Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2011/4300 E. 2011/4684 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4300
KARAR NO : 2011/4684
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 61 ve 71 parsel sayılı sırasıyla 28100 m2 ve 22800 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Tutak Tapulama Mahkemesi’nin 1972/71-1976/494 E.K. ve 1972/60-1976/490 E.K. sayılı ilamlarıyla Kadastro Müdürlüğü’ne iade edildiğinden söz edilerek, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 71 parsel sayılı taşınmazın 6.6.2008 tarihli tespit gibi tapuya tesciline, 61 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 7.6.2010 tarihli haritada gösterilen 4000 m2 yüzölçümümdeki bölümünün davalı … adına tapuya tesciline, geriye kalan 24100 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 71 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafın tutunduğu 1937 tarih ve 89 sayılı vergi kaydı kapsamında kaldığı, 61 parsel sayılı taşınmazın 4000 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olmadığı, 1937 tarih ve 96 sayılı vergi kaydı kapsamında kaldığı, dava konusu 71 ve 61 parsel sayılı taşınmazların temyize konu bölümleri üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davalı … yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 4, 5, 6 ve 7. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 4. bent olarak “Davacı Hazine tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,” sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 07.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.