Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2010/327 E. 2010/6608 K. 23.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/327
KARAR NO : 2010/6608
KARAR TARİHİ : 23.11.2010

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.200 TL’yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında 101 ada 371 ve 431 parsel sayılı sırasıyla 978,27 m², 2017,63 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın, davalının zilyetliğinin malik sıfatıyla olmadığını kanıtlayamadığından söz edilerek karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların kendi zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu belirtmiş ise de verdiği delil listesi ile tapu kayıtlarına da dayanarak dosyaya bir kısım tapu kayıtları sunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafın sunduğu tapu kayıtları ile ilgili olarak yöntemine uygun inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın sunduğu tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren bütün tedavülleri ve varsa haritaları ile birlikte getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon gördüğü parseller varsa bunlara ait kadastro tutanak örnekleri istenmeli, davacıya tapu kayıtlarıyla akdi ya da ırsi irtibatlarını kanıtlamaları için olanak tanınmalı, bundan sonra mahallinde, davada yararı bulunmayan yaşlı ve ehil kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, üç kişilik uzman fen bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişilerden tapu kayıtlarında yazılı köy, mevki ve sınırlar hususunda tek tek ve ayrıntılı bilgi alınmalı, tapu kayıtlarının kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca ve sınırlarının gayrı sabit sınırlı ya da sabit sınırlı olup olmadıkları dikkate alınarak belirlenmeli, fen bilirkişi kurulundan yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen noktaları, tapu kayıtlarının kapsamlarını gösterir ve keşfi izlemeye olanak tanır şekilde rapor ve harita düzenlemeleri istenmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kalması halinde tapu kayıtlarının davalı taraf yönünden hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği hususu, davalı tarafın zilyetliğinin niteliği de değerlendirilerek tartışılmalı, tapu kayıtlarının hukuki kıymetini kaybetmediğinin ve çekişmeli taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığının saptanması halinde tapulu taşınmazlarda sürdürülen zilyetliğin değer taşımayacağı düşünülmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde davalı tarafın sürdürdüğü zilyetliğin malik sıfatıyla olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, davacı ve bayii …adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların kesinleşme tarihlerini gösterecek şekilde tespit tutanak suretleri ile varsa dayanağı belgeleri, davalı iseler dava dosyaları getirtilerek 3402 sayılı Yasanın 14/son maddesinde öngörülen kısıtlamalar yönünden denetleme yapılmalı; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, mahkemece esas hakkında hüküm verilip davadan el çekildikten sonra miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılması; Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazı yazmak ve cevaplarını dosya içine koymak suretiyle delil ikame edilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.