YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17705
KARAR NO : 2015/13306
KARAR TARİHİ : 30.06.2015
Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı davalı yanında 17/10/2000 tarihinde ..nde temizlik işçisi kadrosunda olmasına rağmen bilgi işlem göreviyle işe başladığını, 27/06/2011 tarihine kadar çalıştığını, çalışma süresinin 10 yıl 8 ay 10 gün olduğunu, müvekkilinin 27/06/2011 tarihinde emeklilik aylığı almaya hak kazandığını, bu nedenle işten ayrıldığını ve buna ilişkin belgeleri işyerine verdiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ile izin haklarını talep etmesine rağmen davalılarca ödeme yapılmadığını, alt işveren .. ile asıl işveren ..’nın ödenmeyen haklardan birlikte sorumlu olduklarını, almakta olduğu son ücretin asgari ücret olduğunu, yol yardımı ve yemek uygulamasının bulunduğunu bildirerek kıdem tazminatı alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı … vekili üçüncü kişi sıfatıyla kendisi yanında davaya katılmaları için sorumlu olarak gördüğü davacının çalıştığı …‘ne davanın ihbarını istemiş ve bu şirketlerin tebliğe elverişli adreslerini bildirmiştir,
Ancak mahkemece davalının ihbar talebinin kabulü ya da reddi yönünde hiçbir değerlendirme yapılmadığı ve davanın esası hakkında hüküm kurulduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Kural olarak HUMK.’nun 49. maddesi hükmüne göre, davanın her aşamasında “ihbar” mümkün olup, davayı kaybettiği taktirde üçüncü kişiye rücu hakkı olduğu kanısında olan taraf kendisinin yerine geçerek davayı takip etmesini veya kendisi yanında davaya katılmasını (fer’i müdahalede bulunmasını) üçüncü kişiye ihbar edebilir.
Yargılama sırasında, böyle bir istemde bulunulması halinde, hakim gerekli giderleri alarak ihbar dilekçesini dava dışı üçüncü kişilere yöntemine uygun biçimde tebliğ etmek zorunda olduğu gibi ihbar koşullarının bulunup bulunmadığını araştıramaz ve ihbar isteminin reddine karar veremez. Kural olarak hakim, ancak, taraflarca ihbar dilekçesi vermek üzere süre istenilmesi halinde, süre verip vermeyeceğini değerlendirmek için ihbar koşullarını araştırabilir.
Hal böyle olunca, ihbar dilekçesinin dava kendilerine ihbar olunan üçüncü kişilere yöntemine uygun biçimde tebliği için gerekli giderler belirlenerek, yatırması için davalı tarafa makul bir süre veya kesin süre verilmesi, giderler karşılandığı taktirde ihbar dilekçesinin bir örneğinin duruşma günü ile birlikte ihbar olunana tebliğe çıkartılması, duruşmaya gelmesi halinde ihbar olunandan davaya karşı diyeceklerinin ve delillerinin sorulup saptanması, göstereceği delillerin toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, bu olgular gözardı edilerek davalının savunma hakkının kısıtlanmış olması isabetsiz olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ..’ne iadesine, 30.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.