Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/20720 E. 2015/27028 K. 29.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20720
KARAR NO : 2015/27028
KARAR TARİHİ : 29.12.2015

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı; davalı şirkette 30/05/2002 tarihinden askere gidene kadar çalıştığını, askerlik nedeniyle işten ayrılmak durumunda kaldığını, askerlik dönüşü tekrar 11/12/2007 tarihinde aynı iş yerinde işe başladığını, 11/12/2007 tarihinden iş akdinin feshedildiği 01/10/2013 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığını, akrabası olan eski bir çalışanın açtığı davada İşçi aleyhine tanıklığa yönlendirilmesi ve kabul etmemesi nedeniyle işten çıkarıldığını, iddia ederek kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile hafta tatili, UBGT, fazla çalışma ücret alacağını talep etmiştir.
Davalı; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anayasanın 141’nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince; gerekçede davacının hak kazandığı ulusal bayram – genel tatil ücretlerinden takdiri indirim yapılacağı açıklanmasına rağmen hüküm fıkrasında indirim yapılmayarak, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması hükmün temyiz incelemesinin yapılmasına engel olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Yapılacak iş; Bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar vermektir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 29/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.