Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/16577 E. 2015/13057 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16577
KARAR NO : 2015/13057
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, iş akdinin işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak sona erdirildiğini öne sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve ilave tediye ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatili günlerinde çalışıp çalışmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde ve hafta tatili gününde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatillerinde çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda davacı, davalı işyerinde 25.08.2010-28.06.2012 tarihleri arasında geçen çalışması bakımından hafta tatili ve genel tatil ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda ve davacı tanıklarının beyanlarına göre davalı işyerinde temizlik işçisi olarak görev yapan davacının dini bayramların iki günü ile milli bayramlarda ve ayda bir pazar günü hafta tatili gününde çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Ne var ki, davacının davalı işyerinde 01.01.2007-18.8.2010 tarihleri arasında geçen çalışması bakımından .. İş Mahkemesi’nde açmış olduğu 2012/262 Esas sayılı dava dosyasında 25.04.2013 tarihinde verilen 2013/202 sayılı karar ile davacının Ramazan bayramlarında arefe günü dahil 1.5 gün, Kurban bayramlarında 2.5 gün , bir yıl 1 Ocak, 19 Mayıs ve 29 Ekim ertesi yıl 23 Nisan, 30 Ağustos günlerinde ve 2 ayda bir nöbetin hafta tatiline denk geldiği günlerde hafta tatilinde çalıştığı kabul edilmiş olup, sözü edilen karar Dairemizce davalı Bakanlığın temyiz itirazları reddedilerek onanmıştır. ( 7 HD, 17.12.2013 tarih, 2013/16916 Esas-2013/22482 Karar)
Yukarıda da belirtildiği üzere, davacının aynı işyerinde daha önceki çalışma dönemi için açmış olduğu davada hafta tatili ve genel tatil bakımından kabul edilen çalışma düzeni ile bu dosyada kabul edilen çalışma düzeni birbirinden farklıdır. Bu nedenle tanıklar yeniden dinlenilerek ve davacının kararı temyiz etmediği de gözetilerek hafta tatili ve genel tatil günlerinde işyerindeki çalışma düzeninin nasıl olduğu netleştirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 25.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.