YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21563
KARAR NO : 2015/22693
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işyerinde 01.01.1995-12.02.2013 tarihleri arasında idari işler müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının mesaisine vaktinde gelmediğini; davacının kardeşi ve kardeşinin eşinin şirketin ortakları olduğunu; tüm alacaklarının ödendiğini ve ihtirazi kayıt içermeyen ücret bodrolarının aksinin ancak yazılı belge ile ispat edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının fazla mesai ücreti tanık beyanlarına göre 2011 yılının 10. ayından itibaren davacının hafta içi 08.00-18.00 saatleri arasında, cumartesi günü ise 08.00-13.30 saatlaeri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplanmıştır. Oysa tanık beyanları incelendiğinde davacının hafta içi 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını beyan eden davacı tanıklarından … ve …’ün davalı işyerindeki çalışma dönemlerinin hesaplama dönemi olan 2011 yılının 10. ayından önce olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu tanıkların beyanları fazla mesai ücreti hesaplamasında dikkate alınamaz. Fakat diğer davacı tanığı …’nın her ne kadar hangi dönemler arasında çalıştığı beyanlarından anlaşılamıyor ise de davacının hafta içi çalışma saatlerinin 08.00-17.30 saatleri arasında olduğunu beyan ettiği görülmektedir. Yapılacak iş davacı tanığı …’ya ait SGK hizmet döküm cetveli istenerek, bu tanığın davalı işyerindeki çalışma dönemi belirlenip, fazla mesai hesaplaması yapılan 2011 yılı Ekim ayından fesih tarihine kadar davalı işyerinde çalıyor ise davacının hafta içi 08.00-17.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin fazla mesai ücretine ilişkin olarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmiş olması isabetli olmayıp bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.