YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31388
KARAR NO : 2016/15455
KARAR TARİHİ : 04.10.2016
Mahkemesi :İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun Geçici 2 inci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece, “…Tüm dosya kapsamı deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı …’nın davalıya ait işyerinde 03.02.2007 tarihinde çalışmaya başladığı iş akdinin davalı işveren tarafından 06.03.2009 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak fesih edildiği, davacının 2 yıl 1 ay 4 gün hizmet süresine karşılık 1.799,48 TL kıdem tazminatı,1.021,10 TL ihbar tazminatı, 680,73 TL izin alacağı olmak üzere toplam 3.501,31 TL alacağı olduğu kabul edilmiş,bu alacağın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Davalı vekili tarafından ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, ıslah edilen kıdem,ihbar ve yıllık izin alacağının fesih tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ıslah tarihi itibarı ile zamanaşımına uğrayan alacak olmadığından bilirkişiden bu hususta ek rapor aldırılmamıştır. Davacının davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş.işyerinde taşeron şirketlere bağlı olarak çalıştığı, çalıştığı süre içerisinde davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş’nın işi dışında herhangi bir iş yapmadığı ve çalışmasını münhasıran davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş’a hasrettiği 4857 S.Y.nın 2.maddesi uyarınca asıl işveren olan … Dağıtım A.Ş’ın davacı işçinin alacaklarını asıl işveren sıfatı ile alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu bu nedenle davacının işçilik haklarını asıl işveren ve alt işverenden birlikte isteyebileceği sonucuna varılmış davacı işçinin işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 08.10.2015 tarih ve 2014/20810 Esas 2015/18542 Karar sayılı kararı ile, “…Somut olayda, davacı 06.03.2009 tarihinde iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini iddia etmiş, davalı ise 9 adet İM ve 1 adet DM binasının işletilmesi işinin 10.01.2007 tarihli sözleşme ile 05.03.2007-05.03.2009 tarihleri arasında dava dışı ihbar olunan … Elek. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yürütüldüğünü ve davacının … bünyesinde halen çalıştığını savunmuştur. Davacıya ait sigortalı hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, davacının 06.03.2009 tarihinde davalı …’tan iş üstlenen dava dışı … Elek. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’den çıkışının bildirildiği, 10.10.2009 -25.09.2010 tarihleri arası ihaleyi üstlenen 1096760 işyeri sicil numaralı … … Ltd Şti.’de 19.10.2010-15.05.2012 tarihleri arasında ihaleyi üstlenen 1110010 işyeri sicil numaralı … Elektrik ..Ltd Şti.’de, 15.05.2012- 31.08.2013 tarihleri arasında ihaleyi üstlenen 1132075 işyeri sicil numaralı … ..Ltd Şti’de, 01.09.2013 tarihinden itibaren ise ihaleyi üstlenen 1149908 işyeri sicil numaralı ……Ltd Şti’de çalıştığı anlaşılmaktadır. 06.03.2009 tarihinde dava dışı ihbar olunan … Elek. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan bir fesih bildirimi olmadığı ve davacının alt işverenler değişmesine rağmen asıl işveren nezdinde çalışmasını sürdürdüğü dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında feshe bağlı olan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. “gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “…Bu açıklamalar doğrultusunda davacının bozma ilamında 06/03/2009 tarihinde dava dışı ihbar olunan … Mühendislik Ltd Şti tarafından yapılan fesih bildirimi olmadığı ve davacının alt işverenler değişmesine rağmen asıl işveren nezdinde çalışmasını sürdürdüğü dikkate alındığında feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti talep edemeyeceği belirtilmiş ise de; davacının dava konusu edilen dönemde 03/02/2007-06/03/2009 tarihleri arasında dava dışı ihbar olunan taşeron şirket … Mühendislik Ltd Şti’ de çalıştığı ve 06/03/2009 tarihinde … Mühendislik Ltd Şti tarafından çıkışının bildirildiği, davacının daha sonra 10/10/2009 tarihinden 25/09/2010 tarihine kadar taşeron şirket olan … Ltd Şti’nde 19/10/2010 tarihinden 15/05/2012 tarihine kadar … Elektrik Ltd Şti’nde, 15/05/2012-31/08/2013 tarihine kadar … Ltd Şti’nde, 01/09/2013 tarihinden itibaren ise ihaleyi üstlenen … Ltd Ştinde çalıştığı hususunun sigortalı hizmet döküm cetvelinden anlaşıldığı, uyuşmazlığın davacının iş akdinin 06/03/2009 tarihinde davalı işveren tarafından feshedilip feshedilmediği ve feshe bağlı hakların talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı, 06/03/2009 tarihinde davacının iş akdinin alt işveren tarafından feshedildiği ve SGK İl Müdürlüğüne bildirildiği, davacının bu fesihten itibaren 10/10/2009 tarihinde davalı şirketin alt işvereni olan … Ltd Ştinde çalışmaya başladığı, davacının iş akdinin 06/03/2009 tarihinde feshinden itibaren 7 ay 4 gün sonra yeni taşeron yanında işe başlamasının iş akdinin 06/03/2009 tarihinde feshedilmediğini göstermeyeceği, davacının … şirketine bağlı olarak çalışmaya başlamasının yeni bir iş akdi olduğu, aradaki sürenin uzun olması nedeniyle makul süre kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davacının alt işverenler değişse bile asıl işveren nezdinde çalışmasını sürdürdüğünün kabul edilemeyeceği, davacının iş akdinin feshi için fesih bildirimi yapılmasının da zorunlu olmadığı, alt işverenlerin değişmesine rağmen yeni alt işveren nezdinde iş yerinde çalışmaya devam eden işçilerin varlığı halinde sözü edilen işçiler bakımından iş sözleşmesinin devralan işverene geçtiği hususu tartışmasızdır. İdari işlemler gereği alt işverenlerin işe başlamaları arasında çalışanların sigortalarının çalışmalarına devam etmelerine rağmen bazen 1, 2 hafta Sosyal Güvenlik Kurumuna geç bildirildiği ancak bu sürenin makul olduğu ve bu hallerde iş akdinin işveren tarafından feshedilmediğinin kabul edildiği, davacının 06/03/2009 tarihinde iş akdinin feshinden 7 ay 4 gün sonra ihaleyi üstlenen … yanında çalışmaya başlamasının yeni bir sözleşme olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından mahkememizin kararında direnilmesine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.”gerekçesi ile önceki kararında direnmiştir.
Mahkeme kararındaki direnme gerekçeleri dikkate alındığında Dairemizin bozma kararının yerinde olmadığı, direnme kararının doğru olduğu anlaşılmakla, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun Geçici Ek 2’inci maddesi uyarınca ONANM…INA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 04.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.