Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/25047 E. 2013/22518 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25047
KARAR NO : 2013/22518
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 90 parsel sayılı 63759,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … miras yoluyla gelen hakka, tapu kaydına ve mahkeme hükmüne dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 102 ada 90 parsel sayılı taşınmazın davalı idare adına kamulaştırılıp idare adına tescilinin yapıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği ve taşınmazın davalı idarenin zilyetliğinde bulunduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacının tutunduğu 30.01.1979 tarih 26 sayılı tapu kaydı ile taşınmazın tespitine esas alınan ve davalı idarenin tutunduğu tapu kayıtlarının uygulanmasına yönelik yerel bilirkişi ve tanık sözleri sebep ve saiki belli olmayan soyut ve gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi tapu kayıtlarının dayanağı olan mahkeme ilamları ile dayanak krokiler ve kamulaştırma haritası yapılan keşif sırasında yerine usulünce uygulanmamıştır. Öte yandan uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, tapu kaydına yönelik bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi taraf dayanağı tapu kaydı ile mahkeme hükümlerinin dayanağı krokiler uzman fen bilirkişi rapor ve haritasında değerlendirilmemiş, taşınmaza ait ve uygun olup
olmadığı tartışılmamıştır. Ayrıca davacının tutunduğu tapu kaydının revizyon gördüğü belirtilen taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri dahi dosyaya getirtilmemiş, yerel bilirkişi ve tanık sözleri tutanak içerikleri ile denetlenmemiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu 30.01.1979 tarih 26 sayılı tapu kaydı ile taşınmazın tespitine esas alınan ve davalı idarenin tutunduğu tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte ve tapu kayıtlarının oluşum nedeni gözetildiğinde harita ve krokileri Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, ayrıca bölgede yapılan kamulaştırmaya dair bilgi ve belgeler ile geniş kapsamlı kamulaştırma haritası ilgili kurumdan getirtilmeli, yine tarafların dayandığı dava dosyaları bir kez daha mahkemesinden araştırılarak bulunması halinde dosyaya getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, ayrıca taraf dayanağı tapu kayıtlarının oluşumuna esas mahkeme ilamları ile dayanak krokileri yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, taraf dayanağı tapu kayıtları ile kayıtların dayanağı mahkeme hükümleri ve krokilerini değerlendirmeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın davacı dayanağı tapu kaydı veya mahkeme hükmü ile tespite esas tapu kaydı veya mahkeme hükümlerinden hangisinin kapsamında kaldığı tereddütsüz belirlenmeli, taraf dayanağı tapu kayıtlarının oluşumuna esas mahkeme hükümlerinin taraflar arasında kesin hüküm mü yoksa güçlü

delil niteliğin de mi olduğu hususu hüküm gerekçesinde ayrıntılı olarak tartışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı …’a iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.