Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/153 E. 2021/1988 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/153
KARAR NO : 2021/1988
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine vd.

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22/04/2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22/12/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak, imar uygulaması sonucu kadastro paftasına yol olarak işlenen taşınmazın tescil işlemine ilişkindir.
Davacı …, Bitlis ili, Tatvan ilçesi, Karşıyaka Mahallesi, Bularbaşı Mevkiinde kain kendisine ait 209 ada 43 parsel ile 209 ada 44 parsel sayılı taşınmazların sınırında yer alan ve kadastro tespiti sırasında tarla iken 01.12.1989 tarihinde 3194 sayılı Yasanın 15. ve 16. maddelerine göre yapılan ifraz işlemi ile ‘’ yol’’ olarak ifrazına karar verilen ve 26.03.1990 tarihinde paftasında yol olarak gösterilen taşınmaz hakkında, 25 yılı aşkın süredir tarım arazi olarak kullanıldığı gerekçesiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu için olağanüstü zamanaşımı ile kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere ve kural olarak kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan bir yer için tespit öncesi zilyetlik hukuksal nedenine dayanılması halinde tespit dışı bırakılma tarihinden, davanın açıldığı tarihe kadar makul sürenin kaçırılmaması gerekir. Tespit sonrası imar-ihya ve zilyetlik nedenlerine dayalı tescil isteklerinde ise, tespit dışı bırakıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar, öncelikle imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren yirmi yıllık sürenin aralıksız-çekişmesiz davacı yararına gerçekleşmesi zorunludur.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın 26.03.1990 tarihinden bu yana kesinleşmiş imar uygulaması sonucu “yol” vasfı ile tespit edilmiş olup, bu tarihten önceki zilyetlik ispatlanamadığından, zilyetlik yolu ile kazanılması mümkün değildir. Ayrıca, kesinleşmiş imar uygulamasından sonra zilyetlik yoluyla kazanıma ilişkin dava makul sürede açılmadığından dinlenemez.
O halde mahkemece, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayan ve yasal dayanağı gösterilmeyen yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.10.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.