Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/32058 E. 2015/14761 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32058
KARAR NO : 2015/14761
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

İş Mahkemesi
Dava Türü : Olumlu Yetki Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı şirket vekili, davalı …’nın müracaatı üzerine diğer davalı Bakanlıkça davalı sendikanın davacı şirkete ait iki işyerinden oluşan işletmede çalışan toplam 54 işçiden 24’ünü üye kaydettiği ve yasanın aradığı %40 çoğunluğu sağladığı gerekçesi ile bu sendika lehine 20.10.2014 tarih ve 10864794/103.02/18663 sayılı olumlu yetki tespitinde bulunduğunu,bunun tebliği üzerine 6 iş günlük süre içinde eldeki davanın açıldığını, yetki tespitinin hatalı olduğunu, zira davacı şirketin … ili … ilçesinde üretim tesislerinin; … İli … İlçesinde genel müdürlük binasının bulunduğunu, genel müdürlük binasında yapılan işlerin şirket işyerinde yapılan asıl iş olan gıda üretim işinin yardımcı işi olduğunu, bu nedenle genel müdürlük işyerinin ayrı bir işyeri sayılamayacağını, buna bağlı olarak işletme olarak kabul edilemeyeceğini, Bakanlıkça işletme düzeyinde %40 çoğunluk yeterli kabul edilerek yapılan yetki tespitinin hatalı olduğunu, ayrıca … kayıtlarına göre iki işyerinde toplam 57 işçinin çalıştığını, bu itibarsa 54 sayısının tutmadığı gibi bir çok işçinin sendikadan istifa ettiğini iddia ederek davalı Bakanlığın 20.10.2014 tarih ve 18663 sayılı olumlu yetki tespitinin İPTALİNE karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın 6 iş günlük kesin süre içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiğini, Bakanlığın davalı sendika lehine yaptığı olumlu yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı vekilinin davacı şirket işyerlerinin işletme sayılamayacağına ilişkin iddiasının soyut kaldığını savunmuş ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Bakanlık vekili, 6356 sayılı Yasa’nın 41/7.maddesine göre Bakanlıkça yetki tespit işlemlerinin işveren tarafından yapılan Sosyal Güvenlik Kurumu tescil bilgilerine göre yapıldığını, diğer davalı sendikanın başvurusu üzerine yapılan incelemede davacıya ait iki işyerinden oluşan işletmede çalışan 54 işçiden 24’ünün üyesi olması nedeni ile gerekli çoğunluğu sağladığından 20.10.2014 tarihinde olumlu yetki tespitinde bulunulduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 6356 sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 41,42,43 ve 44 maddelerinde yetki konusu düzenlenmiş olup,davacı şirketin … ili … ilçesinde bulunan üretim tesisi ile … ili … ilçesinde bulunan genel müdürlük binasının geniş anlamda iş yeri olarak kabul edilmesi gerektiği,dolayısı ile bu iş yerinde TİS yapma yetkisinin verilebilmesi için en az 29 işçinin sendikalı olması gerektiği gerekçesi ile davalı Bakanlıkça davalı sendika lehine yapılan olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmiştir.
Taraflar arasında davalı sendika lehine yapılan olumlu yetki tespitinde sendikanın yasanın aradığı çoğunluğu sağlayıp sağlamadığı, yetki tespitinde dikkate alınmayan işyerinin işletmeye dahil olup olmadığı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Toplu İş Sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi başlıklı 6356 sayılı Kanun’un 34.maddesinde “1-Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir.(2) Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir…(4) İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklar, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede on beş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi halinde Yargıtay onbeş gün içinde kesin olarak karar verir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yine Yasanın 5.maddesinde “(1) Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmi Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar. (2) Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.” düzenlemesi yer almıştır.
Dolayısı ile yetki tespiti davasında bir gerçek veya tüzel kişiye ait aynı işkolunda birden çok işyerinden oluşan bir işletme olduğu iddiası var ise, işletme düzeyinde ancak tek bir TİS yapılacak olması (işletme toplu iş sözleşmesi) ve bu hususun kamu düzeni ile ilgili olması karşısında, işverene ait işyerlerinin işletme oluşturup oluşturmadığının tespiti için, iddia konusu işyerlerinde bakanlıkça 6356 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca yapılmış işkolu tespit kararları var ise buna göre, yoksa yapılacak işkolu tespiti bekletici mesele yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekecektir.
Her ne kadar 6356 sayılı Yasanın 5/(2).fıkrasında “Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz” denilmekte ise de, bu düzenlemenin Toplu İş Hukukunda bir toplu iş sözleşmesi ünitesi olan ve 6356 sayılı Kanunun 34. maddesinde tanımlanan işletme iddiası kapsamı dışında haller için uygulanması gerektiği değerlendirilmelidir. Aksi halde işletme kapsamına giren bir gerçek ve tüzel kişiye ait işyerlerinde, işletme bütünlüğü gözetilmeden yasanın emredici hükümleri dikkate alınmadan toplu iş sözleşmesi yapılması gibi bir durum ortaya çıkacaktır.
O halde, 6356 sayılı Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemeyi, işyeri düzeyinde yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamışken ve çözümü aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen işkolu tespit prosedürü ile mümkün olan işkolu uyuşmazlıklarıyla sınırlı olarak değerlendirilmek gereklidir. 6356 sayılı Kanunda işletme kapsamına ilişkin uyuşmazlıkların bekletici mesele yapılamayacağına dair bir hüküm yer almamaktadır. Ayrıca işletme toplu iş sözleşmesi yapılmasına ilişkin kural yukarıda da kısaca bahsedildiği üzere kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenlerle işletme kapsamına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu ise, mahkemenin bu uyuşmazlığı çözmeye de yetkili olması halinde işletme olup olmadığı 6356 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 4. fıkrası hükmüne göre ön mesele olarak çözüme kavuşturulması gereklidir. Yetki uyuşmazlığını inceleyen mahkemenin işletme olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olmaması halinde ise yine aynı hükümlere göre bu problemin çözümü bekletici mesele yapılmalıdır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Öncelikle dava konusu edilen 20.10.2014 tarih ve 10864794/103.02/18663 sayılı olumlu yetki tespit kararında … ve … … sicil numaralı işyerlerinde toplam 54 işçinin çalıştığı, 24 işçinin … üyesi olduğu ve sendikanın yasanın aradığı çoğunluğu sağladığı belirtilerek işletme düzeyinde yetki tespiti yapılmıştır. Davacı vekili ise …’daki “Genel Müdürlük” işyerinde asıl iş olan “üretim” işine yardımcı işlerin yapıldığını, bu işyerinin de işletmeye dahil edilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Mahkemece bu hususta sadece dosya üzerinden alınan hukukçu bilirkişinin hazırladığı raporla yetinilerek bu işyerinin asıl işe yardımcı işin görüldüğü işyeri olarak işletmeye dahil olduğu kabul edilmiş ise de, bu kabul mevcut yasal düzenlemelere göre eksik incelemeye dayanmaktadır. Bu itibarla öncelikle olumlu yetki tespitinde dikkate alınmayan …/…’daki “Genel Müdürlük” binası işyerine ilişkin olmak üzere yapılmış bir iş kolu tespit kararı varsa bu karar Bakanlıktan ve davacı şirketten sorulmak sureti ile dosya içine alınmalıdır. Şayet bu işyeri için Bakanlıkça yapılmış bir iş kolu tespiti yoksa ilgililere bu işyerlerinin girdiği iş kolunu tespit ettirmesi için süre verilmeli, işkolu tespitine ilişkin ihtilaf giderilip işyerinin girdiği iş kolu kesin olarak tespit edildikten sonra, bu işyerinin işletmeye dahil edilip edilmeyeceği belirlenmeli, ondan sonra davalı sendikanın çoğunluğu sağlayıp sağlamadığı araştırılmalıdır.
Ayrıca davacı şirket vekili, olumlu yetki tespitinde dikkate alınan iki işyerinde çalışan işçi sayısının toplam 57 olduğu halde Bakanlık yetki prosedür dosyasında 54 olarak hatalı tespit yapıldığını iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, toplam çalışan sayısı 56 olarak tespit edilmiştir. Ancak dosyada bulunan … dönem bordroları ile Bakanlık yetki tespit prosedür dosyası içindeki çalışan ve sendikalı işçileri gösterir listenin karşılaştırılması sonucu; … sicil numaralı … Bulvarı … Mah. … Sokak No:… …/… adresinde kurulu … detay bilgilerine göre mahiyeti “Su Satışı” olarak kayıtlı işyerinde başvuru tarihi olan 14.10.2014 tarihi itibari ile 23 işçi çalışmaktadır. Bakanlık yetki prosedür dosyasında bu işyerinde 20 işçinin çalıştığı kabul edilmekle 8 ve 9 Ekim 2014 tarihlerinde işe giren …, … ve …’ın sayıya dahil edilmediği ve bu hali ile çalışan sayısı 23 olması gerekirken 20 olarak kabul edildiği; keza … sicil numaralı … Mah. … …/… adresinde kurulu … detay bilgilerine göre mahiyeti “Su Dolum Tesisi” olarak kayıtlı işyerinde 14.10.2014 başvuru tarihi itibari ile 8.10.2014 tarihinde çıkan … dikkate alınmadığında 35 işçinin çalıştığı, Bakanlık listesinde ve bilirkişi raporunda 8.10.2014 tarihinde işe giren …’nun dikkate alınmadığı ve bu işyerinde çalışan sayısının 35 olduğu, sendikalı sayısının ise 24 olduğu; bu hali ile … dönem bordroları, Bakanlık listesi ve bilirkişi raporundaki tespitlerin işçi sayısı bakımından farklılıklar arzettiği görülmektedir. Mahkemece “a” bendindeki eksiklik giderildikten sonra çalışan işçi sayısı ile ilgili bu farklılığı giderecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, başvuru tarihinde işyerinde çalışan işçi sayısı tereddüde neden olmayacak şekilde tespit edilmelidir.
O halde davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde davalı Sendikaya iadesine, 14.09.2015 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.