YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8791
KARAR NO : 2015/5593
KARAR TARİHİ : 26.03.2015
Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki Yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının iş akdine haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İhbar tazminatı bakımından uygulanması gereken faiz türü konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 17’nci maddesine göre ödenmesi gereken ihbar tazminatında faize hak kazanabilmek için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. Bununla birlikte bireysel ya da toplu iş sözleşmesiyle, iş sözleşmesinin feshi halinde ihbar tazminatının ödeme zamanıyla ilgili olarak açık bir hükme yer verilmişse, belirlenen ödeme tarihi faiz başlangıcı olarak esas alınır.
İşe iade davası sonrasında, işçinin süresi içinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi olmakla, ihbar tazminatı bakımından faiz başlangıcı da, işçinin işe alınmayacağının açıklandığı tarih ya da bir aylık işe başlatma süresinin sonudur.
İhbar tazminatı bakımından uygulanması gereken faiz oranı değişen oranlara göre yasal faiz olmalıdır. Bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde faklı bir faiz türü öngörülmüşse, yasal faizin altında olmamak kaydıyla kararlaştırılan faiz uygulanır.
Somut olayda, mahkemece ilke kararında da belirtildiği üzere, talepte dikkate alınarak ihbar tazminatının dava dilekçesi ile talep edilen miktar için dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktar için ıslah tarihinden olmak üzere yasal faiz oranını aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, doğrudan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte hüküm altına alınması hatalı olup bozma sebebi ise de, yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının ikinci paragrafının çıkarılarak yerine;
“287.50 TL. brüt ihbar tazminatı alacağının 30,00 TL.’sinin dava tarihinden, geri kalan kısmının ıslah tarihinden (25.11.2013) itibaren yasal faiz oranını aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.