Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2010/6980 E. 2011/4916 K. 13.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6980
KARAR NO : 2011/4916
KARAR TARİHİ : 13.07.2011

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı 7112.42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, davacının dava dilekçesinde dava sebep ve delillerini bildirdiği, bildirilen delillerin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi” hususlarına değinilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davacı … yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Taşınmaz başında dinlenen yerel bilirkişiler ve tutanak bilirkişileri dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunu yaşlılığı sebebiyle son 5-6 yıldır ekemediğini beyan etmişlersede uzman zirai bilirkişi tarafından düzenlenen raporda taşınmaz üzerinde toprak işlemesi sonucu ortaya çıkan belirgin sınırların oluşmadığı, komşu tarım arazileri ile benzerlik göstermediği, ham toprak vasfında olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sırasında taşınmazın içinden sel yatağının geçtiğine dair mahkemenin gözlemi keşif tutanağına yazılmıştır. Zirai bilirkişi raporu ve hakim gözlemine ters düşen yerel ve tutanak bilirkişilerin beyanlarına itibar edilemez.
Hal böyle olunca dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacının taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, 13.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.