YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/34234
KARAR NO : 2015/16733
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanunun 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici 2.maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi oluduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece uyuşmazlık konusu olan ödenmeyen ücret alacağı ile ilgili olarak, “…davacı dava dilekçesinde, 2006 yılı Kasım, Aralık, 2007 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Ekim, Kasım, Aralık, 2008 yılı Ocak, Şubat aylarına ait maaşlarının ödenmediğini beyan etmiştir. Ücret alacağının ödendiğinin ispatı işverene aittir. İşçi ücretinin ödenmediğini iddia ettiğinde; işverenin emrinde çalıştığını ve hizmet sözleşmesine göre kararlaştırılmış ücretinin ne olduğunu ispat etmesi gerekir. … kayıtları incelendiğinde davacının davalı işveren yanında çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı ücret alacağının ödendiğini ispat etmek için, davacının imzasını taşıyan 29/04/2008 tarihli tahsilat makbuzunu sunmuştur. Davacı tarafından makbuzun altındaki imza inkar edilmiş, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, söz konusu yazı ve imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Davalıya ait 2008 yılına ait ticari defterleri bilirkişice incelenmiş ihtilaf konusu işçilik alacaklarının davacıya bahse konu 29.04.2008 tarihli makbuz mukabilinde ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmamıştır. Müfettiş raporunda bahsi geçen tahsilat makbuzu ile Mahkemeye sunulan makbuz arasında farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizde açılan 2010/105 ve 2010/108 Esas sayılı dosyalarında davacı işçilerin tahsilat makbuzunun ödenmediğine ilişkin itirazları bulunmaktadır. Davalıya yemin delili hatırlatılmış davalı ödemeye ilişkin yazılı delili olduğundan bahisle yemin deliline dayanmamıştır. Davacının bu gerekçelerle makbuzda geçen ücret ve yıllık ücretli izin alacakları ödemediği şeklinde Mahkememizde kanaat oluşmuştur.” gerekçesi ile ücret alacağının kabulüne ilişkin kararı, Dairemizin 09.02.2015 tarih ve 2014/15694 Esas 2015/936 Karar sayılı kararı ile, “…Somut olayda, dosyada mevcut 29/04/2008 tarihli tediye makbuzuyla davacıya 5620,57 TL ücret ve 851,76 TL izin ücreti adı altında ödeme yapılmıştır. Davacı önce imza inkarında bulunmuş ödeme makbuzundaki imzanın davacıya ait olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olunca bu defa makbuzda yazılı miktarların ödenmediğini ileri sürmüş mahkemece yapılan inceleme de bu ödemenin davalının ticari kayıtlarında görülmediği tespit edilmiştir. Tediye makbuzundaki tarihin fesihten sonraki bir tarih olması, davacının önce imza inkarında bulunup imzanın kendisine ait olduğunun anlaşılması üzerine ödenmediği iddiasında bulunarak çelişkili savunma yapması ve davacının tediye makbuzunun iradesinin sakatlanarak alındığını iddia ve ispat edememesi karşısında davacı savunmasına itibar edilmesi mümkün değildir. Yapılan ödemelerin öncelikle ücret ve yıllık izin alacaklarından mahsup edilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda bozma konusu yapılan ücret alacağı bakımından, “…davacı dava dilekçesinde, 2006 yılı Kasım, Aralık, 2007 yılı Ocak , Şubat, Mart, Nisan, Ekim, Kasım, Aralık, 2008 yılı Ocak, Şubat, aylarına ait maaşlarının ödenmediğini beyan etmiştir. Ücret alacağının ödendiğinin ispatı işverene aittir. İşçi ücretinin ödenmediğini iddia ettiğinde; işverenin emrinde çalıştığını ve hizmet sözleşmesine göre kararlaştırılmış ücretinin ne olduğunu ispat etmesi gerekir. … kayıtları incelendiğinde davacının davalı işveren yanında çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı ücret alacağının ödendiğini ispat etmek için, davacının imzasını taşıyan 29/04/2008 tarihli tahsilat makbuzunu sunmuştur. Davacı tarafından makbuzun altındaki imza inkar edilmiş, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, söz konusu yazı ve imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Davalıya ait 2008 yılına ait ticari defterleri bilirkişice incelenmiş ihtilaf konusu işçilik alacaklarının davacıya bahse konu 29.04.2008 tarihli makbuz mukabilinde ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmamıştır. Müfettiş raporunda bahsi geçen tahsilat makbuzu ile Mahkemeye sunulan makbuz arasında farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizde açılan 2010/105 ve 2010/108 Esas sayılı dosyalarında davacı işçilerin tahsilat makbuzunun ödenmediğine ilişkin itirazları bulunmaktadır. Davalıya yemin delili hatırlatılmış davalı ödemeye ilişkin yazılı delili olduğundan bahisle yemin deliline dayanmamıştır. Davacının bu gerekçelerle makbuzda geçen ücret ve yıllık ücretli izin alacakları ödemediği şeklinde Mahkememizde kanaat oluşmuştur.” gerekçesi ile önceki kararda direnilmiştir.
Davalının talep edilen ücretlerin ödendiğine dair … Müdürlüğü’ne sunduğu makbuz ile mahkemeye sunduğu makbuzun birbirinden farklı olmasına, davacının baştan beri bu ücretlerin kendisine ödenmediğini ileri sürmesine, yapılan ödemenin davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda görünmemesine göre, Dairemizin bozma kararının yerinde olmadığı, direnme kararının doğru olduğu anlaşılmakla dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici ek ikinci maddesi uyarınca … Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.06.2015 tarih 2015/264 E.-2015-412 K.sayılı direnme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 28.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.