Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/19599 E. 2014/22237 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19599
KARAR NO : 2014/22237
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

Mahkemesi : Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 16/12/2013
Numarası : 2012/454-2013/850

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili, davacının 2002-21/06/2012 tarihleri arasında çalıştığını ücretlerin geç ödenmesi nedeniyle sözleşmesini feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davalı; davacının ücretinin ödendiğini, kendisinin istifa ettiğini, başka bir yerde işe girecek olmasından dolayı bu şekilde iş yerinden ayrıldığını, ücret konusunda iddiasının samimi ve iyi niyetten uzak olduğunu, yıllık izinlerini kullandığını, alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 59’uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
4857 sayılı Kanunun 54’üncü maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur.
Somut olayda; davacının Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne verdiği 20.04.2001 tarihli ifadesinde “Şimdiye kadar düzenli yıllık ücretli iznimi kullanmadım. En iyimser söyleyişle yılda kullandığım izin süresi o da parçalı ve mazerete binaen 10 günü geçmez.” Şeklinde ifade verdiği görülmüştür. Bilirkişi raporunda davacının hiç izin kullanmadığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. İzin 10 günün altında kullandırılsa da işçi talebi üzerine gerçekleştiğinden itiraz TMK. 2.md. gereği hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Davacının Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne verdiği her yıl 10 gün izin kullandığı beyanı dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Diğer yandan, davalı işverence 25/05/2012 tarihinde davacının hesabına tatil ücreti olarak 1.430,00 TL para yatırılmıştır. Davacı isticvap edilerek ödeme belgesinin izin alacağına ilişkin olup olmadığı konusunda beyanı alınıp yıllık izine ilişkin alacak talebi konusunda bir karar vermek gerekirken bu hususunda gözönüne alınmaması da hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.