Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/606 E. 2023/939 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/606
KARAR NO : 2023/939
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/395 D.İş
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulüne
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık … hakkında Patnos 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli ve 2016/139 Esas, 2017/122 Karar sayılı kararı ile anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesinin yollamasıyla, 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, söz konusu kararın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21.09.2017 tarihli ve 2017/1288 Esas, 2017/1148 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesine müteakip, anılan kararın infazı sırasında, Patnos Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik
nedeniyle uyarlama yargılaması yapılmasının talep edildiği, bunun üzerine yapılan uyarlama yargılaması sonucunda Patnos 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/558 Esas, 2021/168 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine ve katılan Gümrük İdaresi lehine 1.980,00 TL vekalet ücretinin tahsilde mükerrirlik olmamak kaydı ile sanıktan tahsiline karar verilmiş, neticeten katılan Gümrük İdaresi vekilinin uyarlama kararına itirazı üzerine Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ve 2021/395 değişik iş sayılı kararı ile vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulüne ve 5.900,00 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsiline karar verilerek, bu kararın 02.09.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.10.2022 tarihli ve 2022/3226 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/140959 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/140959 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“…Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/1832 esas 2019/3352 karar sayılı ilamında yer alan, ” İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi,” şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, Mahkemece uyarlama kararında ilk kararda hükmedilen 1.980,00 Türk lira vekalet ücretini geçmemek üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5.900,00 Türk lirası vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine dair karar verilmesinde isabet görülmemiştir”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır.
Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Bu olağanüstü kanun yolunun amacı, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir.

Eylemin sübutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konular ile şahsi hakka ilişkin konularda Kanun Yararına Bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gerek Ceza Genel
Kurulu gerekse daire kararlarıyla kabul edilmiş olup, katılan Gümrük İdaresi lehine maktu vekalet ücreti verilmesi de bu kapsamda takdire yönelik konulardan olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.