YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6867
KARAR NO : 2023/4907
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/328 E., 2022/499 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 8.06.2003 tarihli ve 2002/130 Esas, 2003/107 Karar sayılı kararıyla sanığın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 6 yıl ağır hapis ve 19.663.017.474 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 05.07.2007 tarihli ve 2005/210 Esas, 2007/5414 Karar sayılı ilâmı ile temyiz isteklerinin süresinden sonra olduğu gerekçesiyle ret kararı verilmiştir.
2.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2007 tarihli yazısı ile uyarlama yargılaması talebinde bulunulması üzerine Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2007 tarihli ve 2002/130 Esas, 2003/107 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.12.2010 tarihli ve 2010/9344 Esas, 2010/17096 Karar sayılı ilâmı ile “uyarlama yargılamasında duruşma açıldığı halde sanık yargılamadan haberdar edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak hüküm tesis edildiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma sonrası Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.07.2011 tarihli ve 2011/69 Esas, 2011/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 10.03.2014 tarihli ve 2012/31588 Esas, 2014/3828 Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu (4389 sayılı Kanun) ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (5411 sayılı Kanun) ilgili hükümleri uyarınca değerlendirilme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/479 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile sanığın 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık ve katılan banka vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/3501 Esas, 2021/8922 Karar sayılı ilâmı ile “…765 sayılı TCK’nun 80. maddesinde düzenlenen artırım miktarının, 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi hükmüne nazaran sanık lehine olduğu 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi uyarınca 5411 sayılı Yasanın 160/1. ve 160/5. madde fıkraları ile birlikte 765 sayılı TCK’nun ilgili genel hükümleri gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi suretiyle fazla ceza tayini,..” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2021/328 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereği suç tarihinden itibaren 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
6.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.03.2023 tarihli ve 2023/1586 sayılı onama görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan banka vekilinin temyiz istemi, mahkûmiyeti kesinleşen sanık hakkında uyarlama yargılaması nedeniyle zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle düşme kararı verilemeyeceğine ve re’sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 18.06.2003 tarihli ve 2002/130 Esas, 2003/107 Karar sayılı ilk hükmün sanığın temyiz süresini kaçırdığı tarihte yani 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmesi nedeniyle uyarlama yargılamasına konu kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu gözetilerek, 25.10.2022 tarihli bozma sonrası davanın olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmış ise de; 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (5728 sayılı Kanun) geçici 1 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımı hükümleri uygulanmaz” hükmüne göre kesinleşmiş hükümlerde dava zamanaşımının söz konusu olamayacağı gözetilmeden, davanın esası hakkında karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/328 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararına yönelik katılan banka vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.