Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/9557 E. 2014/21068 K. 18.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9557
KARAR NO : 2014/21068
KARAR TARİHİ : 18.11.2014

Mahkemesi : Bursa 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 17/04/2014
Numarası : 2012/365-2014/218
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı-k.davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı-karşı davalı vekili müvekkilinin davacı işyerinde 02/05/2006 tarihinde mühendis olarak çalışmaya başladığını, en son 3.613,77 TL brüt ücret aldığını, yaş dışında emeklilik koşullarına sahip olduğunu ve SGK’dan almış olduğu yazı ile 04/09/2012 tarihinde iş akdini feshettiğini ancak ay sonuna kadar istek üzerine işyerinde çalıştığını, kıdem tazminatının ödenmediğini, haftanın 5 günü 1 saat ara dinlenmesi olduğu halde 08:30-18:30 saatleri arasında çalıştığını, son 1,5 yıl ise cumartesi günleri 3 saat çalışarak fazla çalışma yaptığını, Ağustos ücretinin 500,00 TL eksik ödendiğini, Eylül ücretinin hiç ödenmediğini, 6 günlük yıllık izin ücretinin ödenmediğini beyanla, 19.451,17 TL kıdem tazminatı, 3.000,00 TL ücret, 600,00 TL yıllık izin ücreti, 3.180,00 TL fazla çalışma ücreti olmak üzere toplam 26.231,17 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı dava tarihi itibari ile iş sözleşmesinin sona ermediğini, davacının ücret alacaklarının dava tarihinden önce, yıllık izin ücretinin davadan sonra banka kanalı ile ödendiğini, ücretinin Eylül bordrosundan belli olduğunu, davacının fazla çalışması bulunmadığını, eksik çalışmasının bulunduğunu, 22/06/2012 tarihli yazıyı sunması sonrası 02/07/2012 tarihinde maaşına zam yapılarak satış müdürlüğüne terfi ettirildiğini, eğitimlere katıldığını ancak fesih hakkını kötüye kullandığını, 01/10/2012 tarihinden itibaren devamsızlık yaptığını ve bu arada davacının kusur ve ihmali ile yaptığı işlemlerden dolayı para cezası talep edildiğini tüm bunlar üzerine iş akdinin haklı olarak müvekkili tarafından 23/10/2010 tarihinde feshedildiğini beyanla açılan davanın reddini, karşı dava olarak vermiş olduğu zarar nedeniyle 5.168,18 TL ve 41,32 EURO talep ettiklerini, 101 saat eksik çalışması ve telafi çalışması yapmadığı için ücretini, kendisine yol parası verilmesi ve bununla çocuklarına kreşe götürmesi nedeni ile maddi kazanç sağladığını ve bunun miktarını talep ettiklerini, davacıya eğitim verildiğini, iş sözleşmesi ve eki personel yönetmeliği gereği bunları talep ettiklerini belirterek istemde bulunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davalı-karşı davacının zarara uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı-karşı davacı, davacı-karşı davalının yapması gereken görevlerini yapmadığını, eksik ve yanlış işlemler yaptığını, şirketi kendi kusurundan dolayı ve kasıtlı olarak 5.168,18 TL ve 41.32 Euro zarara uğrattığını, Bursa Noterliğinin 19.10.2012 tarihli 46503 yevmiye nolu ihbarnamesine cevap verilmediğini belirtmiştir.
Mahkemece davalı-karşı davacının maddi zarar talepleri fatura tutanak vs. İle bir açıklamada bulunulmadığından reddedilmiştir. Ancak davalı-karşı davacı 19.10.2012 tarihli 46503 yevmiye nolu ihbarname ve ekinde 3 adet tutanak ve davacı-karşı davalının sebep olduğu iddia edilen zarar miktarlarını gösteren makbuzlarla birlikte davacının savunmasını istemiş, bu ihbarname 23.10.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece bu hususta araştırma yapılmamıştır.
Yapılacak iş, bir hukukçu, bir mali müşavir ve bir de davalı şirketin iştigal konusunda uzman bir bilirkişiden oluşan heyete dosyanın tevdi edilerek gerekirse davalı-karşı davacı tarafından dosyaya sunulan ingilizce iç yazışma belgeleri tercüme ettirilerek işverenin zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa zarar miktarının ne kadar olduğu ve davacı-karşı davalı işçinin bu zarara sebep olup olmadığı ve kusurunun belirlenerek, kusurlu bulunursa kusur oranına isabet eden zarar miktarı için hesaplama yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.