Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2009/6463 E. 2010/6602 K. 12.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6463
KARAR NO : 2010/6602
KARAR TARİHİ : 12.11.2010

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 575 ada 1 parsel sayılı 570,15 m2 ve 577 ada 13 parsel sayılı 2.438,51 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı … ve 575 ada 2 parsel sayılı 557,47 m2 ve 577 ada 12 parsel sayılı 1.991,48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davacıların miras bırakanı ….,adlarına pay tapu kayıtlarına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiş, tespitler kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. 575 ada 2 ve 577 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar …ve …, … ve … adlarına kayden intikal etmiştir. Davacılar …ve …, … ve … tapu kaydında davalı ile davacılar miras bırakanlarının paylarının eşit olduğu halde kadastro tespitinde davalıya fazla yer yazıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 577 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 10.01.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı renkle taralı 223,515 m2 kısmının tapu kaydının iptaline ve 577 ada 12 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacılar adına tapuya tesciline; 575 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 577 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 10.01.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı renkle taralı 223,515 m2 kısmı üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçegösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri varsa haritaları ve ifraz haritaları ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle tapu kaydının haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenmek ve çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, 3402 sayılı Yasanın 20. maddesi uyarınca tapu kayıt kapsamı öncelikle haritası ile belirlenmeli, tapu kaydının haritasının bulunamaması ya da uygulanamaması durumunda yerel bilirkişi yardımıyla sınır yerleri tek tek sorularak kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurularak kaydın sınırlarına göre ve sabit hudutları esas alınarak kapsamı belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 12.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.