Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2009/4577 E. 2009/5865 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4577
KARAR NO : 2009/5865
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi katılan davacı hazine ve davalı … tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 114 ada 25 parsel sayılı 10655,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına, 146 ada 18 parsel sayılı 69044,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … dava konusu taşınmazların bir bölümünün mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında hazine 114 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tamamının mera olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece katılan davacı hazinenin davasının kabulüne, davacı …’in davasının kısmen kabulüne, 114 ada 25 parsel sayılı taşınmazın mera niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmasına, 146 ada 18 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 6.6.2008 günlü haritada (A) harfi ile gösterilen 25546,94 metrekare yüzölçümündeki kesiminin mera niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmasına, 146 ada 18 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 43497,75 metrekare olarak belirlenmesine ve tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … ve katılan davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz eden katılan davacı hazinenin 146 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının bulunmadığı, davacı … tarafından açılan davaya da usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde katılmadığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca, adı geçenin davanın gerçek tarafı olmadığının kabulü gerekir. Kural olarak davanın gerçek tarafı olmadığı halde karar başlığında taraf olarak gösterilmiş olması adı geçene taraf niteliğini kazandırmayacağı gibi davanın gerçek taraf olan gerçek yada tüzel kişinin karar başlığında taraf gösterilmemiş olması taraf niteliğini etkilemez. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bir hükmü hukuksal yararı bulunmak koşulu ile ancak davanın tarafları temyiz edebilir. Açıklanan nedenlerle davanın gerçek tarafı olmayan ve hükmü temyizde hukuksal yararı bulunmayan katılan davacı hazinenin 146 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2-Katılan davacı hazinenin 114 ada 25 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; hazine taşınmazın kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Hükmün kapsamı ve sonucu dikkate alındığında hazinenin temyizi taşınmazın mahkemece saptanan türüne yöneliktir.
Dava ve temyize konu 114 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
İddianın öne sürülüş biçimi ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan davacı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
3-Davalı …’un temyiz itirazlarına gelince; dava ve temyize konu 114 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten çekişmeli taşınmazın sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde mera bulunmaktadır. Dava konusu taşınmaz ile sınırlarını oluşturan komşu taşınmaz arasında doğal yada yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın sınırını oluşturan komşu mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmaza el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir.
Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı …’un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 114 ada 25 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 10.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.