YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19751
KARAR NO : 2015/23487
KARAR TARİHİ : 27.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş akdinin haklı ya da geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini öne sürerek işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, işe iade davası açabilmesi için gerekli işyerinde çalışan en az otuz işçinin bulunması şartı gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının işgüvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Dosya kapsamına göre davacının 17/04/2009 tarihli işe giriş bildirgesine göre davalı … Sağlık Ltd. Şti’nin … Mahallesi … Caddesi No:27 …/… adresindeki işyerinde işe başladığı, 12.03.2012 tarihli işe giriş bildirgesine göre aynı adresteki iş yerinin davalı … Sağlık Ltd. Şti. ve davalı … Görüntüleme Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti’ye ait olduğunun bildirildiği, davacı ile davalılar arasındaki 12/03/2012 işe başlama tarihli iş sözleşmesinin … Sağlık Ltd. Şti ve … Görüntüleme Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı adına düzenlendiği, … Devlet Hastanesi ile davalılar arasında yapılan hizmet alımına ilişkin 12/03/2012 tarihli sözleşmenin … Sağlık Ltd. Şti. ve … Görüntüleme Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. Ortak Girişimi adına düzenlendiği ve işyeri adresi olarak … Mahallesi … Caddesi No:27 …/… adresinin bildirildiği, 23/11/2013 tarihli fesih bildiriminin … Sağlık Ltd. Şti ve … Görüntüleme Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı adına düzenlendiği ve dava aşamasında davalıların birlikte hareket ederek … Sağlık Ltd. Şti ve yine … Görüntüleme Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı adına davalı olarak birlikte temsil edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dosya içerisindeki SGK kayıtlarından davacının çalıştığı İş Ortaklığının ortaklarından olan davalı … Sağlık Ltd. Şti’nin … Devlet Hastanesi İçi … Caddesi No:1 Tarsus/Mersin adresindeki işyerinde fesih tarihi itibariyle 16 çalışanın bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak SGK’nın gönderdiği belgeler arasında … Mahallesi … Caddesi No:27 …/… adresinde de davalı bu şirketlere ait … sicil numaralı bir işyerinin daha bulunduğu görülmektedir. Ayrıca davacı tarafça davalı … Sağlık Ltd. Şti’nin Türkiye çapında iştiraklerinin olduğu iddia edilmiştir.
Davacı iki şirketin oluşturduğu iş ortaklığına ait işyerinde çalıştığına göre iş ortaklığını oluşturan her iki şirketin Türkiye’deki tüm işyerleri araştırılarak aynı iş kolunda fesih bildirim tarihi itibariyle otuzdan fazla işçisi bulunup bulunmadığı araştırılarak, dava şartının oluşması halinde işin esasına girilerek karar verilmeli, aksi halde işçi sayısının 30 dan az olması nedeniyle şimdiki gibi davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmelidir.
Mahkemece davacının işvereninin iş ortaklığı olduğu gözetilerek sonuca gidilmesi gerektiğinin düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27/11/2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.