Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/28410 E. 2015/21686 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28410
KARAR NO : 2015/21686
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili ; iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini ve sendikal fesih nedeniyle tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, feshin geçerli nedene dayalı olduğunu ve sendikal tazminat talebinin yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tanık beyanlarından hareketle davalı işyerinde çalışan 150 civarı işçinin 85’inin sendikaya üye olduğu, yaklaşık 8 ila 11 arası işçinin işten çıkarıldığı, toplam sendikal işçi sayısı dikkate alındığında feshin sendikaya üyelikten kaynaklandığının davacı tarafça ispatlanamadığı, ancak feshin geçerli nedene dayandığının da davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine, sendikal tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan ve davalı işveren tarafından sunulan tarihsiz fesih bildiriminde, 28.11.2014 tarihinde yönetim kurulu tarafından alınan karar gereği, grup şirketi olan … Kömür İşletmelerinin 13.05.2014 tarihinde somada bulunan maden ocağında meydana gelen kaza nedeniyle şirkete ait …, Işıklar ve … Bacası Ocağında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu müfettişleri tarafından işin geçici durdurulmasına karar verildiği, sonrasında yapılan çalışmalar neticiseinde Işıklar ocağının tek işletme olarak açılması sağlandığı, hukuki durumun henüz netlik kaznamadığı ancak şirketler grubunu finansal olarak isitihdam ve ekonomik nedenlerden dolayı zora soktuğu, bu nedenle grup şirketleri birlikte hareket ederek ekonomik sebeplerden ötürü işverene tanınmış olan kanuni hakların kullanılmasına ve tüm işyerlerinde gerekli tenkisatın yapılmasına karar verilmiş olduğu ve … Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan … (sondaj) çalışmalarının durdurulması sonucu davacının iş akdine hakları ödenmek kaydıyla son verildiği belirtilmiştir.
Davacı, iş akdine 05.12.2014 tarihi itibariyle sözlü olarak son verildiğini iddia etmekte olup davalı işveren tarafından SGK’ ya sunulan işten ayrılış bildirgesinde davacının iş akdinin son bulma tarihi olarak 05.12.2014 tarihi belirtilmesine karşın davacıya dosya içerisinde mevcut yazılı fesih bildirimin tebliğ edilmek üzere postaya verildiği tarihin 15.12.2014 tarihi olduğu ve 05.12.2014 tarihinde davacının yazılı olarak bildirilen fesih bildirimini tebliğ almaktan imtina ettiğine ilişkin bir tutanak tutulup tutanak içeriğinin de yöntemince ispatlanmamış olduğu anlaşıldığından işveren tarafından feshin 4857 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerine uygun olarak yapıldığı bildirilmesine karşın aynı Yasanın 19. maddesinde feshin geçerli nedene dayalı olarak yapılabilmesinin biçimsel koşulu olarak düzenlenen fesih bildiriminin açık, kesin ve yazılı olması kuralına uyulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; davacı feshin sendikal nedene dayalı olarak yapıldığını iddia etmiş olup mahkemece bu konuda yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam işçiler olup olmadığı araştırılmadan sadece tanık beyanları doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı konusunda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 05/11/2015 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.