Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/2516 E. 2021/2979 K. 11.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2516
KARAR NO : 2021/2979
KARAR TARİHİ : 11.11.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.08.2007 ve 12.01.2009 günlerinde verilen dilekçeler ile İİK’nın 121. maddesine dayalı ortaklığın giderilmesi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.11.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İİK’nın 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı … vekili; dava konusu 106 ada 11 parsel (eski 633 No’lu parsel) sayılı taşınmazın muris…mirasçıları olarak müvekkili ve diğer kardeşleri ile annesine kaldığını, parsel üzerinde bulunan evin aile konutu niteliğinde olup, anne Hanife’nin bu evde ikamet ettiğini, zirai ürünlerinden de geçimini sağladığını; davalı borçlu … ve diğer bir kısım davalılar ise taşınmazların satılmasını istemediklerini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu 3685 ada 29 No’lu parsel yargılama sırasında satılmış olduğundan bu taşınmaz yönünden davanın reddine; diğer üç adet taşınmaz yönünden davanın kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine dair verilen kararın, davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22.02.2016 tarihli ve 2014/17139 Esas, 2016/1950 Karar sayılı ilamıyla özetle; davaya konu icra dosyasındaki güncel borç miktarının icra müdürlüğünden sorularak, borçlunun taşınmazlardaki payı da gözetilmek suretiyle borca yetecek miktarda taşınmazın satışına karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek taşınmazların tamamının satışına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, icra müdürlüğünden güncel borç miktarı sorulmuş; gelen cevabi yazıya göre borç miktarının 05.12.2017 tarihi itibariyle toplam 134.968,55TL olduğunun anlaşılması üzerine, mahallinde uzman bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif icra edilerek taşınmazların güncel değeri belirlenmiş ve yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile borcu karşılamaya yetecek miktarda oldukları tespit edilen 106 ada 8 ve 11 parsel (eski 632 ve 633 parsel) sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine; 1800 ada 6 No’lu parselde kain 8 No’lu bağımsız bölüm yönünden davanın reddine; 3685 ada 29 parsel sayılı taşınmaz yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin, dava konusu 106 ada 11 parsel (eski 633 parsel) sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş; bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin, dava konusu 106 ada 8 No’lu parsel (eski 632 parsel) ile 1800 ada 6 No’lu parselde kain 8 No’lu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Borçlu ortağın alacaklısı, İcra Hakimliğinden İİK’nın 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak, elbirliği mülkiyetine konu ve borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir, paylı mülkiyette ise borçlu payının satışı mümkün olduğundan, ortaklığın giderilmesi davası açamaz.
Elbirliği mülkiyetine konu ve borçlunun ortağı olduğu taşınmazlar için açılan ortaklığın giderilmesi davalarında, borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinde, 106 ada 8 No’lu parsel (eski 632 parsel) ile 1800 ada 6 No’lu parselde kain 8 No’lu bağımsız bölümün, davalıların kök murisi ….adına kayıtlı olduğu; kayıt malikinin 07.08.1998 tarihinde ölümü üzerine geriye mirasçısı olarak kalan eşi (davalı) …’nun ise yargılama sırasında 06.03.2010 tarihinde vefat ettiği, bunun üzerine dosyaya sunulan Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.01.2011 tarihli ve 2010/1428 Esas, 2011/85 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre ….’nın mirasçılarının; …’den olma çocukları …, … ve … (…) … olduğu ve anılan mirasçıların davalı olarak davada yer aldıkları anlaşılmıştır.
Öte yandan, hüküm tarihinden sonra dava dışı … tarafından dosyaya sunulan Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.06.2011 tarihli ve 2011/638 Esas, 771 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre muris …’nun;….’den olma çocukları dışında, ilk eşi …’den olma … isminde bir kızının daha bulunduğu görülmektedir.
Dosyada yer alan muris …’na ait her iki mirasçılık belgesi arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece mirasçılık belgeleri arasındaki bu çelişki giderilerek, taraf teşkili usulüne uygun şekilde sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere, dava konusu 106 ada 8 parsel (eski 632 parsel) ile 1800 ada 6 No’lu parselde kain 8 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlar yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, dava konusu 106 ada 11 parsel (eski 633 parsel) sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaz yönünden hükmün ONANMASINA; taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 44,40TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, dava konusu 106 ada 8 parsel (eski 632 parsel) ile 1800 ada 6 No’lu parselde kain 8 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmazlar yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine; bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 11.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.