YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2932
KARAR NO : 2009/5937
KARAR TARİHİ : 11.12.2009
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 113 ada 12 parsel sayılı 340,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı … adına tespit edilmiş, Terme Kadastro Mahkemesinin 16.03.2001 tarih ve 1999/42-89 EK sayılı kararı ile … adına yapılan tespitin iptaline ve taşınmazın tespit harici bırakılmasına ilişkin verilen karar 28.03.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Hükme esas alınan 20.06.1977 tarihli kıyı kenar çizgisi Samsun İdare Mahkemesinin 1999/955-2000/440 E.K. sayılı ilamı ile iptal edilmiş, idare tarafından 12.08.2004 tarihinde onaylanan yeni kıyı kenar çizgisi belirlenmiştir. Davacı … kesinleşen Terme Kadastro Mahkemesinin kararına dayanak olan kıyı kenar çizgisinin iptal edildiğini öne sürerek HUMK.nun 445. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ancak, davanın esastan reddine, dava konusu 113 ada 12 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin raporunda (A) harfi ile işaretli bölümün 3402 sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince tespit dışı bırakılmasına, (B) harfi ile işaretli bölümün ise kumluk vasfı ile aynı ada da son parsel numarası verilerek davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ve duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 113 ada 12 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 24.11.2008 günlü haritada (A) harfi ile işaretli 33,88 m2 yüzölçümündeki bölümünün kıyı kenar şeridinin kapsamında kaldığı, (B) harfi ile işaretli 306,41 m2 yüzölçümündeki kesimin ise kumluk niteliğinde olduğu, anılan bölüm üzerinde davacı yararına davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere saptanmıştır.
Kural olarak bu nitelikteki taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Kaldı ki, dava konusu 113 ada 12 parsel sayılı taşınmazın yargılamanın iadesi davasına konu olmadan önceki günlü hükümle taşınmazın tümünün kıyı kenar şeridinin kapsamında kaldığı göz önüne alınarak taşınmazın kadastro dışı bırakılmasına karar verilmiş ise de taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciiler tarafından belirlenen kıyı kenar şeridi ile ilgili yönetimsel işlemin Samsun İdare Mahkemesinin 1999/955-2000/440 E.K. sayılı hükmü ile iptali üzerine idarece “Samsun Valiliğince yeniden belirlenen ve 12.8.2004 tarihinde onaylanan kıyı kenar şeridi göz önüne alınarak uzman jeolog bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli bölümünün kıyı kenar şeridinin kapsamında kaldığı, aynı haritada (B) harfi ile işaretli kesimin ise kıyı kenar şeridinin kapsamı dışında kaldığı, nevarki sözü edilen bölümün kumluk niteliğinde, bu nedenle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu dosya içeriğiyle saptandığına göre dava ve temyize konu taşınmazın tümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılması hukuken olanak dışıdır.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı … ile davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne varki; çoğun içinde az da vardır kuralı nazara alındığında dava konusu taşınmaz üzerinde tespit tarihinde mevcut bulunan muhdesatın davalı tarafından meydana getirildiği belirlendiğine göre davalı adına kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmamış olması isabetsiz, davacı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün bir nolu bendinin sonuna “Dava konusu 113 ada 12 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 25.11.2008 havale tarihli haritada (B) harfi ile işaretli bölüm üzerinde bulunan tek katlı kargir evin davacı …’e ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2009 günündü oybirliğiyle karar verildi.