Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/25102 E. 2015/22780 K. 18.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25102
KARAR NO : 2015/22780
KARAR TARİHİ : 18.11.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi iş sözleşmesinin işverence sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin davacının performans düşüklüğü ve davranışlarından kaynaklanan nedenlerle feshedildiğini, feshin sendikal nedene dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih için geçerli bir nedenin kanıtlanmadığı, feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık feshin sendikal nedenle yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Fesih tarihinde yürürlükte olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “sendika özgürlüğünün güvencesi” başlıklı 25.maddesinin ikinci fıkrasında “İşveren, ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında çalıştırma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz; üçüncü fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farkli işleme tabi tutulamaz; dördüncü fıkrasına göre; işverenin fesih dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi halinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir. Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre ise; sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18,20 ve 21’inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 21’inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir” denilmektedir.
Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetli olup davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme de yetersizdir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılan davalarda, salt işçinin sendika üyesi olması feshin de sendikal nedenle yapıldığını göstermez. Mahkemece, gerekli araştırma yapılarak ve özellikle de tanıklardan davacının sendika üyesi olmasının yanında ne tür sendikal faaliyetlerde bulunduğu somut olarak sorulup tespit edilerek toplanan deliller sonucu feshin sendikal nedenlere dayandığının tereddütsüz belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre, davacının da üyesi bulunduğu … Sendikası’nın yetki tespiti başvurusunda bulunduğu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 10.02.2014 tarihli yazısı ile sendikanın davalı işyerinde gerekli çoğunluğu sağladığından bahisle yetki tespiti yapıldığı, sözü edilen sendikanın bilahare TİS imzalama hususunda da yetki aldığı, davalı işverenin açtığı sendikanın yetkisine itiraz davasında (… . İş mahkemesinin 2014/147 E. Sayılı dosyası), “bakanlık yetki tespiti işleminin sonuç itibariyle doğru olduğu, iptalini gerektiren bir hata bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine” karar verildiği, kararın Dairemizce onandığı(2015/7644 E) sabit ise de;
Dosya içerisinde bulunan … C. Başsavcılığının kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararına göre müştekinin … Sendikası, şüphelilerin davalı şirket yetkilileri olduğu, suçun sendikal hakların kullanılmasına engel olunması suçu olduğu, delil yetersizliğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Mahkemece bu dosyanın akıbetinin araştırılmadığı ve beklenmediği görülmektedir.
Keza, işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli, tanıkların beyanları yeniden ve ayrıntılı olarak tespit edilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalının bu yöndeki temyiz itirazı yerindedir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da, mahkemece, davalı işverenin iş akdini sendikal nedenle feshettiği kabul edilerek sendikal tazminata hükmedilmiştir. Ancak, hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde sendikal tazminatın ödenmesi, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması şartına bağlanmıştır.
Somut olayda, davacı, dava dilekçesinde sendikal tazminat talep etmiş olup bu tazminat isteğini işe iade etmeme şartına bağlamadığından ve fesih tarihinde yürürlükte olan 6356 Sayılı Kanun’un 25. Maddesi gereği bu tazminata hak kazanma işe iade edilmeme şartına bağlı olmadığından, davacının bu yöndeki temyiz itirazı yerindedir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 18/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.