YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7223
KARAR NO : 2023/4076
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2022/4894 Değişik İş
ŞÜPHELİ : Osmanlı Ticaret isimli iş yeri yetkilileri
SUÇ : 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 08.08.2022 tarihli ve 2022/5577 Değişik İş sayılı karara karşı yapılan itiraz üzerine, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.08.2022 tarihli ve 2022/4894 Değişik İş sayılı sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.02.2023 tarihli ve 94660652-105-34-27995-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB- 2023/24063 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB- 2023/24063 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle satışa arz etmek veya satmak suçundan
şüpheli Osmanlı Ticaret isimli işyerini işletenler hakkında yürütülen soruşturma sırasında işyerinde suç delillerinin elde edilmesi amacı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/137824 soruşturma sayılı dosyası üzerinden 08/08/2022 tarihli arama yapılması talebinin reddine dair İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/08/2022 tarihli ve 2022/5577 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/08/2022 tarihli ve 2022/4894 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 21/01/2021 tarihli ve 2020/2002 esas, 2021/1319 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, dosya kapsamına göre, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/08/2022 tarihli kararı ile arama kararı talebinin tek dayanağının tek taraflı olarak düzenlenmiş tutanak olduğu cihetle ve arama için makul şüphenin oluşmadığından bahisle arama talebinin reddine karar verilmiş ise de, müşteki şirketin Türk Patent Enstitüsü marka sicilinde tescilli Okey ibareli markaların sahibi olduğu, şüpheli işyerinin ise müşteki şirket ile arasında herhangi bir lisans anlaşmasının olmamasına rağmen Beşiktaş 13.Noterliğinin 27/07/2022 tarihli ve 11180 yevmiye numaralı tutanağına göre suça konu olduğu iddia edilen ürünlerin şüpheli işyerinden alındığının tespit edildiği, dosya kapsamında bulunan 05/08/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre de incelenen ürünlerin marka taklidi eşyalar olduğu ve tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecek mahiyette olduğunun belirtildiği, kaldı ki müşteki firmanın şüpheli işyeri ile arasında lisans anlaşması veya satış konusunda izni olduğunun kabulü halinde orjinal ürünlerinin satışı yapılsaydı buna rağmen müşteki firmanın şüpheli işyerini şikayet etmesinin hayatın olağan akışına uymayacağının değerlendirilmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 116/1. maddesinde yer alan “Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, soruşturmaya konu suç delillerin elde edilmesi amacıyla dosyada yer alan mevcut belgelerin arama için makul şüphenin oluştuğunun kabulü gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.08.2022 tarihli ve 2022/4894 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılması için dava dosyasının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.