Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/28343 E. 2015/16618 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28343
KARAR NO : 2015/16618
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Sendika Aidatı

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı Sendika vekili, davacı … Sendikası ile davalı … (…) Belediye Başkanlığı arasında 01/01/2006 – 31/12/2006, 01/01/2007 – 31/12/2008 ve 01/01/2009 – 21/12/2010 tarihleri arası yürürlük süreli Toplu İş Sözleşmeleri imzalandığını, dava dönemi içerisinde davalıya bağlı işyerinde çalışmakta olan işçilerin, üyelik veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle Toplu İş Sözleşmelerinden yararlandıklarını, TİS’den yararlan işçilerin ücretlerinden kesilmesi gereken üyelik ve dayanışma aidatlarının, davalı işveren tarafından yasada ve toplu iş sözleşmelerinde öngörülen süre içerisinde ödenmediğini iddia ederek 01.01.2006-15.09.2010 tarihleri arasındaki dönem için üyelik ve dayanışma aidatı asıl alacağı 5000,00 TL TİS gereği oluşan temerrüt tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. Bozma sonrası davalı … Belediyesi’nin 6360 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kapatılması nedeni ile husumet katıldığı belediye olan … Belediyesi’ne yöneltilmiş, bu belediye vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın ıslah edilmiş şekli ile kabulüne ve ıslah miktarı olan 11.459,80 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine davacı temyizi bakımından Dairemizin 10.07.2014 tarihli ilamı ile özetle ve sonuç olarak, “….Dosya kapsamından; taraflar arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri dosyaya getirtilmiş ve sendika ile işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmelerinde aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede sendika adına yatırılacağına dair düzenleme bulunduğu anlaşılmaktadır. Bundan başka sendikanın toplu iş sözleşmesi dönemlerinde yasa ve toplu iş sözleşmeleri uyarınca üyesi olan işçilerin listesi ve banka hesap numarasını ve aidat miktarını belirten yazıyı davalı işverene gönderdiği de görülmüş olmakla, Toplu İş Sözleşmelerinde belirtilen tarihlerden itibaren işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile alacakların tahsiline karar verilmesi gerekirken, faiz türü açıklanmadan temerrüt tarihi belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, “…Bilirkişinin 18/11/2011 tarihinde hazırlamış olduğu raporda belirttiği 11.459,80 TL’nin her bir aya ait aidat alacağının toplu iş sözleşmesinde belirtilen tarihlerden (29/11/2011 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihleri) itibaren işleyecek temerrüt tarihlerinden itibaren işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile alacakların…” davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Öncelikle mahkemenin bozma kararına uymasına rağmen, hüküm altına alınan her bir aya ait aidat alacağının temerrüt tarihini karar yerinde göstermeyip bilirkişi raporuna yollama yapmakla yetinmesi, bilirkişi raporu kararın bir eki olmadığından doğru değildir. Öte yandan bilirkişi raporunda hesap edilen aidat alacağı 13.459,80 TL (13.460,00TL) olup davalı tarafından davadan önce yapılan 1.000,00 TL ve dava açıldıktan sonra da yapılan 1.000,00 TL olmak üzere 2.000,00 TL’sının mahsubu ile 11.459,80 TL hüküm altına alındığından ve bilirkişi raporunda yapılan bu ödemeler dikkate alınmadığından temerrüt tarihleri bakımından bilirkişi raporu hüküm ile birebir uyuşmamaktadır.
Başka bir husus ise hüküm altına alınan aidat alacaklarının ilişkin olduğu Toplu İş Sözleşmelerindeki hükümler dikkate alındığında temerrüt tarihi her bir ay iadat alacağı açısından ayın 23.günü olduğu halde 22. günü olarak kabulü hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, gerekirse ek hesap raporu alarak davalı tarafından yapılan toplam 2000,00 TL ödemeyi ilk muaccel olan alacaktan başlamak üzere mahsup ederek bakiye alacağı tespit etmek ve bundan sonra aylık bazda karar yerinde temerrüt tarihlerini tek tek göstermek sureti ile alacağı hüküm altına almak olmalıdır. Bozmaya uyulmasına rağmen bozmanın gereklerini tam olarak karşılamaktan uzak biçimde yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.09.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.