YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18943
KARAR NO : 2014/22250
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
Mahkemesi : Artova Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 30/04/2014
Numarası : 2013/122-2014/52
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiş, davalı 1.. K.. vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; HUMK’nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında, davalının ileri sürmüş olduğu takas mahsup def’inin nazara alınmasının gerekip gerekmediği konusunda uyuşmazlık vardır.
Davacı vekili davacının kooperatif müdürü iken 31/07/2013 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, 11/10/2013 tarihinde tazminat ödemesi yapılırken 29.885,34 TL’nin davacının …Un Fabrikası sahipleri ile yapılan buğday alışverişinde kooperatife ödenmeyen kooperatif alacağının bir kısmının davacıya ait olması nedeni ile kesildiğini, hakkında bir yargı kararı olmadan yapılan tazminat kesintisinin hukuka uygun olmadığını, davacının yaptığı satışı bölge müdürlüğü ve genel müdürlüğün talimatıyla yaptığını bu nedenle yapılan kesintinin 31/07/2013 tarihi itibariyle işleyecek yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 1444 sayılı Çamlıbel Tarım Kredi Kooperatifi müdürü olarak görev yaptığı, kurum mevzuatı gereği karşı taraftan teminat alınmaksızın kooperatif alacağını güvenceye bağlamadan kooperatif stoklarında bulunmayan kendi sorumluluğuda olmayan hububatın satışını yaptığı, bu nedenle kurum müfettişleri tarafından düzenlenen raporda söz konusu satış nedeni ile zarar doğduğunu, zarardan davacının hissesine düşen kısmın 11.180,16 TL olduğunu, söz konusu zarara faiz işletilerek yapılan hesaplamada 29.885,34 TL olduğunu ve davacının alacağı olan kıdem tazminatından mahsup yoluna gidildiğini, mevzuata aykırı davranışı nedeni ile davacının sebep olduğu zararın, alacağı olan kıdem tazminatından mahsubunun yapılmasının hukuka aykırı bir yönünün olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Somut olayda mahkemece gerekçeli kararda mahkeme kararı olmadan işçinin kıdem tazminatından kesinti yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı tarafça takas mahsup def’inde bulunulduğuna göre bu husus üzerinde durulmalıdır. Öncelikle davalının davacının sebebiyet verdiğini iddia ettiği zararın ne şekilde oluştuğu, zararda davacının kusurunun bulunup bulunmadığı ve varsa kusur oranı incelenmeli, kusur oranına düşen zarar varsa bu miktarın takas ve mahsubu yapılmalıdır. Bu husus üzerinde durulmadan ve gerekli araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.