YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17657
KARAR NO : 2015/12221
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava Türü : Menfi Tespit
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin feshedilmesi nedeniyle işe iade davası açtığını ve bu davanın müvekkil lehine sonuçlanarak kararın kesinleştiğini ancak işe iade kararına rağmen müvekkilinin işe başlatılmadığını, davalı kurumun müvekkilinin işsiz kaldığı sürede almış olduğu işsizlik maaşının iadesini sağlamak adına takip başlattığını, takibin haksız olduğunu, takibe süresinde itiraz edemediklerinden itirazlarının kabul edilmediğini belirterek davalı kurumca ..İcra Müdürlüğü’nün 2012/8723 sayılı takip dosyası ile başlatılan takipten dolayı müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilerek davalının alacak miktarının % 20’si oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, süresinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, davacının kendi kusurundan kaynaklanan işsizlik ödeneği aldığı zaman dilimi içerisinde işe iade davası açıp davayı kazanmış olması ve bu durumu kuruma bildirmemiş olması nedeni ile fazla ödemelerin istenmesinin yasaya ve usule uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile asıl alacağın % 20 si olan 1.188,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir. Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Ayrıca kabule göre de; davacı dava dilekçesinde talep ettiği kötüniyet tazminatının miktarını belirtip harcını yatırmadığı halde mahkemece hüküm kısmında tazminat miktarının belirtilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin (b) şıkkının silinerek yerine;
“Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,” sözcüklerinin yazılmasına, kararın bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 16.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.