Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/16254 E. 2014/22292 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16254
KARAR NO : 2014/22292
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

Mahkemesi : Ankara 12. İş Mahkemesi
Tarihi : 22/05/2014
Numarası : 2013/1087-2014/291

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2)Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkeme tarafından davacının aylık ücreti 1.200 Euro kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibarla talep edilen işçilik alacaklarına ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine 9.Hukuk Dairesi’nin 29/05/2012 tarihli ilamı ile özetle “…Davacının aylık ücretinin miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Davacı işçi aylık ücretin 1.200 € olduğunu ileri sürerken davalı işveren saat ücretinin 3.80 € olduğunu belirtmiştir.
Buna karşın iş sözleşmesinde öngörülen ücret 400 € olup, sözü edilen ücrete değer verilmesi mümkün değildir. Zira sözleşmede yazılı olan ücret davalının kabulünün dahi altında kalmıştır. Öte yandan bankaya değişik miktarlarda yatırılan ücretler de sözleşme ücretinin üzerindedir.
Davacı işçi ile aynı durumda olan ve bir kısmı dava açan tanıkların beyanlarına göre aylık ücretin belirlenmesi doğru olmaz.
Emsal dosyalarda meslek örgütünden yapılan ücret araştırmaları da iddia edilen 1.200 € ücreti doğrulamamış olup, bildirilen ücretler de işveren kabulünün altında kalmıştır. Bu durumda işveren kayıtlarında geçen 3.80 € saat ücretinin doğru olduğu kabul edilmelidir.
Bilirkişinin saat ücretinin 225 saat ile çarpımı sonucu belirlediği 855 € aylık ücret tespiti yerinde olup, buna göre davaya konu işçilik alacakları hesaplanmalıdır. Aynı işverene karşı aynı iddialarla açılan davada da aylık ücret 855 € olarak kabul edilmiş ve hüküm Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 07.03.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı işveren davacının banka hesabına yapılan ödemelerin içinde fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının olduğunu savunmuş olmakla aylık sabit çıplak ücretin 855 € olarak kabulü ile bu yönde bir değerlendirme yapılmalı ve yapılan ödemeler içinde davaya konu fazla çalışma ile hafta tatili ücretlerinin olup olmadığı belirlenmelidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, ek hesap rapor aldıktan sonra yeniden davanın kısmen kabulüne karar vermiş, davalıların temyizi üzerine Dairemizin 28.05.2013 tarihli ilamı ile özetle, “…1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihbar tazminatı, ücret, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri bakımından bozma ilamı dışında kaldığı gerekçesi ile yeniden hesaplama yapılmamış ise de, bozma kararı kapsamı dışında kaldığı belirtilen bu alacaklar 1.200 Euro aylık ücret üzerinden hesaplanmıştır. Bozma kararının hesaplamalara esas ücret olduğu dikkate alındığında bu alacakların bozma kararı kapsamı dışında kaldığı söylenemez. Zaten bozma ilamında da işçilik alacaklarının 855 Euro üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle ihbar tazminatı, milli bayram ve genel tatil ücreti 855 Euro aylık ücret üzerinden hesaplanmalıdır.
Ücret alacağına gelince, bilirkişi davacının ücretinin 1.200 Euro olduğunu kabul ederek ödenmesi gereken ücretten ödenen ücreti çıkararak aradaki farkı ücret alacağı olarak hesap etmiştir. Bozma kararına uyulduğuna göre davacının aylık ücreti 855 Euro kabul edilmeli, aylık çıplak ücret olarak ödenen ile ödenmesi gereken arasındaki fark varsa hesaplanmalıdır.
Fazla mesai ve hafta tatili ücreti bakımından ise, davacının banka hesabına aylık ücretinin üzerinde para yatırıldığı sabittir. Bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuku bulunduğu ve tahakkuk miktarı davacının hesabına yatırıldığı için fazla mesai ücreti talebi reddedilmiştir. Bu itibarla davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilmeden verilen avanslar da dikkate alınarak davacıya ödenen aylık çıplak ücretin (855 Euro) üzerindeki miktar tespit edilmeli, fazla mesai ücreti olarak yatırılan miktar düşülmeli ve kalan varsa hafta tatili çalışma ücreti olduğu kabul edilerek 855 Euro ücret üzerinden hesaplanacak hafta tatili ücretinden mahsup edilmeli ve bakiye -varsa- hüküm altına alınmalıdır. Bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hazırlanan rapora itibarla karar verilmiş olması hatalıdır.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın yeniden kısmen kabulüne karar vermiştir.
Karar davalıların temyizi üzerine her seferinde davalılar yararına bozulduğu, ilk mahkeme kararında fazla mesai ücreti talebinin reddedildiği, davacı tarafça temyiz edilmediğinden davalılar yararına bu hususta kazanılmış hak oluştuğu ve fazla mesai ücreti talebinin reddi gerektiği halde, ikinci bozma sonrası hazırlanan raporda davalılar yararına oluşan kazanılmış hakkın ihlali sureti ile hesap edilen fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
O halde davalılar vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davalılara iadesine, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.