Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/3773 E. 2014/15066 K. 02.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3773
KARAR NO : 2014/15066
KARAR TARİHİ : 02.07.2014

.

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
.
Dava Türü : Menfi tespit

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; 22.11.2013 tarihli ek karar ve 23.10.2013 tarihli karar süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-6100 Sayılı HMK’nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi ve temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç vetemyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK’nun 434/3.maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen (HUMK’nun 432/4), temyiz defterine kaydı yapılmayan (HUMK’nun 434/3) kararlar kesinleşmiş olur.
HMK’nun 103/1-4 maddesi gereğince hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar adli tatilde görülecek işlerden olduğundan adli ara vermede geçen günler süreye dahildir.
Somut olayda karar 23.10.2013 tarihinde davalı vekiline tefhim edilmiştir. Davalı vekili tefhim tarihinden 8 gün geçtikten sonra temyiz talebini 22/11/2013 tarihinde bildirmiştir. Mahkemece 02/12/2013 tarihinde temyiz talebinin süresi içinde yapılmaması gerekçesiyle temyiz talebinin reddine dair ek karar vermiştir. Kısa karar gerekçe ihtiva etmediğinden usulüne uygun bir karar tefhiminden söz edilemez bu itibarla davalının gerekçeli kararın kendisine tebliğ tarihi olan 02/12/2013 tarihinden önce 22/11/2013 tarihinde yaptığı temyiz geçerli kabul edilmeli, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin mahkemece verilen karar HMK’ a uygun olmadığından mahkemenin 23.12.2013 tarihli kararına yönelik temyiz talebinin kabulüne karar verilmelidir.
Yukarda açıklanan nedenlerle mahkemenin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 22.11.2013 tarih ve 2011/61 Esas ve 2013/733 Karar sayılı ek kararın bozularak kaldırılmasına.
2-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 23.10.2013 tarih ve 2011/61 Esas ve 2012/733 Karar sayılı usul ve kanuna uygun kararının ONANMASINA, mahkemenin 22.11.2013 tarihli ek kararının bozulup kaldırılmasına, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

.