YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2426
KARAR NO : 2021/4159
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08/04/2004 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi ve miras payının temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/11/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, gayrimenkul satış vaadi ve miras payının temliki sözleşmelerine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; dava konusu Malatya ili, Kale ilçesinde bulunan 66 adet taşınmazda müvekkillerinden …’ın ve davalıların hissedar olduğunu, davalılardan …’in ve …’ın miras hak ve hisselerini Malatya 1. Noterliği’nin 20880 yevmiye sayılı 10.08.1994 tarihli sözleşme ve Malatya 1. Noterliği’nin 605 yevmiye sayılı 08.01.2001 tarihli sözleşme ile müvekkillerinden …’a satmayı vaad ettiklerini, davalılardan Sabriye, Bedriye ve Medine’nin Malatya 1. Noterliğinde düzenlenen 13215 yevmiye sayılı 28.06.1996 tarihli, 21200 yevmiye sayılı 04.08.1997 tarihli ve 14207 yevmiye sayılı 09.07.1997 tarihli vekaletnameler ile miras hak ve hisselerini satmak üzere müvekkillerinden …’ı vekil tayin ettiklerini, bu vekaletnameye istinaden …’ın adı geçen bu üç davalının miras hak ve hisselerini diğer müvekkili …’e satmayı vaad ettiğini belirterek dava konusu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili; müvekkili ile davacının arasındaki sözleşmenin müvekkilinin murisi Kemal’den adına intikal edecek bütün miras hisselerini değil sadece her iki tarafında birbirine şartlı devir yaptığı taşınmazları kapsadığını, sınırlı bir temlik sözleşmesinin söz konusu olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Bir kısım davalılar vekili; müvekkillerinin vekaletnameyi sadece Hidayet mahallesindeki değirmenin işletmesi için verdiklerini, miras haklarının müvekkillerine ödenmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk kararın davalı … vekili, bir kısım davalılar vekili ve davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 24.12.2018 tarihli ve 2016/8774 Esas, 2018/9360 Karar sayılı ilamı ile “… Yargılamanın başında dava konusu taşınmazlardaki paylar elbirliği halinde mülkiyetli iken Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.09.2010 tarih 2007/303 Esas, 2010/1367 Karar sayılı ilamı ile paylı mülkiyete dönüştürülmüştür. Dava konusu 107 ada 435 parsel sayılı taşınmazda muris Kemal Karadeniz mirasçılarının payı 1/18’er oranında olmasına rağmen davalıların 1/576 paylarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş, diğer taşınmazlarda ise muris Kemal Karadeniz mirasçılarının payı 1/432’şer oranında olmasına rağmen nasıl saptandığı anlaşılamayan şekilde davalıların 1/576 paylarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtları temin edilmeli dava konusu payların miktarı açık ve infaza elverişli şekilde tespit edilerek iptal edilen payın her parsel için ayrı ayrı hükümde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay ilamı üzerine davalı … karar düzeltme isteminde bulunmuş ise de, Yargıtay 14. HD’nin 04.12.2019 tarih 2019/1172 E. ve 2019/8207 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı … tarafından davalılar …, … ve … aleyhine ve davacı … tarafından davalılar … ve … aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; dosya içerisine alınan Malatya 1. Noterliği’nin 20880 yevmiye sayılı 10.08.1994 tarihli ve 605 yevmiye sayılı 08.01.2001 tarihli düzenleme şeklinde sözleşmeleri incelendiğinde, vaad borçlusu davalı … ve miras payının temlik eden …’ın vaad borçlusu aynı zamanda miras hissesi temlik alan davacı …’a muris babaları Kemal Karadeniz’den Malatya ili, Kale ilçesi hudutları dahilinde bulunan taşınmazlardan intikal edecek miras hak ve hisselerinin tamamını devir ve temlik ettikleri görülmüştür. Davalılardan Mehmet, noterde düzenlenen bu sözleşmesinin gereğini 10.08.1994 gün ve 20881 nolu tanzim ve tasdikli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yerine getirilmesi halinde yapabileceğini belirtmiştir. Malatya 1. Noterliğinin 20881 yevmiye sayılı 10.08.1994 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince bu sözleşmede vaad borçlusu … sözleşme konusu 33 parsel 4 nolu bağımsız bölümü davalı …’e satmış, davalı …’te 4 nolu bağımsız bölümü 09.12.2013 tarihinde …’e satmıştır. Yani vaad borçlusu Ahmet sözleşmenin şartını yerine getirmiştir. Malatya Noterliği’nin 39 yevmiye sayılı 24.02.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde, …, …ve …’tan aldığı vekaletname ile yetkili vekil … murisleri Kemal Karadeniz’den Malatya ili, Kale ilçesi hudutları dahilinde bulunan taşınmazlardaki miras hak ve hisselerini …’a devir ve temlik ettikleri görülmüştür.
Yukarıda açıklandığı üzere davaya konu edilen sözleşmelerin konusu muris Kemal Karadeniz’den gelen paylara ilişkindir. Mahkemece murisin eşi …’nin de payını kapsayacak şekilde tescil hükmü kurulması doğru görülmemiştir.
Bu nedenle mahkemece yapılacak iş uygun bir bilirkişi seçilerek tüm tapu kayıtlarının tedavülleri de esas alınmak suretiyle gayrimenkul satış vaadi borçlusu olan ve miras hissesini temlik eden davalılar …, …, …, … ve …’a murisleri …’den gelecek olan pay oranları tespit edilerek sadece bu miktarın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anne Safiye’nin payı da dahil edilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.