YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21460
KARAR NO : 2015/23967
KARAR TARİHİ : 02.12.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 04/05/2011-04/02/2013 tarihleri arasında davalı idarenin alt işverenlerinde aralıksız olarak güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin alt işveren şirket tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma ve genel tatil çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Genel tatil ücreti yönünden de aynı ispat kuralları geçerlidir.
Somut olayda davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti tanık beyanlarına göre hesaplanmıştır. Oysa dosyada Temmuz 2012- Ocak 2013 dönemlerini kapsayan davacının imzasının taşıyan çalışma gün saatlerinin yazılı olduğu çalışma çizelgelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Çalışma sürelerine ilişkin yazılı delil bulunması durumunda tanık beyanlarına dayalı hesaplama yapılmaz. Yapılacak iş davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti taleplerinin bu çizelgelerin ait olduğu dönemlerde çizelgelere göre, çizelge bulunmayan dönemlerde ise tanık beyanlarına göre hesaplanmalıdır. Ayrıca dava davalılar tarafından temyiz edildiğinden davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacının azla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının hatalı şekilde hesaplanması isabetli olmayıp bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 02.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.