Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/21393 E. 2015/21527 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21393
KARAR NO : 2015/21527
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalı işverende şoför olarak çalışmaya başladığını, davalı şirkete ait araçlarla yurtdışı ve Türkiye arasında şoför olarak çalıştığını, iş akdi haksız feshedilen davacının yasal hakları olan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma ücreti, bayram günleri çalışması ücreti alacağının ödenmediğini iddia ederek bu alacakların davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı işverende şoför olarak çalıştığı, dilekçede sözü edildiği gibi iş akdinin yasaya aykırı olarak müvekkil firma tarafından fesih edilmediğini, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, kendi isteği ile işten ayrıldığına dair 22.04.2008 tarihli ibranameyi de müvekkil firmaya verdiğini, ayrıca işten ayrıldıktan sonra başka bir firmaya girdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığı, davacının haklı bir nedenle iş aktini feshettiğini ispatyamadığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, davacının tanık beyanları dikkate alınarak fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğu, dosya kapsamından bu kalan 14 günlük iznin davalı işveren tarafından kullandırılmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, ikinci iş sözleşmesinin fesih şekli noktasında taraflar arasında çekişme bulunmaktadır. Davacı, işverence haksız fesih gerçekleştirildiğini; davalı işveren ise, işçinin kendi isteği ile işten ayrılıp başka bir firmada çalışmaya başladığını savunmaktadır. İş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat külfeti davalı işverene ait olup, dosyada çalışma ilişkisinin sürdüğü dönemde alındığı anlaşılan ve tanıklarca işe girerken boş olarak imzalandığı bildirilen ibraname dışında herhangi bir belge ibraz edilmemiştir. Dinlenen davacı tanıklarının bir miktar ücretlerin geç ve eksik ödenmesine bağlı olarak davacının işi bıraktığını söylediklerine göre iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle sona erdirildiğinin kabulüyle kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine reddi hatalıdır.
Davacının aldığı ücret seviyesi taraflar arasında çekişmeli olup, davacı tanıklarının ortak açıklamalarına göre, işverence 500 USD ücret verildiğini ve ayrıca giderler için verilen paradan ortalama 450 USD’nin de işçide kaldığı gözününe alındığında, davacının ücret seviyesinin buna göre belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, yurtdışında çalışan tır şoförlerinin araç kullanımları sıkı denetim altında olup, çalışma saatlerinin kendisi tarafından belirlenmesi nedeniyle fazla çalışma yapmasının mümkün olmadığı (9.HD. 2011/16418-2012/25811, 22.HD. 2012/23681-2013/12352 vb.) gözetilmeden fazla çalışma alacağı talebinin kabulü isabetsizdir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.