Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2011/4423 E. 2011/4814 K. 11.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4423
KARAR NO : 2011/4814
KARAR TARİHİ : 11.07.2011

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı … ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “Kamulaştırma belgeleri ve haritasının getirtilerek yöntemince keşif mahallinde uygulanması” gerektiği yönüne değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1274 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi…., tarafından düzenlenen 27.6.2002 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 7.563 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı Hazine, geri kalan bölüm ile dava konusu 34 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ile davalı … ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, Dairemizin bozma kararı çerçevesinde işlem yapıldığının ve hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulduğunun anlaşılmasına göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine’nin yerinde görülmeyen tüm, davalı … ve paydaşlarının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemeye aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün E, F ve G bentlerinde yazılı bulunan “…Kabule göre karar verilen 1274 nolu parsele ilişkin olarak hesaplanan 4.960.000 TL. karar ve ilam harcının bu parsel maliklerinden tahsili ile Hazine’ye irat kaydına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 87.500.000 TL vekalet ücretinin 1274 nolu parsel hissedarlarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Hazine vekiline verilmesine, Davacı Hazine tarafından yapılan toplam: 154.187.500 TL yargılama giderinin 1274 nolu parsel hissedarı olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Hazine’ye verilmesine,” sözlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine E bendi olarak “davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,” sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 108,40 TL harcın davalı …, 108,40 TL harcın davalı …, 108,40 TL harcın davalı…, 97,90 TL harcın davalı … ve 97,90 TL harcın davalı Vedat Tütüncü’ye istek halinde iadesine, 11.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.