YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12270
KARAR NO : 2014/21195
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
Mahkemesi : Bursa 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 10/04/2014
Numarası : 2011/1108-2014/184
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, müvekkilinin 18/09/2006 tarihinde davalı Osmangazi Belediyespor Kulübünde otopark görevlisi olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin işveren tarafından 12/02/2011 tarihi itibari ile haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davacının sağlık problemleri nedeniyle 08/02/2011 tarihinde 5 günlük istirahat raporu aldığını, rapor süresinin bitimini müteakip işbaşı yapması gereken 13/02/2011 tarihinde işyerine çağrılarak iş akdinin raporlu olduğu tarih olan 12/02/2011 tarihi itibariyle feshedildiğinin bildirildiğini, fesih gerekçesi bildirilmediğinden yapılan fesih işleminin yasa ve usule aykırı olduğunu, ayrıca davacıya işine son verildiği bildirilirken bir takım belgelere imza atması koşuluyla kendisine kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer hak edişlerinin ödeneceğinin söylendiğini, davacının da bu baskı karşısında haklarının kendisine ödenmeyeceği kaygısı ile işverenin imzalaması için verdiği ibranameyi imzaladığını, ancak buna rağmen davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ve sair haklarının ödenmediğini, davacıya kullandırılmayan 30 günlük yıllık izin ücretinin ödenmediğini, haftanın 7 günü 07:00-21:00 saatleri arasında aralıksız çalıştığını, yapmış olduğu fazla mesailere, çalıştığı ulusal bayram ve genel tatillere, hafta tatiline ilişkin ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının iş akdinin iş sözleşmesi ile üzerine almış olduğu sorumluluğu dürüst bir şekilde yerine getirmemesi, yükümlülüklerine uymaması ve bu hususta kendisine yapılan tüm sözlü ve diğer uyarılara rağmen bu şekilde davranmaya devam etmesi nedenleri ile feshedildiğini, davacının yasal haklarını aldığına dair belgeyi imzaladığı halde bu durumu inkar yoluna gittiğini, davacının fazla mesai ile ilgili çalışma gün ve saati ile fazla mesai ücreti talebinin gerçek dışı olduğunu, aynı şekilde hafta tatili, öğle arası, dini ve resmi bayram tatillerini kullanmadığı iddiasının da doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafça davacının iş akdinin iş sözleşmesi ile üzerine almış olduğu sorumluluğu dürüst bir şekilde yerine getirmemesi, yükümlülüklerine uymaması ve bu hususta kendisine yapılan tüm sözlü ve diğer uyarılara rağmen bu şekilde davranmaya devam etmesi nedeniyle feshedildiğini belirtmiş ise de bu hususta dosyaya fesih bildirimi veya feshe dayanak gösterilen sebepler ile ilgili tutulan tutanak, savunma vs. sunulmadığı, davalı tarafından sunulan ibranamede çıkış sebebi olarak belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi olarak gösterildiği ve brüt 5.020,32 TL kıdem tazminatının tahakkuk ettirildiğinin görüldüğü, iş akdinin haklı olarak feshedildiğinin ispatı davalı işverenin üzerinde olduğu, belirtilen şekilde davalı tarafından buna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenle davalı işveren tarafından davacının iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacı otopark görevlisi olarak çalışmaktadır. Davacı davalı işyerinde haftanın 7 günü 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürmüş, davacı tanıkları davacıyı doğrulamışlardır. Davalı, davacının çalışma saatlerine ilişkin beyanlarını kabul etmediğini savunmuştur. Davalı tanığı ise 07.30-15.30 saatleri arasında çalıştıklarını, çalışılan yerin hastane önü olması ve ziyaret saatleri nedeniyle tekrar 19.00-20.00 saatleri arasında hastane önüne giderek ücret aldıklarını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 07.00-21.00 saatleri arasında, 2 saat ara dinlenmesi ile günde 12 saat, haftada ise 72 saat çalıştığı, haftada 27 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Emsal nitelikteki Dairemizin 2013/10061 E. sayılı dosyası ile 22.Hukuk Dairesinin 2012/21451 E. sayılı dosyalarında çalışmanın 08.00-20.00 saatleri arasında olduğu kabul edilerek haftalık 18 saat üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tanıklarının davalıya karşı işe iade ve alacak davaları olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı tanıkları ile davalı tanığının beyanları arasında çelişki olması nedeniyle davacı tanıkları yeniden dinlenerek davacının çalışma saatlerinin kesintili olup olmadığı sorulmalı, emsal dosyalar ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.