Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/6647 E. 2023/5072 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6647
KARAR NO : 2023/5072
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
HÂKİMLİĞİ : Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2021/6257 Değişik iş
KABAHATLİ : …
KABAHAT : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ na (2918 sayılı Kanun)
muhalefet
KABAHAT TARİHİ : 18.05.2021
İNCELEME KONUSU KARAR : Başvurunun reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

2918 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesine muhalefet eyleminden dolayı kabahatli … hakkında 144,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair İstanbul Emniyet Müdürlüğü Fahri Trafik Müfettişliği Büro Amirliğinin 18.05.2021 tarihli ve MA 72451274 sayılı idari para cezası karar tutanağına yönelik başvurunun, Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/6257 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.01.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15107 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15107 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/1-b maddesine muhalefet etmek eyleminden kabahatli … hakkında 144,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair İstanbul Emniyet Müdürlüğü Fahri Trafik Müfettişliği Büro Amirliğinin 18/05/2021 tarihli ve MA 72451274 sayılı trafik idari para cezası karar tutanağına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/6257 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, kabahatli adına tescilli 34 BIN 997 plakalı araç ile Ankara ili Çankaya ilçesinde iki yönlü yolda karşıdan gelen aracın geçişini kolaylaştırmak için aracın sağ kenara yanaştırmamak eyleminden dolayı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Fahri Trafik Müfettişliği Büro Amirliğince düzenlenen bahse konu idari yaptırım kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/06/2021 tarihli karara yönelik olarak 17/11/2021 tarihli ve 94660652-105-06-14726-2021-Kyb sayılı yazımız ile kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/05/2022 tarihli ve 2022/2246 esas, 2022/9114 karar sayılı ilâmında özetle, ülkenin her yerinde görevli sayılan fahri trafik müfettişi tarafından somut olayda Ankara İli, Çankaya İlçesi sınırları içerisinde tespit edildiği belirtilen kural ihlali uyarınca düzenlenen idari yaptırım kararı bakımından, başvuruyu inceleyecek Hakimliğin, idari yaptırım kararını uygulayan kurumun bulunduğu Hakimlik değil, idari yaptırıma konu kabahatin işlendiği yer Hakimliği olduğu anlaşılmakla birlikte, Ankara ili Çankaya ilçesinde işlendiği ileri sürülen kabahat ile ilgili olarak idari para cezası kararını verme yetkisinin de bu yer idaresine ait olduğu cihetle, İstanbul Fahri Trafik Müfettişliği Büro Amirliği tarafından yetki alanı dışında işlenen kabahat ile ilgili düzenlenen idari para cezası karar tutanağının yetki yönünden hukuka uygun olmadığından bahisle, anılan hususa ilişkin olarak da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunulmayacağının değerlendirilmesi için Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildiği anlaşılmakla,
Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25/03/2009 tarihli ve 2007/1722 esas, 2009/3458 karar sayılı bozma ilamında yer alan, “… muterize ait 06 N 2397 plakalı araç hakkında düzenlenen ceza tutanağının 02.09.2004 tarihli ve D 493775 sayılı fahri trafik müfettişi trafik suçu ihbar tutanağına istinaden düzenlendiğinin anlaşılması karşısında 2918 sayılı Kanunun “Fahri trafik müfettişliği” başlıklı ek 6.maddesinin 2.fıkrasında öngörülen “Fahri trafik müfettişleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun suç saydığı fiilleri işleyenler hakkında işlem yapılması amacıyla, Emniyet Genel Müdürlüğünce kendilerine verilen tutanağı düzenlemek ve bunları aracın tescilli olduğu trafik kuruluşuna teslim etmek zorundadır.” Hükmü uyarınca Susurluk Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğinin ceza tutanağı düzenleme yetkisinin bulunmadığı, fahri trafik müfettişi tarafından düzenlenen ihbar tutanağının, aracın tescilli olduğu trafik kuruluşuna gönderilmekle yetinilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş …” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,

Somut olayda, kabahatliye ait 34 BIN 997 plakalı araç hakkında düzenlenen ceza tutanağının fahri trafik müfettişi trafik suçu ihbar tutanağına istinaden düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, 2918 sayılı Kanunun “Fahri trafik müfettişliği” başlıklı ek 6. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün ceza tutanağı düzenleme yetkisinin bulunmadığı, fahri trafik müfettişi tarafından düzenlenen ihbar tutanağının, aracın tescilli olduğu İstanbul ili trafik kuruluşuna gönderilmekle yetinilmesi gerektiği, bahse konu olayda da söz konusu idari para cezasının yetkili ve görevli İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Fahri Trafik Müfettişliği Büro Amirliği tarafından tanzim edildiği cihetle, yetki yönünden anılan karar aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulmamıştır.
Ancak;
Dosya kapsamına göre,
1- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6, 22/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddeleri uyarınca hakkında idarî yaptırım kararı veren İstanbul Emniyet Müdürlüğü Fahri Trafik Müfettişliği Büro Amirliğinin bulunduğu yer mahkemelerinin kabahatlinin başvurusunu incelemekle yetkili ve görevli olması karşısında, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, başvurunun esastan incelenerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5326 sayılı Kanun’un, “Başvurunun incelenmesi” başlıklı 28. maddesindeki “(2) Başvurunun usulden kabulü hâlinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir. (4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re’sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir….(7) Mahkeme ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde İdarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde İdarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.” hükmüne aykırı olarak, kabahatlinin, idarî para cezasının iptali istemli başvurusuna istinaden mahkemece, ilgili kamu kurumundan gerekli olan tüm evraklar getirtilip inceleme ve araştırma yapılmadan ve başvuruda bulunan kabahatliye cevap dilekçesinin bir örneği tebliğ edilmeden, yazılı şekilde başvurunun reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir…” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 22 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile kabahatler bakımından yetki yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yetki kurallarına atıf yapıldığı, anılan Kanun’un 12 nci maddesinin birinci fıkrasında “Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.” şeklinde olduğu cihetle, her ne kadar kabahatli hakkındaki idari para cezası, hatalı olarak, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Fahri Trafik Müfettişliği Büro Amirliği tarafından uygulanmış ve daha önce Dairemizin 09.05.2022 tarihli ve 2022/2246 Esas, 2022/9114 Karar sayılı kararında işaret edilen husus kanun yararına bozma istemine konu edilmemiş ise de anılan düzenlemeler çerçevesinde, kabahatin işlendiği yer Ankara olduğundan, başvuruyu inceleme görev ve yetkisinin Ankara Sulh Ceza Hakimliklerinde olduğu anlaşılmış olup, istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden;

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE,

2. Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/6257 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemler mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.