Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/25282 E. 2016/14395 K. 20.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25282
KARAR NO : 2016/14395
KARAR TARİHİ : 20.09.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Olumlu Yetki Tespitine İtiraz

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı şirketler vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı şirketler vekili, davalı Sendika’nın başvurusu üzerine davalı Bakanlıkça davalı Sendika lehine olumlu yetkisi tespiti yapıldığını, bu kararın 01.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, 6 iş günlük süre içinde eldeki davanın açıldığını, olumlu yetki tespitinin hatalı olduğunu, zira davacı şirketin iş yaptığı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı Yapım Onarım ve Restorasyon işçiliğinin yapıldığı işyerinde sendikaya üye bu kadar işçi bulunmadığını, işçi konumunda olmayan kişilerin de yetki tespitinde listeye dahil edildiğinin anlaşıldığını, yine 6356 sayılı Kanun’un 2/2 inci maddesine göre işveren vekili konumunda olan kişilerin çıkarılması gerektiğini, bu hususların yargılama sırasında gelen belgelerle anlaşılacağını, Bakanlığın bildirdiği yetki tespitinde davalı Sendika’nın yasanın aradığı çoğunluğu sağlamadığını, sendika üyeliğinden çekilmenin derhal değil 1 ay sonra hüküm ifade ettiğini, yetki başvuru tarihinde halen devam eden başka sendika üyeliklerinin bulunduğunu, bu hususun mahkemece araştırılması gerektiğini, davacı şirketin … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı yaptığı 2015/137504 ihale kayıt numaralı hizmet alım işini sözleşme ile taşeron olarak aldığını, sayının belirlenmesinde mevsimlik işçilerin, iş sözleşmesi askıda olanların dahil edilmesi, işveren vekillerinin sayıya dahil edilmemesi gerektiğini, davacının taşeron olup taşeron işçilerinin hesaba katıldığı yetki tespitlerinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca içtihatlara göre çoğunluğun tespitinde üye kayıtları ile yetinilmeyip ücret ve sigorta prim bordrolarının karşılaştırılması, etraflı inceleme yapılması; işe giriş ve çıkış bildirgelerinin istenerek bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı Yapım Onarım ve Restorasyon işçiliğine ilişkin sözleşmenin celbini talep ettiklerini, işyerinde yürürlükte bir TİS olup olmadığı, 120 günden az bir süre kalıp kalmadığı hususlarının da resen incelenmesi gerektiğini iddia ederek davalı Bakanlığın 29.03.2016 tarih ve 71106642.103.02-8224 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili, davacının işçi statüsünde olmayan kişilerin de tespit yapılırken listeye dahil edildiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, müvekkil Bakanlığa gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda tespit yapıldığını, davacı işveren tarafından 464 işçi üzerinden bildirim yapıldığının görüldüğünü, Bakanlıkça sendika yetki tespit sisteminden alınan yetki tespit raporunda bildirim yapılan 342 işçinin Hizmet-İş Sendikası üyesi olduğunun tespit edilerek buna ilişkin 29/03/2016 tarihli yetki tespiti yazısının taraflara gönderildiğini, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük olmadığını, ayrıca Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesi uyarınca aynı hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işverenin tek bir işyerinin bulunması halinde işyeri düzeyinde yetki tespiti yapıldığını, davacı şirketin başka sendikaya üyeliklerin bulunduğu yönündeki itirazı bakımından ise, yetki prosedür dosyası içinde bulunan yetki dökümünde başka bir sendikaya üye olan işçilerin bu sendikaya üyelik ve çıkış tarihlerinin de gösterildiğini, çıkış tarihinin 1 aylık süre dikkate alınarak belirlenen tarih olduğunu, işyerinde daha önce 20 numaralı işkolunda imzalanan bir … bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Sendika vekili, davalı Bakanlığın dava konusu 29/03/2016 tarih ve 71106642/103.02.8224 sayılı olumlu yetki tespitine itiraz davasının 6356 sayılı Kanun’un 43/3 üncü maddesi uyarınca dava dilekçesi ve ekinde çoğunluk tespitine itirazın dayandırıldığı somut hiç bir delile yer verilmediğinden itirazın incelenmeksizin reddi gerektiğini, esasa girilecek olması halinde ise davalı Sendikanın işyerinde çalışan işçilerin çoğunluğunu üye kaydetmesi karşısında usul ve yasaya aykırı itirazın reddi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, “Davacı tarafça sunulan itiraz dilekçesinde hiç bir somut gerekçeye dayanmadığı, “Sendikaya üye olan bu kadar işçi yoktur” gibi soyut ve genel sebepler ileri sürerek itiraz ettiği, bu haliyle 6356 sayılı Yasanın 43/1 maddesindeki şartları yerine getirmediği yine dilekçesine hiç bir delil eklemediği, kendi çalışanı olan işçilerin listesini, yaptıkları işi gösteren iş sözleşmeleri ile çalışma belgelerini sunmadıkları, tarafı oldukları ve idare ile yaptıkları sözleşmeleri dahi ibraz etmedikleri bu haliyle aynı yasanın 43/3 maddesindeki şartları yerine getirmedikleri anlaşıldığından itirazın reddi gerektiği.” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar ile davalılar arasındaki uyuşmazlık, davalı Sendika’nın davacı şirketlere ait işyerinde çoğunluğu sağlayıp sağlayamadığı ve mahkemece itiraz ile eklerinde somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle işin esasına girmeksizin davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6356 sayılı Kanun’un 43. maddesinin 3. fıkrasında, “İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay tarafından on beş gün içinde kesin olarak karara bağlanır.” denilmiştir. Hükümde yer alan “itiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir” cümlesi 17.10.2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda verilen önerge ile hükmün kapsamına dahil edilmiştir.
Önerge ile eklenen cümlenin amacının sırf yetki sürecini sürüncemede bırakmak amacıyla yapılan kötü niyetli itirazların önüne geçilmesi olduğu görülmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, hükümde itirazın incelenmeksizin reddedileceği ifade edilse de, itirazın sırf yetki sürecini sürüncemede bırakmaya yönelik olup olmadığı ile somut delillere dayanıp dayanmadığı mahkeme tarafından bir inceleme ve değerlendirme yapılmasını gerekli kılmaktadır. Şu halde itirazın incelenmeksizin reddedileceği ifadesinin somut olmayan ve somut delillerle desteklenmeyen itirazların işin esasına girmeksizin reddedileceği şeklinde anlaşılması özelde maddenin, genelde ise Kanunun amacına ve sistematiğine uygun düşmektedir. Diğer taraftan yargılanma haklarını kısıtlayan ve sınırlandıran hükümlerin hak arama özgürlüğü ve hukuki dinlenme hakkı kapsamında dar yorumlanması gerekmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davacılar vekili, işyerinde çalışan işçi sayısına itiraz ettiği gibi, davalı Sendika’nın üye sayısını da kabul etmemektedir. İşveren vekillerinin ve sayıya dahil edilmemesi gereken bazı işçi gruplarının sayıya dahil edildiklerini, bazı işçilerin sendika üyeliklerinin çekilme tarihinden itibaren 1 ay sonra hüküm ifade edecek olması nedeni ile sendikalı işçi sayısına katılmasının mümkün olmadığını, bunların mahkemece ilgili kurumlardan getirtilecek bilgi ve belgelerle tespit edileceğini belirtmiştir. Ayrıca dava dışı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı Yapım Onarım ve Restorasyon İşçiliğine İlişkin Sözleşmenin celbini talep etmiştir. Dava (itiraz) dilekçesinin “Maddi Sebepler” bölümünde, hizmet alım sözleşmesinin Belediyeden; işyeri kayıtları ve ücret bordrolarının şirketten; … kayıtlarının (işe giriş ve çıkış bildirgelerinin)…’dan; belediye kayıtlarının Belediyeden; bakanlık kayıtlarının Bakanlıktan celbini istemiştir. Bilirkişi incelemesi ve her türlü delile dayanmıştır.
Görüldüğü üzere, davacının itirazı somut olup delillerle de desteklendiğinden 6356 sayılı Kanun’un 43. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesi kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle mahkemece belirtilen hükme dayanılarak esas hakkında değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde davacı tarafın bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.09.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.