Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/2453 E. 2023/86 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2453
KARAR NO : 2023/86
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.01.2023 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Av. Nesibe Nur Asan geldi, temyiz eden davacı vekili Av. …’nun 06.01.2023 tarihli mazeret dilekçesinin reddine karar verildi.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 37782 ada 17 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölüm üzerinde müvekkilinin vekili Recep tarafından davalı lehine, müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında ipotek tesis edildiğini, ipoteğin tesis edildiği tarihte müvekkilinin cezaevinde olduğunu ve davalıya borcunun bulunmadığını; davalının, müvekkilinin vekili Recep’in ve davalının vekili Ali’nin menfaat ilişkisi içerisinde birlikte hareket ederek taşınmazda davaya konu ipoteği tesis ettirdiklerini, ipoteğin tesis edildiği tarihte müvekkili ile vekili Recep arasında ihtilaf bulunduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya 20.07.2015 tarihli sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davaya konu 22.07.2015 tarihli ipoteğin iptaline ve terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile vekili Recep arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu, vekil Recep’in müvekkilinden akaryakıt almak istediğini, akaryakıtın ve bir miktar paranın Recep’e verildiğini, karşılığında teminat amacıyla dava konusu ipoteğin tesis edildiğini, davacının Recep’i ipotek tesisi konusunda vekaletnameyle yetkili kıldığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, vekil Recep’in müvekkili adına borçlanma yetkisi olmadığını ve vekaleti kötüye kullandığını, davalının ve vekilinin menfaat ilişkisi içerisinde birlikte hareket ettiklerini, ipoteğin müvekkili ile vekili Recep arasında ihtilaf varken düzenlendiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ipoteğin kesin borç ipoteği olması nedeniyle gerçek bir alacağın olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı ve senede karşı aksinin, aynı güçte yazılı delille kanıtlanması gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ipoteğin alacağa bağlı bir hak olduğunu, davaya konu ipoteğin müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında vekili tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak tesis edildiğini, vekil Recep’in sözleşme imzalamaya ve borçlanmaya yetkisi olmadığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, davalı ile vekil Recep’in menfaat ilişkisi içerisinde birlikte hareket ettiklerini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin kaldırılması ve menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 inci maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.

3. Değerlendirme
1. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 20.07.2015 tarihli sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davaya konu 22.07.2015 tarihli ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, menfi tespit istemi bakımından bir inceleme yapılmamıştır. O hâlde, mahkemece, davacı tarafın menfi tespit istemi hakkında toplanmış ve/veya toplanacak olan deliller değerlendirilerek sonucuna göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir.

2. İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

4. Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5. Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.