Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/1356 E. 2021/3360 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1356
KARAR NO : 2021/3360
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08/08/2017 tarihinde verilen dilekçeyle tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptal ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 09/07/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekilleri tarafından talep edilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
1.DAVA
1.1.Davacı vekili; Aksaray ili, Merkez ilçesi, Zafer Mahallesi 1763 ada 1 parseldeki 479,60 m² olan taşınmazın 25/06/1992 tarih ve 2173 sayılı tapu tahsis belgesiyle davacıya tahsis edildiğini, o tarihte taşınmazın bedelini Aksaray Belediyesi hesabına ödediğini, 1992 yılında ruhsat ve yapı kullanma izin belgesini de aldığını, bina emlak vergisini ve elektrik su aboneliklerini düzenli olarak ödediğini belirterek davalı … Hazinesi adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.CEVAP
2.1. Davalı … Hazinesi vekili duruşmalardaki beyanında; açılan davayı kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.2. Dahili davalı … Belediyesi; tapu kaydında tapu malikinin Hazine-i Maliye olduğunu, Belediyenin tapuda malik olarak hissesinin bulunmadığını, Belediyeye herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından dava konusu taşınmazla ilgili hakkının 1992 yılında olduğunu iddia ettiğini, dava tarihine kadar geçen 30 yıl içinde hak düşürücü sürenin dolduğunu beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile Aksaray ili, Merkez ilçesi, Zafer Mahallesi 1763 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 40000/47960 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan 7960/47960 hissenin davalı … Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
4. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
4.1. Hükmün istinaf yolu ile incelenmesi davalılar vekillerince talep edilmiştir.
4.2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi; davacıya verilmiş olan 25/06/1992 tarih ve 2173 numaralı tapu tahsis belgesinin hukuken geçerliliğini koruduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu tahsise konu yerde ıslah imar planı ve uygulama imar planının yapıldığını, dava konusu taşınmazın imar planında büyük bir kısmının konut alanında çok az bir kısmının yolda kaldığını, mahkemece yapılan keşif sonucunda tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olduğunun tespit edildiğini, tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olduğunu, taşınmazın ifrazının mümkün olmadığını ve davacıya tahsis belgesi karşılığı başka bir taşınmaz verilmediğini, taşınmazın ilk imar planının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan İmar Kanunu itibariyle mera vasfından çıkartıldığını açıklamıştır.
4.3. Daire, dava konusu taşınmazın bulunduğu tahsise konu yerde ıslah imar planı ve uygulama imar planının yapıldığını, ancak ilk derece mahkemesince taşınmazda imar uygulaması yapılmadığından bahisle DOP kesintisi yapılmadan tescil kararı verilmesinin doğru olmadığını, taşınmaza ilişkin uygulama ve ıslah imar planlarında DOP kesintisi yapılmasa da 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa dikkate alındığında DOP kesintisi yapılmadan tescil kararı verilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın bulunduğu bölgedeki 0.3252938 oranı itibariyle DOP kesintisi yapıldıktan sonra tapu iptal ve tescil kararı verilmesi gerektiğinden Maliye Hazinesi ve dahili davalı … vekilinin istinaf başvurusunu resen gözetilen bu nedenle kabul etmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yerel mahkeme kararını kaldırarak, davanın DOP kesintisi yapılan oran üzerinden kabulüne, 1763 ada 1 parseldeki 26988/47960 payın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kısmın Hazinenin uhdesinde bırakılmasına ilişkin yeniden hüküm tesis etmiştir.
5. TEMYİZ
5.1 Hükmü, davacı vekili ile davalı … Hazinesi vekili temyiz etmişlerdir.
5.2 Temyiz Nedenleri
5.2.1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne dair karara bir itirazlarının olmadığını, ancak Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 26988/47960 payın müvekkil adına kayıt ve tesciline karar verilirken, Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararda dava konusu taşınmazın 40000/47960 hissesinin davacı adına kayıt ve tesciline karar verdiğini, davacının kabul edilen payında iki karar arasında fark olduğu için daha lehine olan 40000/47960 pay tescili olması gerektiği yönünde temyiz itirazında bulunmuştur. Ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesi kararında davalı … dahili davalı taraf lehine 3.400,00 TL vekalet ücreti takdirine de itiraz etmiştir.
5.2.2. Davalı … Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde; bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu Aksaray ili, Merkez ilçesi, Zafer Mahallesi 1763 ada 1 parsel numaralı taşınmaz kaydının kısmen iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, ancak tapu tahsis belgesinin mülkiyete karine olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirlediğini, bu belgeye dayanılarak dava konusu taşınmaz için iptal ve tescil kararı verilemeyeceğinden bahisle, bölge adliye mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6.YARGITAY KARARI
6.1.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04/12/1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
– Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
– Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
– İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
– Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
– Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
– Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması.
6.2. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir,
6.3. Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.
6.4. Hukuki sebep
6.5. Somut olaya gelince; Aksaray Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 27/04/2018 havale tarihli yazısında taşınmazın bulunduğu yerde imar planı ve ıslah imar planının mevcut olduğunu ve DOP kesintisi yapılmadığını, 05.11.2018 tarihli yazısında ıslah imar planı bulunduğunu ve 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinin uygulanmadığını, 11/11/2019 tarihli yazısında taşınmaz imar uygulaması görmediğinden DOP kesintisi yapılmadığını, 06/12/2019 tarihli yazısında ise ilgili parselin kadastro parseli olduğu ve DOP kesintisi yapılmadığı, Aksaray Valiliği Tapu Müdürlüğünün 04/12/2019 tarihli yazısında ise işbu taşınmazda imar uygulamasına rastlanmadığı belirtildiğinden taşınmazda imar uygulamasının yapılıp yapılmadığı hususunda resmi yazılar içinde çelişkilerin bulunduğu tespit edilmiştir. Öncelikle bu hususta resmi yazılar içindeki çelişkilerin giderilmesi gereklidir.
6.6. Tapu tahsis belgesi bulunan bir taşınmazda tahsis hakkına sahip davacı adına tescil yapılabilmesi için “tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması” şartı bulunduğundan; taşınmazda imar uygulaması yapılıp yapılmadığı tam olarak netliğe kavuşturulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
6.7. Bölge Adliye Mahkemesince DOP kesintisi yapıldıktan sonra tapu iptal ve tescil kararı verilmesi gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırarak, davanın DOP kesintisi yapılan oran üzerinden kabulüne karar vermesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK 371. maddesi gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 30/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.