YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19938
KARAR NO : 2014/22328
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
Mahkemesi : Çorum 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 16/09/2014
Numarası : 2011/616-2014/272
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından temin edilen işçiler tarafından Gümüşhacıköy Devlet Hastanesi ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü’ne bağlı işyerlerinde yapılan asıl ve yardımcı işlerin niteliği gereği İş Kolları Tüzüğünün 28 sıra numarasında gösterilen genel işler iş koluna girmesine rağmen, davalı Bakanlığın 17.08.2011 tarihli 28028 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşkolu tespit kararında Gümüşhacıköy Devlet Hastanesi’nde yürütülen işin 24 numaları Sağlık İşkoluna; İSU’da yürütülen işin ise 14 numaralı Eneji İşkoluna girdiğine yönelik yaptığı tespitlerin hatalı olduğunu, zira İSU’da yürütülen işin belediye işleri kapsamında kaldığını, yapılan işin önem arzettiğini, kimin yaptığının önem arzetmediğini, devlet hastanesindeki işin ise sağlık işi ile alakalı olmadığını iddia ederek 17.08.2011 tarih ve 28028 sayılı RG’te yayımlanan 2011/105 sayılı işkolu tespit kararının iptali ile; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğünde ve Gümüşhacıköy Devlet Hastanesinde davalı şirket tarafından yürütülen işlerin 28 (yeni yönetmeliğe göre 20) numaları genel işler kapsamında kaldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sağlık iş Sendikası vekili cevap dilekçesinde ve beyanlarında; her tespit için ayrı dava açılması gerektiğini, mahkemenin yetkili olmadığını, esas açısından ise, bakanlığın işkolu tespit kararının bu davaya konu Gümüşhacıköy Devlet Hastanesinde yürütülen iş bakımından yerinde olduğunu, diğer hastanede ve Gümüşhacıköy Hastanesinde yürütülen temizlik ihalesi kapsamında çalıştırılan işçiler bakımından hatalı olduğunu, bu işyerlerindeki işin de 24 nolu sağlık işkoluna girdiğini, dava dışı hastane yönetimi ile ihale ile iş alan şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, işin yürütümü, işe alma, işten çıkarma gibi konularda tüm insiyatifin hastane yönetiminde olduğunu, bu nedenle bu işyerlerindeki işin 24 nolu sağlık işkoluna girdiğinin tespitine, davacının taleplerinin ise reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TES-İş Sendikası vekili cevap dilekçesinde; aynı konuda Kocaeli 5.İş Mahkemesinin 2011/267 Esasına kayden açılan dava ile bu dava arasında bağlantı olması nedeni ile birleştirilmesi gerektiğini, kaldı ki İşkolları Tüzüğünün 14 nolu iş koluna ilişkin tanımı, Belediyeler Kanunu hükümleri, şirketin ana sözleşmesindeki faaliyet alanı,işyerinde yapılan işin niteliği dikkate alındığında tespit kararının yerinde olduğunu, davalı şirket vekili cevabında; şirket hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili cevabında ve beyanlarında; tespit kararının yerinde olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü Su ve Kanalizasyon İşleri işyerinde … Temizlik İlaçlama Gıda Mad. Üre. Paz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve … İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi’nce İKN:2009/81932 ihale Kayıt numarası ile kayıtlı işyerinde çalıştırılan işçilerin tamamının yeni İşkolları Yönetmeliğinin 20 sıra numarasında kayıtlı “Genel İşler” (Eski Tüzük 28 sıra no) işkolunda çalıştırıldıkları hususunun Yargıtay 9.HD.’nin 15.07.2012 tarih ve 2012/23706-26720 sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleşmiş bulunan Kocaeli 5.İş Mahkemesinin 24.02.2012 tarih ve 2011/267 E. 2012/43 K. sayılı ilamı gereğince HMK’nın 115/2 maddesi uyarınca kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği; davacının davalı Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 17.08.2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2011/105 karar numaralı işkolu tespit kararının Gümüşhacıköy Devlet Hastanesi Bilgi Yönetim Sistemi ile yapılan işin “Genel İşler” işkoluna girdiğinden bahisle açmış olduğu davası için ise 12.11.2012-15.04.2013 ve 05.12.2013 tarihli bilirkişiler B. K.., A. D.. ve B. C.. tarafından düzenlenen usul ve yasaya uygun, denetime elverişli raporlarda da belirtildiği üzere yapılan işin ağırlıklı olarak “Genel İşler” iş koluna girmediği kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı Yasanın 2.maddesinin gerekçesinde iş yeri tanımı teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olduğu belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa bir birinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir. Öte yandan teknolojik ve ekonomik gelişmeler bir işyeri çerçevesinde mal ve hizmet üretimi, pazarlama ve müşterilere sunulması yönünden çok yönlü bir yapısal değişikliği gerektirmesi nedeniyle bir işyerinin amacının gerçekleşmesinde işlerin görülmesi işyerinin kurulu bulunduğu “yerin” dışına taşmış, özellikle “işveren kurulan iş organizasyonu” içerisinde işyeri niteliğinde olmayan irtibat bürolarına veya yurt genelinde veya ilin içinde işlerin yürütüldüğü örgütlenmeye kadar genişletmek gereksinimi duyulmuştur. Bu bağlamda 2.maddede “iş yeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür” hükmü getirilmiştir. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için Bkz.Esener, Turhan: İş Hukuku Bası 3 Ankara 1978 sh 83-84; Ekonomi, Münir: İş Hukuku, Ferdi İş Hukuku C 1, İstanbul 1987 sh 59; Çelik, Nuri: İş Hukuku Dersleri Bası 21, İstanbul 2008 sh 56-57; Narmanlıoğlu, Ünal: İş Hukuku II Ferdi İş İlişkileri Bası 3 İzmir 1998 sh 121; Süzek Sarper; İş Hukuku Bası 4 Ankara 2008 sh 173-178; Mollamahmutoğlu Hamdi İş Hukuku Bası 3 Ankara 2008 sh 191-201; tüm genişliği ve ayrıntılarıyla Yenisey/Doğan, Kübra: İş Hukukunda İşyeri ve İşletme, Yayınlanmış Doçentlik Tezi, İstanbul 2007 sh 23-37).
İşyerinin özelliğini veren temel öğe teknik amaçtır. Mal ve hizmetin kazanç amacıyla yahut başka bir amaçla üretilmesi arasında bir fark bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla hizmet üretimi veya mal üretimi tek başına teknik bir amaç olabilir. Sonuç olarak işyeri teknik bir amacı gerçekleştiren temelde örgütsel bir birlikteliktir. İşyeri sürelikli bir organizasyon içerisinde örgütlenmeyi gerektirir. Organizasyon özünde maddi ve maddi olmayan öğelerin yanında emeğin varlığını da içinde barındırır.
Aynı işverene ait iki üretim birimi aynı teknik amacı elde etmek için örğütlenmişse yahut bu yerlerde aynı teknik amacın farklı üretim amaçları gerçekleşiyorsa amaçta birlik sağlanmıştır.
Farklı üretim birimlerinin tek bir işyeri sayılması için aynı arazi sınırları içinde bulunmaları gerekmemektedir. Fakat birimler arasındaki uzaklık işlerin tek elden yürütümünü engelleyecek boyutta olmamalı çünkü farklı birimler arasında amaçta birlik bulunsa dahi yönetimde birliğin sağlanmasının zorluğu tartışmasızdır.
Toplu İş Hukuku anlamında işyerinin işçilerin dayanışmadan kaynaklanan ortak menfatleri oluşmasına olanak sağlayan ve faliyetlerini sürdürebileceği bir sürekliliğe sahip ve işverenede asıl işin girdiği iş kolunda sendikal muhatap yaratacak bir birim olması gerekmektedir. Alman ve Fransız Hukukunda işyerinin neresi olduğu ve sınırlarının belirlenmesi sosyal tarafların özerkliğine terk edilmiştir. Oysa hukukumuzda işyeri mutlak ve tartışmasız olarak kabul edilmektedir. İşyeri kavramı fonksiyonel bir kavramdır (Doğan, Yenisey: sh 443,447). İşletme ise genel olarak iktisadi bir amacın gerçekleşmesi için aynı işverene ait birden fazla işyerinin örgütlenmesi ile oluşmuş bir ünite olarak tanımlanmaktadır. İşyerini işletmeden ayıran temel ölçütlerden biri izlenen amaçtır. İşletmenin mutlaka ekonomik bir amaç gütmesi gerekmez. İşyeri işletmenin genel olarak bağımsız bir bölümü olarak düşünülmesi gerekir. Ticaret Hukukundaki işletmeden farklı bir amaç gütmektedir. Çünkü ticari işletmelerde işçi çalıştırma zorunluluğu bulunmamaktadır.
İşyeri ve işletme ayrımında organizasyon kavramıyla bir ayrıştırmaya gitmek de mümkün değildir. Çünkü işletmenin de işyerinin de aynı organizasyon içerisinde örgütlenmesi mümkündür. Ancak işletmenin işyerine göre büyüklüğü aynı şekilde organizasyondaki büyüklüğünü gerektireceği kaçınılmazdır. Öte yandan işverenin ötesinde işletmenin profosyonel bir yönetim kadrosu oluşturacağı da gerçektir.
Somut olayda; işkolu tespitine konu işyerlerinin ait olduğu davalı şirketin merkezi Çorum ise de, iptali dava konusu edilen işkolunu tespitine konu işyerlerinden biri Gümüşhacıköy Devlet Hastanesi bünyesinde bulunan işyeri diğeri ise Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki işyeridir. Bu nedenle yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda gerek mülga 2821 sayılı Yasa’nın 4. ve gerekse 6356 sayılı Yasa’nın 5.maddesi hükümleri karşısında işkolu tespitinde birim olarak işyerinin alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucu olduğundan dava konusu edilen Gümüşhacıköy Devlet Hastanesi ile yapılan Gümüşhacıköy Devlet Hastanesi Bilgi Yönetim Sistemi ile ilgili hizmet alım sözleşmesi kapsamında yürütülen işin görüldüğü işyerine ilişkin işkolu tespit kararının iptali bakımından Gümüşhacıköy İş Mahkemesi; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü Su ve Kanalizasyon İşleri Genel Müdürlüğünden alınan Su ve Kanalizasyon İşleri Hizmet alım sözleşmesi kapsamında yürütülen işin görüldüğü işyerine ilişkin işkolu tespit kararının iptali bakımından Kocaeli İş Mahkemesi yetkili olduğundan; yetkinin kamu düzenininden olması nedeni ile davaların tefriki ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken yetki itirazı üzerinde durulmadan, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.