Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/2041 E. 2015/7025 K. 14.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2041
KARAR NO : 2015/7025
KARAR TARİHİ : 14.04.2015

İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı T.C. Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; asıl işveren Bakanlığa ait … taşeronu davalı şirketlerde 2005 yılının Mart ayından itibaren bilgisayar programcısı olarak çalıştığını, 2010 yılı Mayıs ayında çıkışının verildiğini beyan ederek, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, UBGT ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma ücreti alacağı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda; davacı İş Mahkemesi’nin 2012/235 Esas sayılı dosyasında tanıklık yapmış ve çalışma saatlerini haftanın 5 günü sabah 07:30’dan akşam 21:00’e kadar, cumartesi günü sabah 07:30 öğlen 13:00’e kadar şeklinde anlatmıştır. Davacının bu beyanı kendisini bağlar. Yapılacak iş o dosyayı getirterek davacının ifade verdiği tarihi belirleyip o tarihe kadar olan dönem yönünden Davacının çalışma saatleri ve buna bağlı olarakta fazla çalışması bu sınırlar içerisinde hesaplanması gerekirken fazla hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 14.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.