YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5003
KARAR NO : 2009/6321
KARAR TARİHİ : 22.12.2009
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 15.12.2009 günü belirlenen saatte temyiz eden … vekili Av. … geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden, bir başka deyişle haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
HUMK’nun 101. ve devamı maddeleri hükmü gereğince ihtiyati tedbir kararı alan kimse ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun belirlenmesi halinde ihtiyati tedbir kararı sebebiyle karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğradıkları zararı gidermekle yükümlüdür. İhtiyati tedbir kararı alan kişinin sorumluluğuna hükmedilebilmesi için ihtiyati tedbir kararının uygulanmış olması, ihtiyati tedbir kararının haksızlığının belirlenmesi, bir zarar doğması, zarar ile ihtiyati tedbir kararının uygulanması arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. İhtiyati tedbir kararının haklı veya haksız olduğu ancak o davada verilecek nihai karar ile belirlenebilir. Öte yandan her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalı şirket tarafından Adana Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 2003/200 Esas sayılı dosyası üzerinden alınan ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu öne sürerek oluşan zararın tahsili için dava açmış, davalı tarafın zamanaşımı defi üzerine mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, ihtiyati tedbir kararının verildiği Adana Asliye 4.Hukuk Mahkemesinin 2003/200 Esas sayılı dosyasında henüz esas yönünden karar verilmediği, verilen görevsizlik kararının kesinleşmediği, dosyanın karar düzeltme incelemesi için Yargıtay’da bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca görülen davanın açıldığı tarihte haksız olarak alınan ve uygulanan bir ihtiyati tedbir kararının bulunmadığının kabulü gerekir.
Mahkemece bu olgular göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanılgı sonuca etkili olmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile, gerekçesi bakımından yanılgılı ancak sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, harç peşin ödendiğinden davacı taraftan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 22.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.