Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/2407 E. 2016/14502 K. 20.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2407
KARAR NO : 2016/14502
KARAR TARİHİ : 20.09.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığı hizmetlerinin kıdemine sayılmadığını, 2011-2013 yıllarını kapsayacak 3. Dönem…’nin geçici 4. maddesi gereği önceki işyerlerinde geçen çalışmaların da davalı işyerinde geçmiş gibi kabul edileceğine dair düzenleme gereği derece ve kademesinin tespiti ile yeni derece ve kademesi dikkate alınarak ilk kadroya geçişlerinden itibaren …’den kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya sözkonusu hakların 2011-2013 yıllarını kapsayan …. ile tanındığını, bu nedenle taleplerin geçmişe yönelik olarak talebini yerinde olmadığını, derece ve kademe tespitinde hata olmadığını, gerekli ödemelerin TİS’lere göre zaten yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak alması gereken ücret farklarının davacıya ödenmesine dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 01/12/2014 tarihli kararı ile “… Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ki hesaplama tarzı hatalıdır… İşyerinde uygulanan … gereği olarak davacının tam bir yıl çalışmasının karşılığı 1 kademe, 2 yıl çalışmasının karşılığı da 1 derecedir. Davacının mevsimlik işçilikte geçen çalışma süresine göre eklenen derece ve kademe doğrudur. Ancak, bilirkişi tarafından alacakların hesabı nedeniyle yapılan uygulamada, davacının 01.03.2007 tarihinde 8 derece ve 01.03.2008 tarihinde de 9 derece ve 01.03.2009 tarihinde de 10 derece olduğunu kabulle hesaplama yapmış olmasının nedeni, iki yılda bir hak edilen derecelerinin birer yıl arayla neden artırıldığı da rapor içeriğinden anlaşılamamaktadır. Davacının yasal ilave tediye alacağının 4857 sayılı Yasada düzenlenen ücret alacaklarından olmadığı, bu nedenle en yüksek banka mevduat faizine değil, davacının talebi ile bağlı kalınarak yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiği göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2014 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınmadan bir yargı kararına atıfla davalı yararına dilekçe yazım ücreti tutarında avukatlık ücretine hükmedilmesi de yanlış olmuştur..” gerekçeleriyle hüküm bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişi raporu aldırılmış ve bozma doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan 30.09.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda Yargıtay bozma kararı doğrultusunda, her bir yıl için bir kademe ve her iki yıl için ise bir derece ilerlemesi yapılarak davacının dava tarihinde 11. derecenin 19. kademesinde olacağı tespit edilmiş ve buna göre tüm alacak kalemleri yeniden hesaplanmış ve sonuç miktarlar mahkemece hüküm altına alınmış ancak mahkemece maddi hataya düşülerek ve önceki karardan alınarak yazıldığı anlaşılan gerekçe kısmının 4. paragrafında davacının dava tarihinde 12. derecenin, 19. kademesinde olduğunun sonucuna ulaşıldığının yazılması ve hüküm fıkrasının 1. bendinde davacının 12. derecenin 19. kademesinde olduğu ve intibakının buna göre yapılması gerektiğinin yazılması hatalı olup bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hüküm fıkrasının 1. bendindeki “ 12. ( on ikinci) “ rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine “ 11. ( on birinci ) “ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.