Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/2541 E. 2023/448 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2541
KARAR NO : 2023/448
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Av. …ile diğer taraftan davacı vekili Av. … geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 13563 ada 33 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının ihtarname ile müvekkiline dava konusu taşınmazda …’nın hisselerini 29.12.2016 tarihinde toplam 195.000,00 TL bedelle satın aldığını bildirdiğini, bildirilen satış bedelinin yüksek olduğunu, müvekkilinin önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına kayıtlı payın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu hisseyi 195.000,00 TL bedelle satın aldığını ve dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda fiili taksim olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu taşınmazda fiili taksimin mevcut olduğunun kanıtlandığını, yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının fiili taksim savunmasına ilişkin yeterli gerekçe içermediğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının da gerekçesiz ve yanlış olduğunu, davacının iyi niyetli olmadığını, dürüst davranma ilkesine aykırı olarak eldeki davayı açtığını, fen bilirkişisi krokisinde A harfi ile gösterilen yerin satıcılara annelerinden intikal ettiğini, satıcıların bu kısmı kullandığını, satıcılar arasında fiili taksim yapılmamasının fiili taksimi ortadan kaldırmayacağını, davacının da taşınmazda fiilen kullandığı yerin olduğunu, fiili taksim iddiasının ispatlandığını beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın fiilen taksim edilip edilmediği ve davacının önalım hakkını kullanmasının dürüstlük ilkesine aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hâlde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı hâlinde davanın reddi gerekir.

3. Değerlendirme
1. Dava konusu taşınmazda fiili taksimin varlığının kabulü için satış tarihinde davacının ve davalılara pay satan satıcının taşınmazda eylemli olarak kullandığı yerin bulunması gerekmektedir.

2. Dosya içeriğinden; dava konusu taşınmazın 23.12.2016 tarihli ifraz işlemi ile oluştuğu, satıcıların taşınmazda bu ifraz işlemiyle paydaş oldukları ve bu paylarını 29.12.2016 tarihli satış işlemiyle davalıya devrettikleri, davacının taşınmazda kullandığı yer olduğu belirlenmişse de, satıcıların her birinin satış tarihinde fiilen kullandıkları yer bulunmadığından taşınmazın fiilen taksim edilmediği ve davacının önalım hakkını kullanabileceği anlaşılmıştır.

3. Diğer taraftan, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.