YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16357
KARAR NO : 2014/20890
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
Mahkemesi : Mersin 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 15/05/2014
Numarası : 2012/710-2014/140
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş akdinin işverence haksız nedenle feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve ulusal genel bayram tatil ücret alacaklarını talep etmiştir.
Davalı, davacının ihbar öneline uymaksızın aynı iş kolunda bir başka şirkette çalışmak amacıyla müvekkil şirketten ayrıldığını, bu durumun SGK kayıtlarında da açıkça anlaşıldığını, işyerinden herhangi bir alacağının bulunmadığını haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Taraflar arasında iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği, davacının ücreti ve işe giriş tarihi uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda 19/03/2012, 20/03/2012 ve 21/03/2012 tarihlerinde davacının işe gelmediğine ilişkin tutanaklar mevcuttur. Davalı tanığı ve aynı zamanda tutanak tanığı V.. K.. davacının işe gelmediğini doğrulayan beyanlarda bulunmuştur. Davacı dava dilekçesinde 24.03.2012 tarihinde işten çıkarıldığını beyan ettiği halde davacı tanıklarından S.. A..’un 22.01.2013 tarihindeki duruşmada “ 19’undan itibaren işe gitmedik “ şeklindeki beyanı ayrıca SGK işten ayrılış bildirgesinde davacının işten çıkış tarihi olarak 22.03.2012 tarihinin gösterilmiş olması nedeniyle davacı ve davacı tanıklarının çelişkili beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacıya imzalatılmak istenen belgelerin ne tür belgeler olduğunu ya da belgelerin içerisinde iddia edilen ibraname türü belgelerin olup olmadığını da davacı ispat edememiştir Bu nedenlerle iş akdinin davacı tarafından 19.03.2012 tarihinde eylemli olarak feshedildiği sabittir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 01.04.2008-30.06.2011 tarihleri arası fazla çalışması 7,5 saat, 01.07.2011-17.03.2012 tarihleri arası fazla çalışma süresi 6,5 saat olarak kabul edilmiştir. Mahkemece davacının fazla mesai alacağı hesaplaması yapılırken davacının kendi beyanlarına itibar edilmiştir. Davacı tanıklarının davalı işverene karşı aynı iddialar ile açmış oldukları davaları bulunmaktadır. Bu nedenle işverenle husumetli olduklarından beyanlarına itibar edilmemesi yerinde ise de mahkemece yapılması gereken iş davacının fazla mesai alacağını davalı tanık beyanları ile sınırlı olmak üzere hesaplayıp fazla çalışma alacağı çıkarsa sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacağını hüküm altına almaktır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde 700.00 TL si banka hesabından olmak kaydıyla toplam 970.00 TL ücret alarak çalıştığını belirttiği, davalının savunmasında davacının asgari ücretle çalıştığını beyan ettiği, dosyada yer alan imzalı ücret bordrolarında davacının ücretinin asgari ücret düzeyinde olduğu, davacı tanıklarından S.. A..’un davacının en son 950.00 TL ücret aldığını, Süfyan Karaman’ın ise davacının en son 800.00 TL civarında ücret aldığını beyan ettiği karşısında mahkemece emsal ücret araştırması yapılmadan davacının ücretinin net 903.00 TL, brüt 1262.00 TL olarak kabul edilmesi hatalı olmuştur. Davacının gerçek ücretinin ortaya çıkarılabilmesi için yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda işçinin eğitim durumu, meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından ve özellikle ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının alabileceği aylık ücret belirlenip işçilik alacakları bu ücrete göre hesaplattırılıp bir sonuca gidilmelidir. Bu konuda eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
4-Davacı dava dilekçesinde Aralık 2007 yılında çalışmaya başladığını beyan etmiş ve davalı tanık beyanları ve dosyadaki delil durumuna göre davacı iddia ettiği tarihte işe başladığını ispatlamıştır. Davacının hizmet süresinin bu tarihten başlatılarak hesaplanması gerekirken aksi şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 13.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.