temyiz lahiyasını sunması için gerekçeli karar yerine son celsenin duruşma zaptının tebliğ edildiği, sanığın hükümden sonra 05.05.2021 tarihinde vefat etmesi nedeniyle sanığa gerekçeli karar tebliğinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin temyiz sebebi gösterilmediğinden bahisle reddedilmeyerek incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Temyizin kapsamına göre;
1.Her ne kadar sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … , …, …, …, …, …, … , …, …, …, …(…), …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında Aydın C.Başsavcılığınca “sanıklardan … …, …, … ve …’un 2007 yılı başından itibaren, Yapı Kredi Bankası Liman Şubesinin personeli olarak çalıştıkları, bu kişilerin banka personeli olarak çalıştıkları 2007 ve 2008 yıllarında temin ettikleri menfaat karşılığında konut kredisi için düzenlendikleri ekspertiz raporlarında, aslında arsa niteliğinde olan ve üzerinde bina bulunmayan yerleri dahi konut niteliğinde gösterdikleri, ekspertiz raporlarında gösterilen konut değerlerinin, rayiç fiyatların çok çok üzerinde gösterildiği ve böylece diğer şüphelilere gayri menkullerin gerçek değerinden çok daha fazla tutarda kredi kullandırdıkları ve bu şekilde çalıştıkları bankayı zarara uğratarak banka aleyhine kendilerine ve başka kişilere çıkar sağladıkları, banka görevlisinin hileli davranışlarla bankayı zarara uğratarak kendisine ve üçüncü kişilere çıkar sağlaması eyleminin 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan zimmet suçunu oluşturduğu, şüphelilerin bu suçu işlerken zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla zimmet suçunu işledikleri, diğer şüphelilerin eylemlerinin ise bu suça iştirak niteliğinde olduğu, ayrıca şüpheliler … … …, …, … ve … ‘ın zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik suçunu, diğer şüphelilerin ise resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak suçunu işledikleri iddiasıyla ve sanıklar …, …, … ve … … hakkında Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetçiye bitmiş bir daireyi gösterip başka bir arsa ve temel aşamasındaki inşaatı satan sanık … ve … ile taşınmaza ilişkin ekspertiz raporunu tanzim edip 150.000 TL kredi çeken şikâyetçinin mağduriyetine sebebiyet veren … ve … …’un iştirak halinde bankayı ve kamu kurumu olan tapuyu aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri” iddasıyla kamu davası açılmış ise de; sanıkların savunmalarında özetle; satın aldıkları evi görmeden aldıklarını, bankadan kredi kullanılabilmesi amacıyla bu kredilere başvuru yaptıklarını, gerekli işlemleri genel olarak bizzat yapmadıklarını, işlemlerin hazır olduğunu, kendilerine vermiş oldukları isimler tarafından bildirilmesinden sonra banka ve tapuya giderek imza attıklarını, kredi taksitleri ödenmeyince bankadan gelen ihtarlar sonrasında evlerin inşaat halinde olduğunu veya başka şahıslara satılmış olduğunu öğrendiklerini belirtmeleri; sanıklardan …’ın savunmasında; evin başkasına satıldığını öğrendiğinde de bu durumu önemsemediğini açıkça belirtmiş olması, …’in şirketin zorda olduğunu ve kurtulması için o şekilde yaptık şeklinde beyanda bulunması, … ve …’nın söz konusu evleri gerçekten ve gerçek değerinde aldıklarını, …’nın banka kredisi ile aldığı evin borcunu ödeyemediği için bankanın evi icra marifeti ile sattığını belirtmiş olmaları, … ve …’un kredi taksitleri ödenmeyince bankanın evleri icra kanalı ile sattığını belirtmeleri, …’nın 2008 yılı başlarında adına kayıtlı olan ve dış sıvası tamamlanmamış olan, içinin ise sıvaları mevcut olan dairesini satmak için … isimli emlakçı ile görüştükten sonra … isimli alıcı ile bankaya gidip evrakları imzalayıp 35.000 TL karşılığında sattığını, alıcının bankadan fazla kredi çektiğini bilmediğini, evin eksper raporunu düzenleyeni de bilmediğini belirtmesi; sanıklardan …’ın banka çalışanı olduğunu, eksper olarak görüş bildirme yetkisinin olmadığını, ancak bankanın eksperlere para vermemek için banka görevlilerine bu işi yüklediğini, ekspertiz raporlarında 2 imza olması gerektiğinden …’in konut kredisinde başka bir kişi binayı incelediğinden kendisinin de bankada imza attığını, … ve …’ye ait kredi işinde binayı gördüğünü, …’nin konutuna gitmediğini, …, … konutuna gittiğini, … konutuna gitmediğini, binaların değerini emlakçılara ve bildikleri insanlara sorduklarını belirtmesi, …’in 3 kat olan bina ile bir arsayı almak için satıcı ile anlaştığını, eksperin binaya 120.000 TL değer biçtiğini, kendisine 56.000 TL verildiğini ve 1 arsa ile 3 katlı bir binayı satın aldığını, bankaya bugüne kadar taksitlerini süresinde ödediğini belirtmesi; dinlenen tanıkların beyanları dosya içerisinde bulunan 19.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda; banka personeli dışında kalan sanıklardan … (…’nın kredisini takip etmiş) dışındaki kişilerin tamamı kredi lehtarı olup, kredi kullanan kişiler olduğundan, kredinin bir an önce çıkması ve kredi koşullarının (yeterli ekspertiz miktarı gibi) oluşmasında yararlarının bulunduğu açıktır. Ancak Kredi kullanan konumundaki bu sanıklardan bazılarının (örn : … gibi) olayı müşteki sıfatıyla Cumhuriyet savcılığına intikal ettirdiği, bazı işlemlerde ortada konut kredisine konu olabilecek bir konutun bulunmaması, ekspertiz yaptırılan taşınmazın arsa niteliğini taşıması gibi hususlar nazara alındığında, esasen bu kişilerin mağdur oldukları, zira konutu mal edinemediği gibi kredi borcuyla da karşı karşıya kaldıkları hususları gözetildiğinde, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …(…), …, … ve … yönünden gerek zimmete iştirak, gerekse sahte belge kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarının oluşmadığının belirtilmesi, 10.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda; eylemin sanıklar … , … , … … …, …’ın bankadan kredi kullanan diğer sanıkların satın alacağı taşınmazlara, olduğundan daha fazla göstermek suretiyle ekspertiz raporları düzenlemeleri şeklinde gerçekleştiği, … ın 6 ayrı müşteri için düzenlediği ekspertiz raporları sonucu kullandırılan krediler nedeniyle, 18.11.2011 tarihi itibariyle bankanın 563.664,93 TL zararına sebebiyet verdiği, sanık … ‘un ekspertiz raporlarını tek başına düzenlediği, Şube Müdürü …’ın ise onayladığı, dolayısıyla önceki raporumuzda varılan kanaat doğrultusunda sanık … Kurtuluş’un bu tutardan (563.664,93 TL) tek başına sorumlu olduğu, eylemin basit zimmet şeklinde gerçekleştiği kanaat ve sonucuna varıldığı belirtildiği, bu raporlara yapılan itirazlar sonucu ve yargılama devam ederken yürürlüğe giren 687 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sanıkların durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, bu doğrultuda alınan 17.07.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda ise “banka şubesi tarafından kullandırılan konut kredilerinin mevzuata uygun olduğu sonucuna ulaşıldığının, buna göre; 09.02.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 687 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname’nin 4 üncü maddesiyle 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesine eklenen dördüncü fıkrasında belirtilen ‘bankacılık mevzuatı ile bankacılık usul ve prensiplerine uygun kredi kullandırma, bu kredileri temdit etme veya ek kredi kullandırma, taksitlendirme, teminata bağlama yahut sair yöntemlerle yeniden yapılandırma işlemleri zimmet suçunu oluşturmaz’ hükmü uyarınca banka içi ve banka dışı sanıkların cezai sorumluluklarının aranmaması gerektiği kanaatine ulaşıldığının” belirtilmiş olması karşısında fiillerin hukuki statüsüne uyan şekliyle suç tarihinden sonra 09.02.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlülüğe giren 687 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4 üncü maddesiyle değişik 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesine eklenen dördüncü fıkrası göz önüne alındığında ihtilafa konu uyuşmazlığın Bankacılık işlemlerinden kaynaklı görevin ifası sırasında karşılıksız kalabilecek nitelikte değer tespiti yapılarak ipotek karşılığı kredi verilmesi olayıyla ilgili olduğu, değişiklik sonrası aldırılan 12 sayfadan ibaret bilirkişi raporunda da bahsedildiği üzere söz konusu işlemlerden kaynaklı olarak sanıkların cezai sorumluluğunu gerektirir yasal suç unsuru bulunmadığı, bir başka deyimle söz konusu değişiklikle somut uyuşmazlığa ilişkin fiillerin suç olmaktan çıkartıldığı, bu durumun sanıkların lehine bir düzenleme olduğu, lehe oluşan bu durumun sanıklar lehine uygulanmasının 5271 sayılı Kanun hükümleri gereğince zorunlu olduğu anlaşıldığından …, …, … ve … … dışındaki sanıklar hakkında müsnet suçlar bakımından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerektiği, sanıklar …, …, … ve … … hakkında …’ya yönelik olayda özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçu olarak tariflenen eylemlerin ise tapuya … ilkesi, katılanın tapu teslim alması, gösterilenden farklı olarak bir başka tapunun kendisine verilmesi öncesindeki eylemlerin nitelikli hile ve desise kapsamında ele alınamayacağı, katılanın bunu basit bir araştırmayla tespit edilebileceği ve kaldı ki tapuyu teslim alan katılanın bu yöndeki zarara yönelik tarif ettiği eylemin hukukî ihtilaf kapsamında kaldığı anlaşıldığından sanıkların üzerlerine atılı suçların yasal unsurları oluşmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olduğu anlaşılmıştır.

2.Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra vefat ettiği anlaşılan sanık … ve ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında vefat etmeleri nedeniyle haklarındaki evrak tefrik edilerek düşme kararı verildiği belirlenen sanıklar … ve …’ın savunmalarının alınmadığı, diğer sanıkların savunmalarında atılı suçu inkar ettikleri belirlenmiştir.

3. 26.01.2009 tarihli Kanuni Soruşturma Raporu Dosya arasında bulunmaktadır.

4.19.04.2014 tarihli, 10.04.2015 tarihli ve 17.07.2017 havale tarihli üçlü bilirkişi raporları dosya arasında mevcut olup, ilk derece mahkemesince 17.07.2017 havale tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmıştır.

5.Dava konusu konut kredilerine ilişkin olarak savcılığın talimatı ile krediye konu gayrimenkullerde kolluk görevlilerince yapılan tespite ilişkin tutanaklar ve fotoğraflar dosya arasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

kısmen isabetsizlik bulunduğu belirlenerek, Bölge Adliye Mahkemesince;

Birleşen iddianameye konu …’ya yönelik eylem bakımından; …’nun ev almak için müteahhitlik ve emlakçılık yapan … ve …’ün yanına gittiği, bu sanıkların yanına gittiğinde arkadaşı …’ün de kendisine eşlik ettiği, sanık …’ın satılık evine bakmak konusunda anlaştıkları, daha sonra sanık … tarafından satılacak evin …’ya gösterildiği, yanlarında …’ün de olduğu, gösterilen evin üç katlı bir ev olduğu, evin tamamlanmış vaziyette olduğu, katılanın evi alabilmek için Yapı ve Kredi Bankasına kredi başvurusunda bulunduğu, banka tarafından görevlendirilen bireysel portföy yöneticisi … tarafından davaya konu taşınmazın ekspertiz raporunun hazırlandığı, sanık … ekspertiz raporu hazırlamak için davaya konu taşınmazı görmeye gittiğinde yanında sanık …’ın da bulunduğu, sanık …’ın taşınmazı gösterdiği, sanık … tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda yapının %90 oranında tamamlandığı, tripleks meskenin 5 oda 1 salondan oluşmakta olduğu, ekspertize konu olan konutun yanındaki dairenin 135.000 Euro’ya satıldığının ve yapılan piyasa istihbaratı sonucunda konut bedelinin 190.000 TL olduğu kanaatinin belirtildiği, hazırlanan ekspertiz raporunun sanık … tarafından imzalandıktan sonra uygulama gereğince şubede bulunan diğer bankacı sanık … tarafından da imzalandığı ve katılan lehine 150.000 TL kredi kullanımının banka tarafından onaylandığı, bankacı sanıklar … ve … …’un ekspertiz çalışmaları konusunda özel bir eğitim almadıkları, ekspertiz raporlarının müteahhitlerden ve emlakçılar ile çevreden sorulmak sureti ile düzenlendiği, çıkan kredinin sanık …’a ödendiği, sanık …’ın da katılımı ile …’nun tapu dairesine giderek tapunun katılan …’ya devrinin sağlandığı, …’nun taşınmazı aldıktan 6-7 … sonra satmak istemesi üzerine kendine satılan Aydın Kuşadası … Mevkiindeki 537 ada, 1 parsel numarasındaki taşınmazın tripleks mesken olmayıp arsa olduğunu öğrendiği, söz konusu tapu senedinde davaya konu taşınmazın tripleks mesken, kat irtifakı şeklinde tanımlandığı, bilirkişi raporuna göre davaya konu arsanın değerinin 24.000 TL olduğu anlaşılmaktadır. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunda korunan hukuksal yarar münhasıran mal varlığıdır. Suçun üç alt unsurdan oluştuğu söylenebilir. Bunlar; failin hileli bir davranışta bulunması, bunun sonucunda mağdurun aldatılmış olması ve mağdurun veya üçüncü bir kişinin zararına olarak failin kendisine veya üçüncü bir kişiye yarar sağlamasıdır. Somut olayda hileli davranışın karşı tarafı aldatmış olması suçun oluşması için yeterlidir. Aldatılan kişi fail tarafından ileri sürülen olguları gerçek sanmalı veya en azından gerçeğe uygun olma olanağından hareket etmelidir. Meydana gelen zararın sonradan giderilmesi önemli değildir. Suçta kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması nitelikli halin oluşumu için yeterli olup bunların ayrıca suçtan zarar görmelerine gerek yoktur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 23.02.2021 tarihli ve 2017/32252 Esas, 2021/1816 Karar sayılı ilâmında da; sanığın daha önce bitmiş ve oturulur vaziyette olan, başkasına daha önce satışını yaptığı daireyi gezdirip katılana inşaat halinde başka dairenin satışını yapması şeklindeki eylemi, resmi kurum olan tapu müdürlüğünü aracı kılmak sureti ile nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Yine suçun banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile işlenmesi, suçun işlenmesinde sağladığı kolaylık nedeni ile nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bankanın araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için bankaların olağan faaliyetlerinden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması yeterlidir. Çünkü mağdur olayımızdaki durum gibi bankanın da satışa konu taşınmazı inceleyerek tripleks konut için kredi verdiği düşüncesine kapılmaktadır. Belirtilenler çerçevesinde; sanıklar … ve …’ın emlakçılık ve müteahhitlik işi ile uğraşmakta oldukları, katılan …’nun ev almak üzere kendilerine başvurması üzerine sanık …’ün diğer sanık …’a ait olduğunu söylediği tripleks bir evi katılana gösterdiği, katılanın bu evi alabilmek için kredi başvurusunda bulunarak kredi aldığı, tapudaki devir işlemleri sırasında sanık …’ın arsa sattığını bilmesine karşın sessiz kalarak katılandan kendisine çıkan 150.000,00 TL krediyi satış bedeli olarak aldığı, böylelikle sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçu sübuta erdiğinden eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentleri uyarınca cezalandırılmalarına, bankacı olan sanıklar … ve … …’un kredi çıkartılacak taşınmazlarla ilgili ekspertiz raporu düzenlenmesi konusunda eğitim almadıkları, sanık …’a davaya konu taşınmazı sanık …’ın gösterdiği ve asıl satışa konu olan arsa yerine tamamlanmış bina gösterdiği, sanık …’ın da buna göre ekspertiz raporu düzenlediği, davaya konu Aydın Kuşadası … Mevkiindeki 537 ada, 1 parsel numarasındaki taşınmazın tapu senedinde kat irtifakı, tripleks mesken olarak gösterildiği, dolayısıyla sanık …’ın söz konusu eyleme iştirakının bulunmadığı, öte yandan diğer sanık …’un ise ekspertiz raporu düzenlemek üzere taşınmazın bulunduğu yere gitmediği, genel banka uygulaması gereğince sanık … tarafından düzenlenen ekspertiz raporunu banka şubesinde imzaladığı anlaşıldığından sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşmadığı kanaatine varıldığından bu sanıklar hakkında katılan … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, öte yandan; her ne kadar sanıklar …, … …, … ve …’ün özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle haklarında kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerlerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun kanunda ön görülen cezasının 1-3 yıl hapis cezası olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, aynı Kanun’un 67 nci maddesine göre zamanaşımı süresinin en fazla kanunda belirlenen sürenin yarısına kadar uzayacağı, sanığın savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı verilmesi hallerinde dava zamanaşımının kesileceği, sanıkların üzerine atılı suçun 01.02.2008 tarihinde işlendiği gözetildiğinde dava zamanaşımı süresinin 01.02.2020 tarihinde dolduğu anlaşıldığından sanıklar hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği,

Ana iddianameye konu 40 konut kredisindeki zimmet iddiası bakımından; sanıklar …, … ve … hakkındaki kamu davasının vefatları nedeniyle düşürülmesi gerektiği, diğer sanıklar yönünden ise, bilirkişi mütalaalarına göre; 09.02.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 687 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinde yapılan değişiklik gözetildiğinde mevzuata uygun kredi kullanımının atılı suçu oluşturmayacağı, sanık olan, kredi kullanan kişilerin esasen bu kredileri ödemek durumunda kaldıklarından aslında mağdur olduklarının belirtildiği, öte yandan sanık bankacıların maddi menfaat elde ettiklerine dair dosyada bir delil bulunmadığı, yine sanık bankacıların ekspertiz konusunda yeterli eğitimlerinin bulunmadığının anlaşıldığı, atılı suçun özel kastla işlenebileceği gözetildiğinde sanıkların üzerlerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik ve Bankacılık Zimmeti suçunun unsurları oluşmadığından, incelenen karara ilişkin katılan vekilinin istinaf başvurusunun yerinde görülmediği anlaşılmıştır.

2.Ulusal Yargı Ağı Bilişim Siteminde (UYAP) nüfus kayıtlarında yapılan incelemede; sanıklardan …’nın 04.04.2020, …’in 11.12.2020, …’ın ise 20.09.2019 tarihlerinde hükümden önce, sanık …’ün ise hükümden sonra 05.05.2021 tarihinde vefat ettikleri anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılan banka vekilinin temyiz isteğinin, temyiz dilekçeleri içeriğine göre tüm sanıklar hakkındaki beraat, düşme ve mahkûmiyet kararlarına yönelik olduğu, vefat nedeniyle verilen düşme kararlarını da kapsadığı değerlendirilmiştir.

A. Katılan Banka Vekilinin Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Sanıklardan …, … ve …’nın İlk Derece Mahkemesi kararından sonra istinaf incelemesi sırasında vefat ettiklerinden, 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca haklarında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Banka Vekilinin Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Sanık … hakkında ana iddianame ile dava konusu 40 adet konut kredisi arasında yer alan bir kısım kredilerde gerçeği yansıtmayan ekspertiz raporlarını tanzim eden katılan banka çalışanı olması nedeniyle dava açılmış olup, sanığın savunmasında; hakkında hataen isim benzerliği nedeniyle dava açılmış olduğunu, kendisinin katılan bankanın çalışanı olmadığını belirttiği, ilk derece mahkemesince sanığın bu savunması kapsamında yapılan araştırmada sanık …’ın Yapı Kredi Bankası Kuşadası Liman Şubesinde çalışan Irmak isimli kişi olmadığı, söz konusu kişinin Irmak Konyalıoğlu (TC : 232515510..) olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılan Banka Vekilinin Katılan Sanık … ve sanıklar …(…), …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …(…), …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …(…) ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Kanuni soruşturma raporunda … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen …, …, … ve … tarafından kullanılan konut kredilerin sanık … lehine kullanıldığına dair iddianın …, …, …, … ve … tarafından doğrulanmadığı, kanuni soruşturma raporunda ortaya konan bağlantıların söz konusu kredilerle …’in finanse edildiği konusunda yeterli olmadığı, katılan sanık …’nun savunmasında kendisine tamamlanmış bir villanın gösterilerek gerçekte natamam bir villanın satıldığını belirtmesi ve bu anlatımın tanıklar … ve … tarafından doğrulanması, adı geçenin bankanın şikâyetinden daha önce bu konuda savcılığa şikâyet başvurusunda bulunması, şube ekspertiz raporunda konut olarak gösterildiği halde arsa olduğu anlaşılan taşınmaz üzerinden konut kredisi kullandığı anlaşılan sanık …’ın savunmasında; …’ün kredi çekemediğini, kendisinin üzerinden kredi çekerek borçlarını ödemek istediğini söylemesi ile bankaya gidip imza attığını, paranın …’e verildiğini, satışa konu yerin gerçekte arsa olduğunu bilmediğini beyan ettiği, vefat eden sanık …’ün dosya kapsamındaki bir çok kredideki rolü de gözetildiğinde sanık …’ın suç kastının kesin ve inandırıcı deliller ile ortaya konamadığı, yine kredi hamilleri olan yukarıda belirtilen diğer sanıkların da savunma içeriklerinin aksine banka parasını kendileri ya da bir başkasının zimmetine geçirme bilinç ve iradesiyle hareket ettiklerine dair mahkûmiyetlerini gerektirir mahiyette her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, aksi ispatlanamayan savunma içeriklerine göre sanıkların kredi taksitlerinin kendileri ya da diğer ilgililer tarafından ödeneceğini düşündükleri, bu sanıklardan …’in kredi ödemelerinin aksaması üzerine savcılık soruşturması başlamadan bankaya müracaatta bulunarak şube ekspertiz raporunda gerçeğe aykırılık olduğu iddiasında bulunup kardeşi sanık …’ın kullandığı kredilere ilişkin olayı ortaya çıkaracak nitelikte bilgiler verdiği anlaşılmakla, belirtilen sanıklar hakkında verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi neticesi itibariyle yerinde görülmüş olup hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekili Ve Sanığın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Sanık …’ün, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 05.05.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

E. Katılan Banka Vekilinin Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinde düzenlenen bankacılık zimmeti suçu ancak kasten işlenebilir. Kastın varlığından söz edebilmek için failin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak, senetler ve diğer malları, kendisinin veya başkasının zimmetine geçirme bilinç ve iradesinin bulunması gereklidir. Bu suç özgü suç niteliğinde olup, suçun faili, banka yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile bankanın diğer mensupları olabilir. Banka mensubu olmayan kişiler, bankacılık zimmeti suçuna ancak azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edebilirler

10.01.2012 tarihli ve 2012/139 Esas sayılı ana iddianame ile; Yapı ve Kredi Bankası, Liman Şubesinden 26.07.2007-30.05.2008 tarihleri arasında kullandırılan 40 adet konut kredisinde bankacı sanıkların dava konusu gayrimenkullere ilişkin olarak gerçeği yansıtmayan değerlemelerle ekspertiz raporları tanzim ederek teminat eksikliğine yol açacak şekilde kredi kullandırarak …’nun da aralarında bulunduğu kredi hamili olan diğer sanıkları finanse ettiklerinin, böylece sanıkların iştirak iradesiyle hep birlikte banka zimmeti ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu, anılan iddianamede sanıklar … ve … hakkında dava bulunmadığı,

15.02.2012 tarihli ve 2012/296 Esas sayılı birleşen iddianame ile ise; ana iddianameye konu 40 adet konut kredisi arasında yer alan … tarafından kullanılan 01.02.2008 konut kredisinde sanık …’ın sanık … aracılığıyla …’ya tamamlanmış başka bir tripleks villayı göstermek suretiyle gerçekte su basman seviyesinde olan, tapuda kat irtifaklı görünen natamam villayı sattığı, söz konusu gayrimenkule ilişkin ekspertiz raporunda imzaları bulunan bankacı sanıklar … ve …’nun ise gerçek durumu bildikleri halde su basman seviyesindeki

gayrimenkulü tamamlanmış halde göstermek suretiyle eyleme iştirak ettikleri iddiasıyla … tarafından kullandırılan 01.02.2008 konut kredisine ilişkin olarak sanıklar …, …, … ve …’ın nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu,

Gerek ana iddianamede, gerek birleşen iddianamede anlatılan olaylarda bankacı sanıkların görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimle yükümlü oldukları banka parasını usulsüz kredi kullandırmak suretiyle teminat eksikliğine yol açarak, kısmen veya tamamen geri ödenmeyeceğini bilerek kredi hamilleri ya da üçüncü kişilerin zimmetine geçirme bilinç ve iradelerinin bulunduğunun, bu anlamda suç kasıtlarının ortaya konulması halinde eylem kül halinde banka zimmeti suçu kapsamında olacak, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 tarihli ve 2010/7-38 Esas, 2010/79 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 5411 sayılı Kanun’da zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, zimmet eylemleri gerçekleştirilirken, sahte belge tanzim edilmesi fiillerinin de zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerekecektir, zimmet suçunun oluştuğunun kabulü halinde eylemin bölünerek sanıklar …, … … ve … hakkında birleşen iddianame anlatımında yer alan özel belgede sahtecilik suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararının da hukuka aykırı olacağı anlaşılmıştır. 5411 sayılı Kanunu’nun 160 ıncı maddesinde düzenlenen zimmet suçundan belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre atılı suçun 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu ve bu sürelerin henüz dolmadığı,

Somut uyuşmazlıkta bankacı sanıkların cezai sorumlulukları ve eylemlerin sağlıklı biçimde nitelendirilmesi bakımından bankacı sanıkların kredi kullandırırken eğitim eksikliği, konunun uzmanı olmama, gerekli yeterliliğin bulunmaması, performans ve banka hedefini tutturma kaygılarıyla ya da dikkatsizlik ve benzeri gibi nedenlerle mi yoksa banka parasını kendileri ya da bir başkasının zimmetine geçirme düşünce ve kastıyla mı gerçeğe aykırı ekspertiz raporu tanzim ettiklerinin belirlenmesi gerektiği,

Bu kapsamda dosya içeriğinin incelenmesinde;
Katılan banka müfettişince hazırlanan 26.01.2009 tarihli ve 57-1 sayılı kanuni soruşturma raporunda özetle; katılan bankanın bölge müdürünün 06.08.2008 tarihli mesajında Kuşadası Liman Şubesinde 2007 yılı başından itibaren kullandırılan yaklaşık 57 adet konut kredisinin 14 adedinin 1 yıl içerisinde yasal takibe gittiği, kredi müşterileri arasında akraba ve eş olanların olduğu, 4 adet konut kredisinde ise konut bulunmadığı halde arsaya konut kredisi kullandırıldığının belirtilmesi üzerine banka tarafından 04.09.2008 tarihli görev emri ile olayın soruşturulması için müfettiş görevlendirildiği, yapılan incelemede; 40 adet müşteriye banka personelince gerçek değeri yansıtmayan değerlemelerle ekspertiz raporları düzenlendiği, söz konusu ekspertiz raporlarına istinaden müşterilere toplam 4.614.000,00 TL tutarında konut kredisi kullandırıldığı, bunlardan 12 adet konut kredisinin takibe intikal ettirildiği, takibe intikal eden taşınmazlar için ilgili icra takip dosyalarında bilirkişi raporları tanzim edildiği, kalan 28 adet konut kredisi için ise banka ekspertiz bölümü tarafından tekrar ekspertiz incelemesi yapıldığı, yapılan inceleme sonucunda 3 adet konut kredisinde banka çalışanları …, … ve … tarafından düzenlenen ekspertiz raporlarında üzerinde taşınmaz olduğu belirtilen gayrimenkullerin, esasında arsa niteliğinde olduğunun, 10 adet taşınmazın ise natamam ve inşaat halinde olduğu, arsa niteliğinde ya da natamam durumda ve inşaat halinde olduğu tespit edilen toplam 40 adet konut kredisinde ekspertiz raporlarında belirtilen değerlerin, gayrimenkul rayiç değerinin çok üzerinde olduğu, şubece belirlenen ekspertiz tutarları toplamının 6.205.000,00 TL iken bilirkişi veya eksper tarafından belirlenen ekspertiz değerleri toplamının 2.545.000,00 TL olduğu, banka müfettiş incelemesinin yapıldığı 18.11.2008 tarihi itibariyle 40 adet konut kredisinden 14 adedinin yasal takip hesaplarında takip edilmekte olduğu, toplam takip bakiyelerinin 1.728.113,00 TL olduğu, henüz yasal takibe alınmamış kredilerde de 4 aya varan gecikmeler bulunduğu ve bunların büyük kısmının geri ödeme kabiliyetlerinin düşük olduğu, söz konusu konut kredilerinin bazılarında konut satıcısı veya alıcısının bankacı sanıklar …, … ve …’nun akrabası ve arkadaşı gibi kişiler oldukları, kullandırılan konut kredisi tutarlarının genellikle bir kısmının satıcı hesabına aktarıldığı, kalan kısmının ise kredi boçlusunun hesabında kaldığı, katılan banka talimatları gereğince kredi tutarının satıcıya ödenmesinin esas olduğu, bu kurala uygun hareket ediyor görüntüsü yaratmak amacıyla kredi tutarının gerçekte borçlu tarafından kullanılan kısmı için daha önceden kaparo niteliğinde peşinat alındığına dair, satıcılardan yazılı talimatlar alındığı, ancak 7 adet kredide bu şekildeki talimatların da bulunmadığı, satın alınan gayrimenkullerin gerçek ekspertiz değerleri dikkate alındığında satıcıya ödenen tutar ile gerçek ekspertiz değerlerine göre kullandırılması gereken kredi tutarlarının birbirine yakın olduğu, buradan hareketle gerçeği yansıtmayan ekspertiz değerlerine istinaden kullandırılan fazla kredi miktarının borçlunun finanse edilmesi amacıyla kullandırıldığı kanaatine varıldığı, 40 adet konut kredisinin büyük çoğunluğunun üçüncü kişiler lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığının düşünüldüğü, söz konusu üçüncü kişiler arasında bankacı sanıklar …, … ve …’nun akrabaları ve yakınlarının da bulunduğu, yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen kredilerin bir kısmının lehine yan risk niteliğinde kredi kullandırılan firmaların ortakları veya bu firmalarda çalışan personel üzerinden kullandırıldığı sonucuna varıldığı, 40 adet konut kredisinin 26 adedinin yan risk niteliğinde olduğu, 13 adet müşteride ise yan risk niteliği teşkil eden herhangi bir hususa rastlanmamasına karşın bu kredilerde de gerçeği yansıtmayan ekspertiz değerlemeleri ile borçlulara fazla miktarda finansman sağlandığı kanaatine varıldığı belirtilerek yan risk niteliğindeki kredilerin şu şekilde sıralandığı,

a) Kendisi de kredi hamilleri arasında yer alan sanık … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen krediler
Sanıklar …, …, … ve …’a kullandırılan kredilerin sanık … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığının düşünüldüğü, …’in ayrıca bizzat da kredi kullandığı, bu gruptaki kişilere ve …’e gerçeği yansıtmayan ekspertiz raporları ile toplam 569.000,00 TL miktarında konut kredisi kullandırıldığı, … ve eşi …’ye kullandırılan kredilerin yasal takip hesaplarına intikal ettirildiği, 18.11.2008 tarihi itibarıyla …’e ait kredinin ise üst üste ödenmemiş dört taksidin bulunduğu, …’in Sedas Sigorta tabela ünvanı ile Selçuk ilçesinde sigorta şirketi acenteliği yapmakta olduğu, … ile eşi …’nin … Aracılık Hizmetleri ve Sigorta Acentesininin sahibi oldukları, … ile Bölge ailesinin daha önce ortaklıklarının bulunduğu, …’ın Kuşadası ilçesinde … Restoranda çalışmakta olduğu, adı geçenin taksit ödemelerinin Selçuk Şubesinden yapılması nedeniyle kredi taksit ödemelerinin de … tarafından yapıldığı kanaatine varıldığı, …, … ve …’e ait kredilere konu gayrimenkullerin aynı parsel üzerinde bulunan iki blokta yer aldığı, söz konusu taşınmazlar için Davutlar Belediyesi’nin yıkım kararı olduğu duyumunun alındığı, …’in aldığı konutun satıcısının bankacı sanıklardan …’ın kız kardeşi … olduğu, …’nin aldığı dükkanın satıcıdan bir önceki eski sahibinin de … olduğu, söz konusu kredilerin farklı gecikme gün süreleriyle aynı tarihte yatırılmış olmalarının aynı kaynak tarafından beraberce ödendiği kanaatini güçlendirdiği, …, …, …, … ve …’a ait kredilerin muhtelif taksitlerinin de kasadan art arda yapılan işlemlerle ödendiği, işlemlerin birbirini takip etmekte olup, işlemler arasında işlem bulunmadığının belirtildiği, …’in kullandığı 92.000,00 TL tutarındaki kredinin 45.150,00 TL sinin satıcı hesabına aktarıldığının, 45.000,00 TL nin ise … tarafından bizzat nakit çekildiği, …’nin iş yeri kredisi tutarının nakit olarak ödenmesi sonrası …’e ait kredi kartına (…’in ek kartı bulunmaktadır) 9.400,00 TL ödeme yapıldığı ve iki işlemin arasında başka bir işlem yapılmadığı, …’nin kredisinin ilk taksitinin ödenmesinin hemen akabinde …’in hesabından 1.130,00 TL para çekildiği, …’in hesabından çektiği paranın üzerine ekleme yaparak …’nin kredisini ödediğinin belirlendiği, benzer bir işlemin …’nin kredisinin ilk taksidinin ödenmesi sırasında da yaşandığı, …’ye ait ilk taksit ödemesinin de … tarafından yapıldığı kanaatine varıldığı,

b) Hükümden sonra 05.05.2021 tarihinde vefat eden, kredi hamilleri arasında yer almayan sanık … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen krediler
Katılan sanık …, sanıklar …, … (ilk derece yargılaması sırasında vefat ettiklerinden haklarındaki evrak tefrik edilerek düşme kararı verildiği anlaşılmıştır) …, …, …, …, …, …, …, … ve …’a kullandırılan kredilerin sanık … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığının düşünüldüğü, bu grupta yer alan gayrimenkullerin müteahitliğini …’ün yaptığı, bankacı sanıklardan … …’ın da ifadesinde bu müşterilerin … tarafından bankaya yönlendirildiğini belirttiği, bu gruptaki kişilerin kredilerinin büyük bir kısmının kullandırıldıktan kısa bir süre sonra yasal takip hesaplarına intikal ettirildiği, … ve …’ın …’ün çalışanları olduğu, … ile …’ın … …’ın çalışanları olduğu, … … ile …’ün ortak iş yaptıkları kanaatine varıldığı, …, … ve …’ın kredi taksitlerinin …’a kullandırılan kredi tutarıyla ödendiği, …’nın maaş yazısına göre …’ın yanında çalıştığı, …’ın kredisinde satıcının … olduğu, …’ın hesabına alacak kaydedilen konut kredisi bedeli olan 146.000,00 TL nin nakit olarak çekilmesi sonrası aynı hesaba 110.000,00 TL geri yatırıldığı, … ve …’in kredi taksit ödemeleri ile …’ün yanında çalışan …’ın kredi taksit ödemelerinin ardışık işlemlerle yapıldığı, …’e kullandırılan 125.000,00 TL kredinin 102.900,00 TL sinin …’a ödendiği, kalan tutarın sanık … tarafından kullanıldığı, … ve …’a kullandırılan kredi tutarının …’a ödendiği, … ve …’e kullandırılan kredi taksit ödemelerinin ardışık işlemlerle yapıldığı gibi adı geçenler arasında irtibata yönelik diğer tespitlere yer verildiği, söz konusu 12 adet krediden 3 ünü oluşturan … (11.12.2020 de istinaf incelemesi sırasında vefat etmiştir), … ve … tarafından kullanılan kredilerde gayrimenkulün gerçekte boş arsa niteliğinde olduğu, diğerlerinin ise inşaat halinde olduğu, Söke ilçesinde bakkal sahibi olan …’ya natamam gayrimenkul teminatı ile 150.000,00 TL miktarında kredi kullandırıldığı, bu tutarın 111.500,00 TL sinin satıcı …’a ödendiği, kalan tutarın ise … tarafından nakit çekildiği, kredinin muvazaalı olarak … ve … tarafından kullanıldığının düşünüldüğü, bu gruptaki tüm gayrimenkullerin ekspertizinin bankacı sanık … tarafından yapıldığı, …’nın ekspertizinde …’nun da yer aldığı, …’nun ekspertiz raporunda …’ın yanı sıra …’un da imzasının bulunduğu ancak …’un ekspertizde görev almayıp şube müdürünün ekspertiz raporlarında iki personelin imzası olması yönündeki talimatı nedeni ile raporu imza ettiği, (Bankanın Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği 21.01.2010 tarihli yazı cevabı ile de bunun doğrulandığı anlaşılmıştır),

c) UYAP sistemi üzerinden nüfus kayıtlarında yapılan incelemede 08.04.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılan, sanıklar arasında da yer almayan … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen krediler
Sanıklar … ve …’e kullandırılan kredilerin satın alınan gayrimenkullerin müteahidi olduğu bilgisi edinilen ve sanık …’nun da eşi olan … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığının düşünüldüğü, teftiş sırasında banka çalışanı F.İ. den …’nun şubeye gelerek söz konusu kredileri kapatacağından bahisle kredi bakiyelerini öğrendiği bilgisinin alındığı, …’ya 120.000,00 TL tutarında konut kredisi kullandırıldığı, kredi tutarının 116.000,00 TL nin vekalete istinaden …’ya ödendiği,

d) … Tekstil(…) lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen krediler
Sanıklar … ve …’e kullandırılan kredilerin bankacı sanıklardan …’un o tarihteki eşi olan … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığının düşünüldüğü, …’in annesi …’in hakim ortağı olduğu … Tekstil… Ltd. Şti. firmasında müdür olarak çalışmakta olduğu, …’in …’in akrabası, …’ün ise …’in tanıdığı olduğu, bu gruptaki kredilerin ödemelerinin ardışık işlemlerle yapıldığı, …’e 100.000,00 TL tutarında konut kredisi kullandırıldığı, kredinin 35.000,00 TL sinin satıcı …’ya havale edildiği, 70.500,00 TL sinin …’e ait hesaptan nakit çekildiği, konut kredisinin 7.842,21 TL si ile …’e ait bireysel ihtiyaç kredisinin erken kapatıldığı, banka eksperi tarafından söz konusu gayrimenkule 35.000,00 TL değer biçildiği, kredi sırasında hazırlanan ekspertiz raporunda ise değerin 150.000,00 TL olarak gösterildiği, bu durumun konutun aslında 35.000,00 TL karşılığında satın alındığını ortaya koymakta olduğu, söz konusu taşınmaza ilişkin şube ekspertiz raporunda sanıklardan … ve … …’ın imzalarının bulunduğu,

e) Sanık … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen kredi
Sanık …’ın kardeşi olan sanık … tarafından kullanılan konut kredisinin kendisi de ayrıca konut kredisi kullanmış olan sanık … lehine yan risk olarak kullanıldığı kanaatine varıldığı, …’e ait kredi taksit ödemelerinin büyük kısmının … tarafından yapıldığı, …’in bankaca müfettiş incelemesinin yapılmakta olduğu, ancak henüz suç duyurusunun gerçekleşmemiş olduğu 27.11.2008 tarihinde eşi ile birlikte şubeye gelerek bir dilekçe sunduğu ve dilekçesinde kendisi tarafından kullanılan konut kredisinin gerçekte … tarafından kullanıldığını, aylık ödemelerinin de kardeşi tarafından yapıldığını, ancak kardeşinin işleri bozulduğu için kredi borcuyla karşı karşıya kaldığını, krediyi açan banka personelinin … adlı görevli olduğunu öğrendiğini, şubece hazırlanan ekspertiz raporunun gerçek değerin üzerinde düzenlendiğini belirttiği, bu kredide ekspertiz raporunda …’un imzasının bulunduğu, …’ın kendisinin bizzat kullandığı 150.000,00 TL tutarındaki konut kredisinin 51.000,00 TL sinin satıcı …’ın hesabına aktarıldığı, söz konusu kredide eksperttiz raporunun sanık … tarafından düzenlendiği ve taşınmaz değerinin 190.000 TL olarak gösterildiği halde banka eksperince taşınmaza 40.000,00 TL değer biçildiği, bu durumun da taşınmazın gerçekte 51.00,00 TL ye satıldığını gösterdiği,

f) Sanıklar arasında yer almayan … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen kredi
… tarafından kullanılan konut kredisinin …’in eşi olan … lehine yan risk olarak kullanıldığı kanaatine varıldığı, …’in ibraz ettiği gelir belgesine göre aile şirketinde çalışmakta olduğu, …’e ve …’e ait kredilerin (…’in kredisi dava konusu krediler arasında değildir) muhtelif taksitlerinin ardışık işlemlerle ödendiği, …’e kullandırılan 90.000,00 TL tutarındaki konut kredisinin 64.000,00 TL sinin …’e ödendiği,

g) Sanıklar arasında yer almayan … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen kredi
Sanık …(…) tarafından kullanılan konut kredisinin bankacı sanıklardan …’ın eniştesi (teyzesinin eşi) olan … lehine yan risk olarak kullanıldığı kanaatine varıldığı, …’in ibraz ettiği gelir belgesine göre …’nun yanında çalışmakta olduğu, söz konusu kredide şube ekspertiz raporunun bankacı sanık … tarafından düzenlendiği,

h) Suç tarihleri aralığında bankacı sanık … ile nişanlanan, UYAP sistemindeki nüfus kayıtlarına göre 19.12.2009 tarihinde ise evlenen, sanıklar arasında yer almayan … … lehine yan risk niteliğinde kullandırıldığı düşünülen kredi
… …’ın kardeşi olan sanık … (…) tarafından kullanılan konut kredisinin bankacı sanıklardan …’ın nişanlısı olan … … lehine yan risk olarak kullanıldığı kanaatine varıldığı, söz konusu kredide şube ekspertiz raporunda bankacı sanıklar … ve …’un imzalarının bulunduğu, …’e (…) kullandırılan kredi taksit ödemelerinin büyük bir çoğunluğunun … … tarafından yapılmış olduğu,

Banka müfettişince bankacı sanıkların hesap hareketlerinin ve mali durumlarının incelenmesinde;
… ve … … tarafından kullanılan, ayrıca dava konusu edilmeyen bir kısım kişiler tarafından kullanılan krediler sonrası bankacı sanık …’ın hesabına muhtelif tutarlarda para girişi olduğu, …’ın hesabına 01.01.2007 tarihinden itibaren muhtelif tarih ve tutarlarda kasadan veya ATM’den kaynağı tespit edilemeyen yaklaşık 40.000,00 TL civarında para yatırma işleminin bulunduğu, 1.700,00 TL olan aylık gelirine karşılık 3.700,00 TL civarında borç ödemesi yapmakta olduğu, borçlanmasının çok yüksek olduğu, bankacı sanık … hesabına 01.01.2007 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde maaşı dışında hesabına kaynağı tespit edilemeyen yaklaşık 200.000,00 TL civarında para yatırma işleminin bulunduğu, 1.100,00 TL olan aylık gelirine karşılık aylık 4.994,00 TL civarında borç ödemesi yapması gerektiği, borçlanmasının çok yüksek olduğu tespitlerine yer verildiği,

Konut kredisine konu taşınmazların kredi tarihlerindeki gerçek durumunun şu şekilde olduğu;
…, … ve …’e kullandırılan kredilerde konutların yerinde arsa olduğu, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ya kullandırılan kredilerde taşınmazların su basman seviyesinde, kaba inşaat halinde vb durumlarda natamam oldukları, diğer kredilerde ise

konutların tamamlanmış olmakla birlikte şube ekpsertiz raporlarında değerlerinin gerçekte olduğundan çok yüksek gösterildiği,

…, … ve …’e kullandırılan konut yerine arsa olduğu belirlenen gayrimenkullere ilişkin kredilerde taşınmazın Kuşadası ilçesi, Doktorlar Sitesinde, …, … ve …’un kullandığı kredilerde natamam olan konutların Kuşadası İlçesi … Yapı Kooperatifinde bulundukları,

Dosya kapsamında dava konusu eylemlerin niteliği ve suçun sübutu açısından önemli görülen hususlar şu şekildedir;
Konut kredisi hamillerinden sanık … ile ilgili 2 adet kredi bulunduğu, bunlardan birini kendi üzerinden diğerini kardeşi sanık … üzerinden kullandığı, sanık …’in 15.05.2009 tarihli kolluk ifadesi ve mahkemeye sunduğu 05.06.2012 tarihli yazılı savunmasında özetle; kardeşi sanık …’ın kendisine paraya ihtiyacı olduğunu, bankadan kredi çekmek istediğini ancak kredibilitesi olmadığından kendisine kredi verilmediğini, borcu kendisinin ödeyeceğini, bir ev alacağını, evin kendi üzerine yapılacağını, bu ev üzerinden kredi alacağını söylediğini, önceleri kabul etmediğini ancak daha sonra kardeşinin zor durumda olması nedeniyle kabul ettiğini, …’in kendisine … … isimli arkadaşının katılan banka şubesinde … adlı kız arkadaşı olduğunu, onun vasıtasıyla kredi çıkarıldığını söylediğini, 144.000,00 TL konut kredisinin 55.000,00 TL sinin satıcıya ödendiğini, 89.000,00 TL sini ise elden kardeşine verdiğini, kardeşinin 8 taksitten sonrasını ödemediğini, borcun üzerine kaldığını, kendi oturduğu evin satıldığını, 21.11.2011 tarihi itibarıyla ise borcu kapattığını belirttiği, sanık …’ın 18.05.2009 tarihli müdafi eşliğinde alınan kolluk ifadesinde özetle; kendi kullandığı krediye ilişkin olarak: … …’ın kendisinin çocukluk arkadaşı olduğunu, bankacı sanık … …’ı (…) ise …’ın arkadaşı olması nedeniyle tanıyor olduğunu, borçları nedeniyle kredi kullanmak istediğini, … …’ın kendisine yardımcı olacağını, kendisinin … … vasıtasıyla konut kredisinden faydalanarak ev aldığını söyleyerek nasıl aldığını anlattığını, ”sen 50.000,00 TL’lik ev bul, senin 150.000,00 TL kredi kullanmanı sağlayalım, kredi onaylanırsa %10 unu ekspere veririz” dediğini, böylece 144.000,00 TL tutarında kredi kullanarak …’dan 55.000 TL değerinde bir ev aldığını, kredi tutarının 15.000,00 TL sini elden … …’a teslim ettiğini, geri kalanını borçlarını kapatmak için kullandığını, işlemlerin usulsüz olduğunu bildiğini ancak borçları nedeniyle mecbur kaldığını belirttiği, kardeşi … üzerinden kullandığı krediye ilişkin olarak: kendi kullandığı konut kredisi taksitlerini ödeyemeyince tekrar … … ile görüştüğünü, … …’ın kendisine ”senin adına olmaz ama kardeşlerini ikna et, onlar üzerinden aynı yöntemle konut kredisi çekebiliriz” demesi üzerine, ablası sanık …’den yardım istediğini, borçlarından dolayı zor durumda olduğunu adına konut kredisi çekmek istediğini söylediğini, ancak kredinin ne şartlarda ve nasıl çekileceğini söylemediğini, ablasının kabul ettiğini, aynı şekilde Berkant Garip’e ait evi 55.000 TL ye satın aldığını, ancak 144.000,00 TL kredi tahsis edildiğini, kesintilerden sonra yaklaşık 140.000,00 TL kaldığını, 55.000,00 TL yi satıcıya verdiğini, geri kalanını ise ablasından alarak 15.000 TL sini ise yine ekspere ödenmek üzere … …’a verdiğini belirttiği,

Savunması alınmadan ilk derece yargılaması sırasında vefat eden, evrakı tefrik edilerek vefatı nedeniyle hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilen kredi hamili olan sanık …’ın savcılık ifadesinde; … ve …’e ait … Emlak isimli iş yerinde çalışmakta olduğu sırada adı geçenlerin kendisine maddi olarak zor durumda olduklarını, nakit paraya ihtiyaç duyduklarını

bu nedenle kendilerine ait olan evleri tapuda kendisine devrederek kredi çekmek istediklerini söylediklerini, kabul ettiğini, kredi için bizzat başvuru yapmadığını, kredi işlemelerini … ve …’in yaptıklarını, … ve …’in bankada çalışan … …’ı (…) tanıyor olduklarını, … …’ın sık sık iş yerine gidip gelen biri olduğunu, işlemlerin hazır olduğunu söylediklerinde tapu müdürlüğüne gittiğini, orada satın aldığı evin başkasına ait olduğunu öğrendiğini ancak bunu önemsemediğini, 145.000,00 TL kredi verildiğini, 92.500,00 TL sini tapuyu devir eden kişiye, geri kalanını …’e verdiğini, bir kuruş dahi almadığını beyan ettiği, (söz konusu taşınmazın şube ekspertiz raporunda sanıklardan …’ın imzası bulunmaktadır.)

Kredi hamillerinden sanık …’ın savcılık ifadesi ve mahkemedeki savunmasında özetle; …’ün müteahitlik yapıyor olduğunu, … ve …’ın ise kardeş olup … ile birlikte çalışıyor olduklarını, adı geçen 3 kişinin kendisinin arkadaşı olup … Yapı Kooperatifinin müteahitliğini yaptıklarını, maddi durumunlarının kötüleştiğini, paraya ihtiyaçları olduğunu söyleyerek, kendisine kooperatifteki dairelerden birini satmış göstererek bu daire için kullanılacak konut kredisi tutarını kendilerine vermesini istediklerini, yardımcı olmak için kabul ettiğini, kooperatifteki 29 bloktan 10 unun tamamlanmış olduğunu, diğerlerinin ise inşaat halinde olduğunu, kendisinin kredinin tamamlanmış konut üzerinden alınacağını zannettiğini, kredi işlemleri ile …’ün ilgilendiğini, tahsis edilen 150.000,00 TL miktarındaki konut kredisinin tamamını … ve …’e verdiğini, kredi taksitlerini adı geçenlerin ödeyecek olduğunu ancak ödemediklerini, … …’ı bankada kredi işlemleri sırasında … vasıtasıyla tanıdığını, daha sonra arkadaşı …’ya da aynı şekilde kooperatiften ev satıldığını, kredi bedelini yine aynı şahısların kullandığını belirttiği, (söz konusu taşınmazın şube ekspertiz raporunda sanıklardan …’ın imzası bulunmaktadır.)

Kredi hamillerinden sanık …’nın savcılık ifadesi ve mahkemedeki savunmasında özetle; Sanıklardan …’ın 2007 yıl içerisinde yanına gelerek bir kooperatifin sahiplerinin arkadaşı olup paraya ihtiyaçları olduğunu, kooperatiflerdeki dairelerden birini kendisine devredip çektiği konut kredisi tutarını arkadaşlarına vermek istediğini söylediğini, kabul ettiğini, dairenin tamamlanmamış olduğunu bilmediğini, 120.000,00 TL kredi kullandığını, … isimli banka görevlisinin kredi tutarının tamamını …’a verdiğini, bu olayda banka eskpertiz raporuna güvenerek kredi çektiğini belirttiği, (Şube ekspertiz raporunda bankacı sanıklar … (…) ve …’un imzalarının bulunmaktadır)

Kredi hamillerinden sanık … ‘ın savcılık ifadesinde özetle; …’ün bir dönem kendisine para yardımında bulunduğunu, bu nedenle …’e minnet duymakta olduğunu, …’ün maddi durumunun kötü olması nedeniyle üzerinden konut kredisi çekmek istediğini söylediğini, kabul ettiğini, satın alınan evi hiç görmediğini, bankaya gittiğinde evrakların hazır olduğunu, paranın kime verildiğini hatırlamadığını beyan ettiği, mahkemeye sunduğu yazılı savunmasında ise farklı olarak; bankadaki çalışanlara kredi işlemleri sırasında ”benim borcum var, sıkıntı olmasın” dediğini, ancak kendisine ”sıkıntı olmaz, zaten parayı siz almayacaksınız, para …’e verilecek, borç da ona ait olacak dediklerini belirttiği, (söz konusu taşınmazın şube ekspertiz raporunda sanıklardan …’ın imzası bulunmaktadır.)

Kredi hamillerinden sanık …’ün savcılık ifadesi ve mahkemedeki savunmasında özetle;

Kredi tarihinde …’in yanında işçi olarak çalışıyor olduğunu, …’in o tarihte gelini olan …’in (…) de katılan bankada çalışıyor olduğunu, …’in kendisini arayarak ”sana bir ev aldık” dediğini, nasıl aldıklarını sorarak kendisinin ödeme yapamayacağını söylediğini, …’in ise cevaben kendisine ödeme konusunda yardımcı olacağını söylediğini, bankaya gittiklerini, kredi tutarını çekip elden …’in oğlu …’e verdiğini, o sırada bankada …’in de bulunduğunu, (…, … lehine yan risk olarak kullanıldığı ifade edilen ikinci kredi hamili olan sanıktır) taşınmazın inşaat halinde olduğunu bilmediğini belirttiği, (Kredinin şube ekspertiz raporunda sanıklardan … ve …’ın imzası bulunmaktadır)

Kredi hamillerinden …’in savunmasında özetle; kredi tarihinde … ve …’in yanında işçi olarak çalışıyor olduğunu, talepleri üzerine, şirketin kurtulması için bu işi yaptığını belirttiği, (Kredinin şube ekspertiz raporunda sanıklardan … ve …’ın imzası bulunmaktadır)

Kredi hamillerinden sanık …’ün savunmasında özetle; kredi tarihinde paraya ihtiyacı olduğunu, ev almaya ihtiyacı olmadığı halde o tarihlerde bankanın kolay şekilde konut kredisi veriyor olması nedeniyle bankadan kredi çektiğini, kredi verilen evi görmediğini, bu iş için bankada kimseye de para vermediğini belirttiği, (Kredinin şube ekspertiz raporunda sanıklardan …’ın imzası bulunmaktadır)

Kredi hamillerinden sanık …’in savunmasında özetle; … (vefat etmiştir) adlı şahsı babası ve kardeşinden dolayı tanıdığını, …’nun ”benim üzerime çok ev var, bir ev alacağım, onu üzerinize yapalım” demesi üzerine babasını kırmamak için bu teklifi kabul ettiğini, …’nun bankadaki tüm işlemleri hazırlamış olduğunu, kendisinin sadece imza atmaya gttiğini, …’nun ödemeyi tahhüt ettiği kredileri ödemediğini belirttiği (Kredinin şube ekspertiz raporunda sanıklardan … ve …’ın imzası bulunmaktadır)

Kredi hamillerinden sanık …’ün savunmasında özetle; … isimli arkadaşına para lazım olduğunu, kendisi adına konut kredisi talebinde bulunulduğunu, kendisinin sadece bankaya gidip imza attığını, …’nın ödemeyi taahhüt ettiği kredileri de ödemediğini belirttiği (Kredinin şube ekspertiz raporunda …’un imzası bulunmaktadır)

Kredi hamillerinden sanık …’in savunmasında özetle; olayda asıl sorumluların banka ve daire aldığı … Yapı kooperatifi yöneticileri olduğunu, krediyi halen ödemekte olduğunu ancak ev sahibi olamadığını, ekspertiz değeri belirlediği sırada orada olmadığını, bu işleri kooperatif yöneticilerinin hallettiğini, hazır kredi kullandığını, yani tüm işlemleri kooperatif yöneticilerinin yaptığını, nüfus cüzdanı örneğini gönderdikten 1 saat sonra da kredinin onaylandığını, …’in kooperatifin yöneticisi olduğunu, müteahitlerle iş birliği yaptığını, alacağı yeri bizzat gidip gördüğünü, beğendiğini, kaba işinin çoğunun bitmiş olduğunu, yeri görerek, bilerek satın aldığını belirttiği (Kredinin şube ekspertiz raporunda sanık …’ın imzası bulunmaktadır)

İlk derece mahkemesindeki yargılama sırasında vefat eden ve hakkındaki verak tefrik edilerek düşme kararı verilen sanık … …’ın kolluk ifadesinde özetle; üye olduğu kooperatif bünyesinde inşaatı

yarım kalan evi tamamlayabilmek için, kooperatif başkanı olan …’in (… Yapı kooperatifi başkanı) ”sana kredi çekelim, eve harcayalım, evi yapalım” demesi üzerine kredi çekmeyi kabul ettiğini, kredi işlemlerini …’in takip ettiğini, kredi tuıtarını da …’e verdiğini, bu olay sırasında … ve … ile muhatap olduğunu belirttiği, (Kredinin şube ekspertiz raporunda sanık …’ın imzası bulunmaktadır)
1. Bankacı sanıklar …, … ve …’un hukuki durumlarına yönelik incelemede; Yukarıda belirtilen yan risk oluşturduğu ifade edilen kredilerde bankacı sanıklarla kurulan irtibat, 3 adet konut kredisinde konutların yerinde arsa olması, 10 adet kredide bir kısmı su basman seviyesinde olan natamam dairelerin söz konusu olması, diğer kredilerde ise şube ekspertiz tutarları ile bilirkişi ya da banka ekspertiz bölümünce yapılan ekspertiz tutarları arasında fahiş farkların bulunması, bir kısım kredi hamili sanıkların kredilerin kendileri şubeye gitmeden hazırlandığını, kendilerinin sadece imza atmaya gittiklerini belirtmeleri, sanık …’ın müdafi eşliğinde alınan kolluk ifadesinde; bankacı sanık …’ın o tarihte nişanlısı olan … ile iş birliği içerisinde … ve …’e ait kredilerde komisyon karşılığı gerçeğe aykırı ekspertiz raporları tanzim ederek ya da edilmesini sağlayarak, ödenmeyeceğini bildiği kredilerin teminat eksiği ile tahsisini gerçekleştirdiğini ortaya koyması, … lehine yan risk niteliğinde sanık … …’a kullandırılan kredide …’nun sanık …’ın eniştesi olması, sanık …’ın … tarafından şubeye yönlendirildiğini ifade ettiği konut kredilerine konu ekspertizler sırasında kendisine tamamlanmış konutlar gösterilmek suretiyle kandırıldığını beyan etmesine karşın söz konusu konutların bulunduğu site içerisinde tamamlanmış hiçbir konutun olmayıp, sitenin yaklaşık 11 yıldır yarım inşaat ya da arsa durumunda olması, … ve …’a yan risk niteliğinde kullandırılan kredilerde kredi kullandırımı ve/veya kredi taksit ödemeleri sırasında …’ın hesabına muhtelif tutarlarda para girişlerinin olması, sanık …’nın savunmasında … isimli banka görevlisinin kredi tutarının tamamını …’a verdiğini belirtmesi, ancak satıcının … olmaması, sanıklar … ile …’ın yukarıda özetlenen hesap hareketlerinde kaynağı belli olmayan ve o tarihlere göre oldukça yüksek miktarlarda para girişlerine rastlanması, gelir ve borçlanma miktarları arasında fahiş fark bulunması, sanık …’nun kullandığı konut kredisinde, krediye konu konutu …’nun eşi …’dan alması karşısında satışın muvazaalı olduğunun banka personeli tarafından farkedilebilir olması (şube ekspertizi sanık … tarafından yapılmıştır.), … ve … tarafından kullanılan kredilerin sanık … ‘un o tarihteki eşi olan … lehine yan risk olarak, onu finanse etmek amacıyla kullandırıldığının gerek banka müfettişince yapılan ve yukarıda belirtilen tespitler gerek … ve …’in yukarıda belirtilen beyan içerikleri ile sabit olması, bu kredilerin her ikisinde de şube ekspertizinde sanık …’nın görev alması, sanık …’nın o tarihteki eşi … lehine yan risk olarak kullandırıldığı kanaatine varılan …’e ait kredinin ikinci taksidini, kendi hesabından çekip …’in hesabına yatırarak ödemesi, … lehine yan risk olarak kullanıldığı belirtilen kredilerden …, o tarihteki eşi … ve … tarafından kullanılan kredilerde sanık …’ın şube ekspertizlerini bizzat yaptığını belirttiği, bunlardan …’ye kullandırılan kredide krediye konu iş yerinin gerçekte natamam olduğu, 02.12.2007 tarihli şube ekspertiz raporunda iş yerinin tamamlanma oranının %100 olarak gösterildiği, 06.05.2009 tarihinde kollukça yapılan tespitte binanın inşaat halinde olduğunun belirtildiği, bu durumun işin uzmanı olmayanlar tarafından dahi binanın inşaat halinde olduğunun anlaşılabilir olduğunu ortaya koyduğu, …’ye ait krediye konu iş yerinin sanık … ‘nın kız kardeşi olan tanık …’e ait olması, 02.12.2007 tarihli şube ekspertiz raporunda iş yeri toplam değerinin 150.000,00 TL belirtilmesi, ilgili icra dosyasında tanzim olunan 21.10.2008 tarihli raporda ise değerin 20.000,00 TL olarak belirtilmesi karşısında aradaki fahiş farkın bankacı sanık tarafından ekspertiz konusunda ehil olmamakla açıklanamayacağı, yine bu farkın iki rapor arasındaki süreye göre konut fiyatlarında %30 ila %50 oranlarında düşüş olduğu yönündeki savunmalarla da izah edilemeyecek olması karşısında; bankacı sanıklar …, … ve …’un kendileri ya da bir başkalarının zimmetine geçirme kast ve düşüncesiyle gerçeği yansıtmayan değerlemelerle gayrimenkul ekspertiz raporları tanzim ederek teminat eksikliğine yol açacak şekilde kredi kullandırarak birçoğunun geri ödenmeyeceğini bildikleri ya da öngördükleri usulsüz kredi tahsisleri sağladıkları sabit olup, eylemlerin banka zimmeti suçu kapsamında bulunduğu, o dönemki banka şube müdürü Murat …’ın ekspertiz raporlarında mutlaka iki banka personelinin imzasının bulunması yönündeki talimatı nedeniyle konut kredisi için ekspertize gidildiğinde ekspertizi fiilen yapan banka görevlisi tek olsa da, rapora zaman zaman ekspertize gitmeyen ikinci bir personelin de imzasının alındığı, … tarafından kullandırılan krediye ilişkin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu yöndeki 21.01.2010 tarihli müzekkere cevabında da raporun … tarafından hazırlanıp, … ve … tarafından imzalandığının belirtilmesi, yine dosya kapsamında kredilerin güncel ödeme durumlarının belli olmadığı, mevcut yazı cevaplarına göre kredilerin bir kısmının kapandığı, bir kısmının ise çeşitli varlık şirketlerine devrolunduğu ve ödeme detaylarının ilgili varlık şirketlerinden sorulması gerektiği anlaşılmakla, katılan bankadan bankacı sanıkların fiilen ekspertizini yaptığı dava konusu kredilerin sorulması, bu konuda yapılacak tespit bakımından sanık savunmalarının da göz önünde bulundurulması, yine sanıklardan …’in ilgili ekspertiz raporunda imzası bulunmamasına karşın söz konusu usulsüz kredinin tahsisini sağlamak için kredi tutarından komisyon aldığı …’in kredisinden de sorumlu olduğunun göz önünde bulundurulması, kredilerin güncel ödeme durumlarının tespit edilip, bankacı sanıkların birlikte ya da tek başına sorumlu oldukları bakiye banka zararının gerektiğinde bu konuda alanında uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmak suretiyle belirlenerek, neticesine göre sanıklar …, … ve …’un bankacılık zimmeti suçundan cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanıklar …, … ve …’ün hukuki durumlarına yönelik incelemede;
Dosya kapsamına göre; Sanık …’ın … tarafından su basman seviyesindeki gayrimenkul için kullanılan kredi sırasında …’a vefat eden sanıklardan … vasıtasıyla tamamlanmış başka bir gayrimenkulü gösterip sattığı ve bu yer için de gerçeğe aykırı şube ekspertiz raporu hazırlatarak konut kredisi kullanılmasını sağladığı ve kredi tutarını zimmetine geçirdiği cihetle, söz konusu eylemde şube ekspertiz raporunu hazırlayan bankacı sanık …’ı azmettirmekten sorumlu olduğu, sanık …’ın bizzat kullandığı ve ayrıca ablası sanık … üzerinden kullandığı 2 ayrı kredi de gerçeğe aykırı şube ekspertiz raporları tanzim edilmesi ve usulsüz kredi tahsis edilebilmesi için sanıklardan …’a kredi tutarlarından komisyon vermeyi taahhüt ettiği ve böylece tahsis olunan 2 ayrı kredi tutarını zimmetine geçirdiği cihetle, söz konusu 2 kredide bankacı sanık …’ı azmettirmekten sorumlu olduğu, …’ün konut kredisi kullandığı yerin konut olmayıp kat irtifakı tesis edilmiş halde boş arsa olduğu, bu kredide de şube ekspertiz raporunun sanık … tarafından hazırlandığı, sanık …’ün savunmasında; kredi tarihinde paraya ihtiyacı olduğunu, ev almaya ihtiyacı olmadığı halde o tarihlerde bankanın kolay şekilde konut kredisi veriyor olması nedeniyle bankadan kredi çektiğini belirtmesi karşısında bankacı sanık …’ı azmettirmekten sorumlu olduğu gözetilerek sanıklar …, … ve …’ün bankacılık zimmeti suçuna azmettirmekten cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,

3. 10.01.2012 tarihli ve 2012/139 Esas sayılı ana iddianame ile sanıklar …, … ve diğer 42 sanık hakkında … tarafından kullanılan konut kredisinin de arasında bulunduğu 40 adet konut kredisindeki usulsüzlükler için, 15.02.2012 tarihli ve 2012/296 Esas sayılı birleşen iddianame ile sanıklar …, …, … ve … hakkında … tarafından kullanılan konut kredisindeki usulsüzlükler için dava açılmış olup, sanıklar … ve … yönüyle birleşen iddianame ile açılan davanın mükerrer olduğu gözetilerek reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;
1.Beraat eden sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi sırasında sanık …’nın soyadının ”…” yerine ”…” olarak yazılması,

2.Gerekçeli karar başlığında ”sanıklar” bölümünde … ve …’un birinci ve ikinci sıraların yanı sıra otuzbeş ve otuzaltıncı sıralarda da tekrar sanık olarak gösterilmeleri,
3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 26.07.2007-30.05.2008 yerine 01.02.2008 olarak gösterilmesi nedenleriyle, hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılan Banka Vekilinin Katılan Sanık … ve Sanıklar …, …, …, …, … (…,) …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …(…), …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …(…) ve … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Bakımından
Gerekçe bölümünde (A), (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’nin 17.03.2021 tarihli ve 2019/665 Esas, 2021/703 Karar sayılı kararında, belirtilen sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik olarak katılan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B.Katılan Banka Vekili ve Sanık …’ün, Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik ve Katılan Banka Vekilinin Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Bakımından
Gerekçe bölümünde (D) ve (E) bentlerinde açıklanan nedenlerle anılan hükümlere yönelik olarak katılan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş vekili ve sanık …’ün temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’nin 17.03.2021 tarihli ve 2019/665 Esas, 2021/703 Karar sayılı kararında, belirtilen sanıklar hakkında kurulan hükümlerin 5271 sayılı

Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.