YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21432
KARAR NO : 2015/21533
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının mevsimlik işçi olarak Köy Hizmetleri’nde çalışırken 2001 yılından itibaren kadrolu işçi olarak çalıştığını, 2005 yılında da 5286 sayılı Yasa kapsamında İl Özel İdaresi bünyesine aktarıldığını, devirden sonra da aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini ve işyerinden daha sonra emekli olduğunu, geçici işçi statüsünden 2001 yılında daimi kadrolu işçi statüsüne geçirilirken, geçici işçilikte geçen hizmet sürelerinin kademe ve derece hesabında dikkate alınmayarak yapılan intibak işleminin hatalı olduğunun tespiti ile derece ve kademelerinin tespitine, yıpranma prim farkı, yasal ilave tediye farkı ve akdi ilave tediye farkı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının 26/10/2000 tarihli protokol ile 02/02/2001 tarihinden itibaren daimi işçi olarak çalıştığını, bunun gibi işçilerin mevsimlik hizmet sürelerinin sonraki dönemlerde yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmelerinde derece ve kademelerinde değerlendirileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediğini, ancak buna rağmen işçilerin 10 yıl sonra dava açtıklarını, bu hususta davacı tarafın iyi niyetli olmadığını, ücret düzenlemesine itiraz etmeyerek çalışmaya devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 19. maddesinin 6. fıkrası uyarınca sendika üyeliği sona eren işçilerin intibak yasasından yararlanamayacağı da hukuken açık olduğu, Ayrıca 6356 sayılı Yasanın 19.maddesinin 6. fıkrasında da Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık veya malullük aylığı yada toptan ödeme alarak işten ayrılan işçilerin sendika üyeliği sona erdiği, ilaveten Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 18.03.2014 günlü 2014/6413 sayılı emsal içtihadında da belirtildiği gibi 22.10.2000 tarihinde Türk İş Sendikası ile hükümet arasında yapılan protokol ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde belirli süreli iş sözleşmesi ile (geçici veya mevsimlik işçi pozisyonlarında) istihdam edilmiş veya 26.10.2000 tarihi itibariyle çalışanların uzun süredir bu kurumda çalışmış olmaları ve iş deneyimleri dikkate alınarak 02.02.2001 tarihinden itibaren sürekli işçi kadrolarına intibak ettirilmesi sonucu gelişen bu olayda söz konusu protokolün 2. maddesine göre “söz konusu işçilerin ücret skalası 2001 yılından ve daha sonraki yıllarda yenilenecek toplu iş sözleşmelerinde genel ücret artışı dışında korunacaktır.” denmekte buna göre de davacı işçi hükümet ile Türk İş Sendikası arasında imzalanan 26.10.2000 tarihli protokol uyarınca sürekli işçi kadrosuna alınmış olup söz edilen protokole göre geçici işçilerin mevcut ücretleri üzerinden sürekli işçi kadrosuna geçirilecekleri açık ve özel olarak belirtildiğinden davacı işçi de bu şartlar altında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğinden işçi kadrosuna geçmenin şartlarını bildiği halde aradan 10 yıldan fazla süre geçtikten sonra protokol hükümleri göz önünde bulundurulmaksızın ücretin eksik belirlendiğini ileri sürerek fark ücret ve buna bağlı diğer işçilik alacaklarının talep edilmesinin yersiz olduğu noktasında Yargıtayca da karar verildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının Köy Hizmetleri’nde mevsimlik işçi olarak çalışırken 2001 yılında daimi kadroya alındığı, işyeri devri suretiyle davalının sorumluluğundaki İl Özel İdare bünyesine çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının uzun yıllardan beri kamuya ait işyerinde çalışması, iş kolu ve işyeri değişikliğinin iradesi dışında yasal düzenlemeler nedeni ile gerçekleşmesi, aynı kıdemdeki başka bir işçiden daha düşük derece ve kademeden ücret almasının başta Anayasa’nın 10 ve 55. maddeleri olmak üzere 4857 sayılı Yasa’nın 5. maddesine ayrıca iç hukuk normu olarak kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Ekonomik Topluluğu Andlaşması, Uluslararası Çalışma Örgütünün Sözleşme ve Tavsiye Kararlarında da çeşitli biçimlerde ele alınan eşitlik ilkesine aykırı olması nedeni ile davacının talebinin kabulü yerine reddi hatalı olmuştur. Nitekim aynı istemlerle açılan ve kabule dair mahkeme kararı Dairemizin 03.12.2014 tarih ve 2014/13536 E., 2014/21997 K sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bu itibarla davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı önceki hizmet süresi dikkate alınarak dönem TİS hükümlerine göre derece ve kademesi belirlenmeli, buna göre yevmiyesinin tespiti ile varsa fark alacakları hüküm altına alınmalıdır.
O halde davacının temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.