Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/18159 E. 2016/19769 K. 21.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18159
KARAR NO : 2016/19769
KARAR TARİHİ : 21.11.2016

YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, Haziran 2002 – Şubat 2012 tarihleri arası davalı işyerinde çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, yıllık izin kullanmadığını, genel tatillerde çalıştığını, sigorta primlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücretinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili ise davacı ile davalı arasında iş ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce 22.10.2015 tarih ve 2015/14799 E-2015/20207 K. sayılı ilamı ile davacının hizmet tespiti davası açtığını belirtmesi karşısında hizmet tespiti davası açılıp açılmadığı açılmış ise onaylı bir örneğinin gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrildiği, geri çevirme nedeninin mahkemece araştırılması neticesinde davacının 09.05.2016 havale tarihli dilekçe ile temyize konu alacak davasında iddia ettiği tüm çalışma dönemi yönünden hizmet tespiti davası açmış olduğu ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Gerçekten de davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde en son 1979 yılında sigorta prim ödeme kaydı olduğu, davacının iddia ettiği 2002-2012 yılları asında herhangi bir prim ödeme kaydının bulunmadığı görülmüştür.
Hal böyle olunca söz konusu hizmet tespit davasının, temyize konu alacak davası yönünden bekletici mesele yapılması elzemdir.
Dolayısıyla mahkemece, davacı tarafından açılan ve derdest olduğu anlaşılan hizmet tespit davasının sonucu beklenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece hizmet tespit davası bekletici mesele yapılmadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz nedenleri yerinde olup karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.