Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/13586 E. 2014/22221 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13586
KARAR NO : 2014/22221
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

Mahkemesi : Samsun 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 22/05/2014
Numarası : 2012/490-2014/276

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının 14.06.1985-Temmuz 2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile, ücret, fazla çalışma, gece çalışması, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir.
Somut olayda davacının 20:00-08:00 saatleri arasında çalıştığı, gece bekçisi olarak çalıştığı dönemde 7,5 saati aşan 2,5 saatlik fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. 4857 sayılı Kanunun 69. maddesine göre gece çalışması 20:00-06:00 saatleri arasında geçen çalışmayı ifade eder. İşçilerin gece çalışması 7,5 saati geçemez. 7,5 saati geçen kısım fazla çalışma olarak kabul edilir. Davalı işyerinde postalar halinde çalışma söz konusu olmadığından yarısından fazlası gece geçen çalışmadan sözedilemeyeceğinden davacının 12 saatlik çalışmasının sadece 20:00-06:00 saatleri arasındaki 10 saatlik kısmın gece çalışması niteliğinde olduğu açıktır. Davacının 12 saatlik gece çalışmasında 1,5 saat ara dinlenme süresi kullanacağı dikkate alındığında 10 saatlik gece çalışmasının 1 saatinin ara dinlenmede geçeceği kabul edilmelidir. Davacının ara dinlenme sonrası gece çalışma süresi 9 saat olduğu ve 7,5 saati aşan 1,5 saat fazla çalışma yapıldığı halde bilirkişinin ara dinlenme süresi indirmeden 2,5 saat fazla çalışma yapıldığını kabul eden bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.Başkan