Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/1496 E. 2021/3929 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1496
KARAR NO : 2021/3929
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31/08/2018 tarihinde verilen dilekçeyle meraya elatmanın önlenmesi ve kal talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 29/11/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi taraf vekilleri tarafından talep edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalının 828 mera parseline ev ve bahçe yaparak işgal ettiğini belirterek elatmasının önlenmesine, muhdesatın kaline ve kal masraflarının davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, köy muhtarının bilgisi dahilinde 1990 yılında evi yaptığını ve imar affı başvurusu bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davalının Çorum Merkez Boğacık Köyü 828 parsel numaralı meraya yapmış olduğu elatmanın önlenmesine, kal talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı davacı ve davalı vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 03/07/2020 tarihli karar ile, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile; Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/11/2019 tarih ve 2018/261 Esas, 2019/547 Karar sayılı kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm verilmesine, davanın kabulü ile, davalının dava konusu Çorum ili Merkez Boğacık Köyünde kain 828 numaralı mera parselinin fen bilirkişisi Erdem Akat’a ait rapor ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 1463,62 m²’ lik kısmına davalının vâki elatmasının önlenmesine, tecavüzlü kısımdaki davalıya ait ev, kuruluklar, çeşitli cins, yaş ve kuturda toplam 60 adet meyve ağacı, çardak ve üzerindeki asmanın kaline karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 353/b-2 maddesinde, “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.” 359/2 maddesinde, “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve terddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükümlerine yer verilmiştir.
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanısına varırsa, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir. (HMK. m. 353/b-1).
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararındaki maddi hataların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak (HMK. m. 360, m. 183) aynı kararı verir; yani istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir (Karş: İYUK m. 45/3, c.2).
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir;
a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,
b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ekim 2016 s. 698).
Öte yandan, HMK’nun “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, Bölge Adliye Mahkemelerinin tasdik veya işin esasasını hüküm altına aldığı kararları içinde bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih, 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dava konusu kararda Bölge Adliye Mahkemesi tarafların istinaf talebini değerlendirerek, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılmasına, elatmasının önlenmesine ve muhdesatların kaline karar verilmiştir.
Ancak ilk derece mahkemesi gibi işin esası ile ilgili hüküm oluşturarak davacının davası kabul edilmiş, iki kez nispi harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra ve yeniden hüküm tesis ettiğinden tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.
Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
Bu açıklamalar doğrultusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf yargılaması başlığı altında davalıdan mükerrer harç alınmasına karar verilmesi doğru olmadığından, mükerrer harç alınmasına dair fıkranın hükümden çıkartılarak kararın bu yönde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 03/07/2020 tarih ve 2020/699 Esas, 2020/975 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının 4. bendinde yer alan “Davalı istinafı yönünden alınması gereken 9.176,00TL istinaf harcından peşin alınan 2.294.00TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.882,00TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,” ilişkin kısmın hükümden çıkartılmasına, HMK’nın 370/2 maddesi gereğince Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 15/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.